BIG BROTHER "TAŞ DEVRİ BESLENMESİ"Nİ ÇAKTIRMADAN ONAYLADI

4
85

Ne kadar engellemeye çalışırsanız çalışın “doğru” denen şey, yeşil sürgün gibidir, taşı-betonu deler kafasını bir yerden kaldırır. Bundan 15 yıl önce Ahmet Aydın Hoca’nın sözlerini işiten hekim arkadaşlarımız, diyetisyenler, aydınlar gülüp geçiyor, üsteleseniz alaya alıyorlardı. Bilimi cebe attıklarını, bilimi bitirdiklerini sanıyorlardı konserve-tif akıllar. Onaylanmış bilim rehberleri dağarcıklarında, aşağılıyorlardı yeni duydukları her şeyi.

Yumurta mı yemeliymişiz? Hadi oradan, siz hiç kitap okumaz mısınız? Tereyağı mı zararlı değil? Bunlar çıldırmış olmalı, kendilerini göstermek isteyen “show” düşkünü budalalar! Asıl tehlike şeker-karbonhidrattan mı geliyormuş? Yok, yahu, siz Amerikalı’dan, Avrupalı’dan daha mı iyi biliyorsunuz! Bilim böyle şarlatanlara tokadını indiriyor, kendinize gelin, yoksa sizi şikayet ederiz.

Ahmet Aydın Hoca’nın burnundan getirdiler her yeni paylaştığı bilgiyi, bilimsel araştırmayı. Öyle marjinal şeyler olabilir, ama bunlara çoğunluk onayı yok, bunların kanıtı yok, dediler. İnsanların sağlığıyla oynuyorsunuz dediler, tehdit ettiler.

Son dört-beş yılda o kadar çok bilimsel yayın, o kadar deneyim yığılmaya başladı ki, geri basmak zorunda kaldılar adım adım. Yavaş yavaş, çaktırmadan, ama öncüye hakkını vermeden, onu aşağılamaya devam ederek. Daha önce yumurta denince kıyameti koparan TV yıldızlarının ağzından hece hece dökülmeye başladı: Günde bir iki tane yiyebilirsiniz canım, sarısını ayırarak. Sonra sarısı da girdi konuşma haznelerine. Tereyağı azcık olabilir. Kırmızı et, abartmadıktan sonra o da faydalı, zaten söylemedik mi bunları. Şekeri azaltmakta fayda var. Çayı şekersiz için, deneyin bakalım, öyle güzel oluyor ki…

Sanki kendi buluşlarıymış bunlar, ezelden beri aynı lafı ederlermiş… Derdimiz sonda söyleyeceğimiz şey olmasa, aman deriz, umurumuzda değil, kim ne zaman ne söylemişse söylemiş, bugün doğruya geldi ya, önemli değil.

Öyle bakmak gerek tabii esasta. Ama bir şey var, bir çekince. Nasıl bir çekince, son paragrafta belirtiriz. Şimdi size peş peşe üç haber:

HABER 1- Birleşmiş Milletler’e bağlı Dünya Sağlık Örgütü, çocuk ve yetişkinlerin aldığı enerjinin yüzde 10’dan azını basit şekerlerin oluşturmasını tavsiye etti. Bunu yüzde 5’e, yani günde 6 çay kaşığına, düşürmenin ise sağlık açısından daha faydalı olduğu vurgulandı. Habertürk 5 Mart 2015

HABER 2- Tereyağının zararlı olmadığı itirafından sonra ABD’den yeni bir hamle geldi. Amerikalılar için hazırlanan diyet rehberinde revizyona giden uzmanlar, 300 miligram olan kolesterol üst sınırını listeden çıkardı. Gerekçe olaraksa yüksek kolesterollü besinlerin kalp krizi ya da felç riskini artırdığına dair herhangi bir kanıt olmadığı gösterildi.

ÖNCE TEREYAĞI AKLANDI…

Bilim insanları tarafından 1983’ten bu yana her fırsatta dile getirilen ‘tereyağının zararları’na ilişkin net bir bilimsel kanıt olmadığı ortaya çıktı.

30 YIL SONRA GELEN İTİRAF

Şimdi de ABD hükümeti, Amerikalılar için hazırladığı diyet rehberinde yüksek kolesterollü yiyeceklerin tüketilmesine karşı herhangi bir uyarı yer almayacağını açıkladı.

“Amerikalılar İçin Diyet Rehberi” adlı tavsiye kararlarında şimdiye kadar günlük alınan besinlerdeki kolesterol miktarı için üst limit 300 miligramdı. Bu da yaklaşık bir parça tereyağı ya da iki küçük yumurta veya 300 gramlık kırmızı ete denk geliyor.

“KANIT YOK”

Beslenme uzmanları geçmişte kolesterol oranı yüksek yiyeceklerle beslenmenin, kalp krizi ve beyin arterlerinde plak oluşumunu yükselterek felç riskini artırdığına inanıyordu.

Fakat 2015’te hazırlanan rehberde, kolesterol tüketimi için bir üst sınır yer almayacak. Zira ABD Tarım Bakanlığı’nın açıklamasına göre; eldeki veriler, diyet kolesterolü ve serum kolesterolü arasında kayda değer bir ilişki olmadığını ortaya koydu.

Uzmanlar buna karşın, 2015 yılı için hazırladıkları rehberde, kolesterolü etkileyen doymuş yağ oranı limitini yüzde 8’e indirdi. Söz konusu oran 2010 yılında yüzde 10’du.

“KOLESTEROL KAYGI VERİCİ DEĞİL”

Sağlık Bakanlığı’nın internet sitesinde yer alan bilgide, “Kolesterol, aşırı tüketim halinde kaygı verici bir besin değil” ifadesi yer aldı.

14 tanınmış beslenme, tıp ve halk sağlığı uzmanı tarafından yapılan bu değişiklikler, hemen resmiyet kazanmayacak. 45 gün içerisinde konu hakkında tartışmalar devam edecek ve 24 Mart’ta ABD’nin Maryland eyaletinde kamuya açık bir toplantıda müzakere edildikten sonra yürürlüğe girecek.

23 Şubat 2015- Habertürk

HABER 3- ABD’nin saygın dergisi TIME’ın Haziran baskısında ABD’de son 40 yıldır kronik boyutlara varan kilo problemlerini düşük yağlı diyetlerin artırdığı ve yağ tüketiminin azalmasına bağlı olarak birçok sağlık probleminin de çoğaldığı belirtiliyor. Makaleye göre, doymuş yağ tüketiminin azaltıldığı 1980 ila 2012 yılları arasında Tip 2 diyabet vakaları ülkede yüzde 166 oranında arttı. Doymuş yağ oranı düşürülen ürünlerin çoğu bugün ciddi boyutlara ulaşan obezite ve diğer hastalıkların tetikleyicisi tatlandırıcılar, yağlar ve bir takım kimyasallar gibi zararlı katkı maddeler içeriyor. Yine doymuş yağ tüketiminin azaltılmasıyla ruh hastalıkları da tesadüf olmayacak ölçüde sık rastlanır oldu. Yağlanmada, karbonhidratların yağdan daha çok rol oynadığına dikkat çekiliyor. Zira vücuda girdikten sonra glikoza dönüşen karbonhidratlar kanda yükselen şeker oranının dengelenmesi için pankreasın daha çok çalışmasına yol açıyor. Bu da glikozun yağ olarak depolanmasına yol açıyor. Aşırı çalışan pankreas birçok hastalıkta rol oynuyor.

ntvmsnbc 24 Haziran 2014

BU ÜÇ HABERİN TEK TEK VEYA BÜTÜN OLARAK ANLAMI AÇIKÇA ŞUDUR: ABD HÜKÜMETİ VE DSÖ “TAŞ DEVRİ BESLENME ANLAYIŞI”NI RESMEN ONAYLAMAK ÜZERE. BUNU ELBETTE BÖYLE SÖYLEMEZLER. İÇLERİNDEKİ HALA GÜÇLÜ KONSERVE-TİF KAFAYLA DAHA FAZLA ÇATIŞMAMAK İÇİN, ÖNCÜ BİLİM İNSANLARINA DA PAYE VERMEMEK İÇİN. YÜZ MADDE ÜSTÜNDEN 2-3 MADDEDE FARKLI ŞEYLER SÖYLÜYORLAR YİNE. DOYMUŞ YAĞLARLA İLGİLİ MADDE KENDİ İÇİNDE ÇELİŞİYOR MESELA. ŞEKERLİ VEYA ŞEKERSİZ OLDUĞUNA BAKMAKSIZIN MEYVE YEME ÖNERİSİ DE KARIŞIKLIĞA GELMİŞ. BÖYLE UFAK TEFEK BİRKAÇ AYRILIK OLACAK Kİ (GÖRECEKSİNİZ ONLAR DA DÜZELTİLECEKTİR) KONSERVE-TİF KAFALAR DAHA FAZLA BAĞIRMASIN, YATIŞSIN. SİYASİ İŞLER BUNLAR.

Şimdi işin patenti kimde sorumuza tekrar dönebiliriz. Tabii ki birtakım batılı bilim insanları getirdi bu doğruyu buraya dek. Jeff Volek, Loren Cordain vb. Onlar da aşağılandılar, onlar da çok kakalandılar. Türkiye’de olayı Ahmet Aydın başlattı. Türkiye’nin dünyaya katkısını hiç küçümsemeyin, bilimin buradaki kolu olarak Ahmet Aydın’ın kuşkusuz uluslar arası etkisi olmuştur. Geliştirdiği bütünsel sistem zaten yerli-yabancı birçok çevrenin ilgisini çekmişti. En azından İlknur Arslanoğlu’nun bu konudaki iki uluslar arası kongre bildirisi dikkat toplamıştı. (Dünya Çocuk Diyabet Kongresi 2012 ve Avrupa Obezite Kongresi 2011)

Ahmet Hoca’ya bir meslektaşımız TV programında demişti ki: “Bir kere siz çocuk hastalıkları metabolizma uzmanısınız, yetişkinlere dair fikir belirtemezsiniz.” O da demişti ki, “Aynı dedem gibi konuştunuz, o da öyle derdi, çocuk doktoru olacağına biraz daha okusaydın da büyük doktoru olsaydın.”

Ne zaman neyi kimin savunduğu bir bakıma önemli değil. Ama bir bakıma önemli. Ahmet Hoca gibi öncü bilim insanlarının kendi fikirlerine bile kutsalmış gibi bir bağlılıkları yoktur. Taş devri beslenmesinin esasta yanlış olduğunu gösteren ciddi bir kanıtla karşılaşsa veya daha iyi bir yöntemin bulunduğuna dair bir işaret alsa, o saniye terk ederdi eski anlayışını. Bu işe en az 20 yılını vermiş olsa da. Kendimiz için o kadar cesaretli konuşamıyoruz, ama dünyaya bilimsel bakan biri böyle tutum almalı.

Yakın bir zamanda muhtemelen başka isimler altında “ulu büyük uzmanların” büyük çoğunluğu taş devri beslenmesini önerecek. Ama 1- Onu da satmak için, para kazanmak için, bilimsel doğruya bağlılıklarından değil, paleo-tozları pazarlanmaya başladı bile, 2- Bu egemen çoğunluk, yeni bir görüş, yeni araştırmalar çıktığında onlara karşı da direnecek, onaylanmış görüşleri bağnazca savunacak, yeni görüşleri savunanların fikirlerini yaygınlaştırmamaları için her türlü engellemeye başvuracak, o insanlara Ahmet Hoca’ya ettikleri gibi eziyet edecek.

Ahmet Aydın için çıkarsız, yansız bilim disiplini içinde bilim çok önemliydi, biz de böyle bir yol takip etmeliyiz.

Yabancı kaynaklardan daha geniş okumalar için üç bağlantı verdim. İkincisi ABD hükümetinin yayınlamakta olduğu beslenme rehberinin henüz taslak aşamasında olan orijinal geniş kaynağıdır.

  1.  http://edition.cnn.com/2015/02/19/health/dietary-guidelines/
  2.  http://www.health.gov/dietaryguidelines/2015-scientific-report/
  3.  http://www.cbc.ca/news/health/old-cholesterol-warnings-steeped-in-soft-science-may-be-lifted-in-u-s-1.2953462

 

Kaan Arslanoğlu

Paylaş

4 YORUMLAR

  1. 30.03.2015 Bursa Olay Gazetesi’ndeki köşe yazımda Ahmet Hocam ile ilgili bir paragrafım var. İçimden geldiği gibi yazdım. Duygu yüklü bu yazımı okumanızı isterdim. Selamve saygılar
    Dr.MeteEkşioğlu

Katkı ve yorumlarınızı ekleyin