Beslenmenin Otizm Tedavisindeki Rolü

0
35

Otizm son yıllarda önü alınamayan salgın bir hastalık gibi hızla yayılıyor; tıpkı veba gibi. ABD’de her 150 çocuktan biri otistik. Sıklık bilinmemekle birlikte otizm Türkiye’de de bir çığ gibi artmakta.

Maalesef hepsi olmasa da birçok çocuk psikiatristi ve nöroloji uzmanı otistik çocukların anne babalarına, otizmin bilinen bir nedeni olmadığını, hiçbir zaman düzelemeyeceğini söyleyip çocuklara çeşitli ilaçları vermekte ve onları bazı eğitim merkezlerine yönlendirmekteler. Verdikleri ilaçlar çoğu kez fayda sağlamamakta ve hatta zararlı olabilmektedir.

Tabii ki esas neden ortadan kaldırılmadığı için eğitimden de istenen yarar sağlanamamakta, yıllar süren çabalar anne-babaları bir taraftan maddi zarara uğratmakta diğer taraftan da umutsuzluğa sürüklemektedir.

Bereket ki son yıllarda yapılan araştırma ve uygulamalar, otizmin gizlerini hızla çözmeye başladı. Otizmi tedavi edilemeyecek bir hastalık olarak lanse eden klasik tıbbın gericileri (tıp dininin papazları !) ne kadar karşı çıksa da, ya da en hafif deyimi ile burun kıvırsa da artık otizmin bilimsel ve etkili bir tedavisi var. DAN Protokolü’nde (Defeat Autism Now, Otizmi Şimdi Yen!) ifadesini bu tedavi yöntemi son birkaç yıl içinde -henüz tam olgulaşmasa da- iyice gelişti ve olumlu sonuçlarını göstermeye başladı.

Devrimci nitelikte, adeta bir manifesto olan DAN protokolü Türkiye’de başta Dr. Cem Kınacı olmak üzere az sayıda hekim ve OMAD gibi otizm dernekleri tarafından benimsenip uygulamaya başlanmıştır.

Bu sayımızda editörümüz Prof. Dr. Ahmet Aydın’ın 29 Nisan 2007 tarihinde Adana Otizm Derneğinin (ADODER) Adana’da düzenlediği “ Otizmin bilimsel tedavisi” isimli panelde yer alan“Otizm ve Beslenme” başlıklı konuşmasının slaytlarını izleyeceksiniz.

Paylaş

Katkı ve yorumlarınızı ekleyin