Kolesterol gerçeği; Haplar küçük, tuzak büyük!

0
18

Hayy Kitap geçtiğimiz yılın sonunda kolesterol Gerçeği isimli bir kitap yayınladı. Bu kitap çok ses getirecek, Türkiye’de yaşanan kolesterol tartışmalarına ışık tutacak! İlaç lobilerinin korkulu rüyası dünyaca ünlü bilim adamı Dr. Uffe Ravnskov kolesterol yalanlarını çürütüyor, gerçekleri açıklıyor. Kolesterol ilacı yazmış tüm doktorların, bu ilaçları kullanmış ya da kullanan tüm insanların mutlaka okuması gereken bir kitap! Bültenimizin mevcut sayısını bu kitabın tanıtımına ayırdık. Çevirisini Prof. Dr. Canan Efendigil Karatay ve Müge Kına’ın yaptığı bu kitabı mutlaka okuyun.

KOLESTEROL GERÇEĞİ

Kolesterol Gerçeği kitabının önsözünde Prof. Dr. Canan Efendigil Karatay bakın ne diyor:

“Ölüm riski barındıran en tehlikeli ilaçların köylerdeki bakkallarda bile rahatlıkla ve sorumsuzca satılabildiği ülkemiz, senelerden beri tüm ilaç firmalarının cennetidir. İlaç firmaları kâr amaçlı ticari kuruluşlardır ve kâr amaçları için ellerinden geleni yapacaklardır, doğal olarak da yapıyorlar. Bu nedenle, yalnız ülkemizde değil, bütün dünyada ilaç firmaları küresel bir savaş içindedirler. Her türlü savaşta da biliyoruz ki önemli bir ilk’ kural vardır. HERHANGİ BİR SAVAŞTA İLK KATLEDİLEN GERÇEKLERDİR!

Kolesterolün en büyük düşman ilan edilmesi de tamamen gerçeklere aykırıdır ve büyük bir savaşın başlangıcı ve parçasıdır. Dostum Uffe, bağımsız, dürüst ve gerçek bir bilim adamıdır. Yaptığı araştırmalarla ve kaleme aldığı değerli kitaplarıyla kolesterol gerçeğini gözler önüne sermiştir. Gerçek bilginin ne olduğunu, bilgiye nasıl ulaşılması ve elde edilmesi gerektiğini incelikleriyle açıklamış ve anlatmıştır. Bu bağlamda görüş ve bilgileriyle bizleri aydınlatmış, bilgi penceremize en sağlıklı ışığı tutmuştur ve hâlâ tutmaktadır.”

Kolesterol Gerçeği, tıp dünyasına bomba gibi düşecek bir kitap. Türkiye’de de alevlenen “Kolesterol hapları gerekli mi?” tartışmalarına yepyeni açılımlar getirmeye aday. Kitabın yazarı Dr. Uffe Ravnskov, hayatını kolesterol araştırmalarına adamış, konu hakkında en donanımlı doktorlardan biri. Dünyada kolesterole şüpheyle yaklaşanların lideri. Dr. Ravnskov bu kitabında kolesterolle ilgili yalanların nasıl canlı tutulduğunu anlatıyor, büyük bir tuzağı deşifre ediyor. Bilimsel araştırmaları ‘bağımsız’ bir gözle yorumluyor ve hepimizi uyarıyor:

Dr. Uffe Ravnskov Kimdir?

Uffe Ravnskov 1934 yılında Danimarka’nın Kopenhag şehrinde doğdu. 1961 yılında Kopenhag Üniversitesi’nden tıp doktoru olarak mezun oldu ama vaktinin çoğunu İsveç’te klinisyen ve araştırmacı olarak geçirerek, Lund Üniversitesi’nden Doktora derecesini aldı. Kolesterol kampanyasını eleştiren 100’den fazla makale ve yazı yayımladı, bunların birçoğu önemli tıp dergilerinde yer aldı. İki uluslararası bilim ödülü ile onurlandırıldı. Bugün, dünyanın her yanından 100’den fazla araştırmacı ve üniversite mezununu içeren bir organizasyon olan Kolesterole Kuşkuyla Bakanların Uluslararası Ağı THINCS’in (www.thincs.org) kurucusu ve sözcüsüdür.

Kitaptan Çarpıcı Bölümler:

  • Bu kitabı bitirdiğinizde, yüksek kolesterolün iyi olduğunu anlamış olacaksınız.
  • Kanda biraz fazla kolesterol bulunmasının ölümcül hastalıklara yol açacağı fikri bana, sararmış parmakların akciğer kanserine neden olacağını ya da yangınların aslında itfaiyeciler tarafından çıkarıldığını ileri sürmek kadar saçma gelmişti.
  • Kendi kararınızı kendiniz verin. Bu kitabı yazmaktaki amacım, kolesterol ile ilgili bilinenlerle çelişen araştırmaları görmezden gelerek, önemsiz bulguları çarpıtıp abartarak ya da eleştiren bilimadamlarının çalışmalarını görmezden gelerek beyazın nasıl siyaha dönüştürüldüğünü sergilemektir.
  • İnsanların, eninde sonunda ölümlerine neden olacak, zehirli bir molekül üretecek biçimde tasarlandıklarına gerçekten inanıyor musunuz? Anne sütünde temel olarak bulunan yağ (yani kolesterol) bebek için zehirli olabilir mi?
  • Kolesterol olmadan hücre duvarları ve sinir lifleri oluşamaz. Ayrıca, seks ve stres hormonu gibi bazı önemli molekülleri de kolesterolün yapısını bir parça değiştirerek üretiriz. Aynı yöntemle, deri hücrelerimiz güneşten de yardım alarak D vitamini üretir. Kolesterol, beyin için de hayati öneme sahiptir. Onsuz iyi düşünemeyiz. Kolesterol, beyin hücreleri ve bütün sinir lifleri tarafından önemli bir yapıtaşı olarak kullanılır. Ayrıca, sinir uyarılarının yapımında ve iletilmesinde gereklidir ve önemli rol oynar. Bu nedenle, beynin vücudumuzdaki en yüksek kolesterol konsantrasyonuna sahip olması şaşırtıcı değildir.
  • Kolesterol bakımından en zengin besin kaynağının yumurta olması, kolesterolün önemini açıkça ortaya koyar: Çünkü sağlıklı bir canlının, dünyaya gelmesi için çok fazla miktarda kolesterol gereklidir. Kolesterol o kadar önemlidir ki, bütün hücreler kendi kendilerine kolesterol üretebilir. Aslında yiyeceklerden aldığımız kolesterolün, üç beş kat fazlasını her gün kendimiz üretiriz. Eğer yediklerimizden aldığımız kolesterol az ise kendi kolesterol üretimimiz artar; hayvansal besinler tükettiğimizde ise kendi kolesterol üretimimiz azalır. İşte bu nedenle kan kolesterolünü diyetle kontrol etmek ve azaltmak çok zordur.
  • Yüksek kolesterol bir hastalık olarak kabul ediliyor ve hemen düşürülmez ise kalp krizinin kapıda olduğu söyleniyor. Kolesterolün vücuttan çıkarılıp atılması da olanaksızdır! Yüksek kolesterol, gerçekten de damar sertliğine ve kalp krizine neden oluyorsa, istisnasız hepimiz için bir tehlikedir. Yıllardır uzmanlar bize bunları söylese de, bu sözler doğru olmaktan çok uzaktır. Framingham çalışmasını yürüten araştırıcılar, bu fikri ilk kez ortaya atmışlardır. Araştırma başladıktan otuz yıl sonra katılımcılar ve kayıtlar incelendiğinde ne buldular biliyor musunuz? Herhalde bilmiyorsunuzdur, çünkü bundan hiç söz edilmez. Projenin başladığı zaman kolesterolü yüksek olan ve kırk yedi yaşından büyük olan katılımcılar, düşük kolesterollü olan aynı yaş grubundaki kişiler kadar, hatta daha da uzun yaşadılar.
  • Yüksek kolesterol seviyelerine sahip olan yaşlı insanların düşük kolesterollü yaşlılardan daha uzun yaşadığını gösteren en az yirmi çalışma bulunuyor.Japonya’da da, yüksek kolesterolün daha genç yaştakiler için bile faydalı olduğunu gösteren geniş kapsamlı bir çalışma yapıldı. Kırk ya da daha ileri yaştaki 20.000’den fazla kişiyi kapsayan araştırmada, kolesterolü 180 mg/dl’den (4,65 mmol/l) düşük olanlar arasında ölüm oranı daha yüksek olarak bulunmuştur. En yüksek ölüm oranı ise kolesterolü 140mg/dl’nin (3,63 mmol/l) altında olanlar arasında görülmüştür.
  • Statin tedavisinin kanser riskini artırdığı birkaç araştırma ile gösterilmiştir. En az otuz çalışma da, düşük kolesterolü olan kişilerin, normal ya da yüksek kolesterolü olan kişilere oranla, kansere yakalanma risklerinin daha yüksek olduğunu gösterilmiştir. Statin taraftarları ise hala kolesterolü düşüren statinlerin, kanseri önlediğini iddia etmeye devam ediyorlar. Düşük kolesterolün kanser riskini artırma olasılığı gerçeğini nasıl örtbas edebilirler, bu nasıl bir cesarettir?
  • Kitabın bütününü sabırla okuduysanız ve kolesterolünüz yüksekse; artık bunu dert etmeyeceğinize eminim. Tereyağlı, peynirli ve kremalı eski yiyeceklerin yeniden tadını çıkarmaya başlayabilirsiniz. Peki, kalp krizine ya da inmeye karşı nasıl korunacağız? Bunun en iyi ve en kolay yolu, bağışıklık sistemimizi güçlendirmek ve zayıflatan her türlü olay ve toksinlerden uzak durmak ve sık sık enfeksiyon hastalıklarına yakalanmamak için elimizden geleni yapmaktır.

‘Kolesterol Gerçeği’ Teknik Özellikler

Yazar: Dr. Uffe Ravnskov

Önsöz: Prof. Dr. Canan Efendigil Karatay

Yayınevi: Hayykitap – 204

Kategori: Acil Serisi – 18

Türü: Sağlık

Birinci baskı: Kasım 2012

Sayfa sayısı: 160

Ebat: 15,5 x 23 cm

Fiyatı: 14 TL

ISBN: 978-605-5181-10-9

Barkod: 9786055181109

 

Dr. Uffe Ravnskov’un kitabının giriş bölümü

“Yüzyılın suçunu planlıyorlar

İyi de bu suç ne peki?

Okuyun çevirdikleri dolapları ve işleri

Elbet var bir ücreti

Öyleyse toparlanın ve görün

Tecavüz ediyorlar evrene

Nasıl daha da kötüleştiler

Kim bu hırslı, şöhret düşkünü, aç gözlüler?

İndirin maskeleri, görelim.

Ama doğru olamaz-yok olamaz!

İşte sen işte ben

Doğru olamaz bu.”

Hudson, Rodger, Davies, Rick (Supertramp)

Çok moda ama yanlış bir fikir

Yüksek kolesterolünüz yüzünden kaygılı mısınız? Kalp krizi geçirip ölmekten korktuğunuz için tereyağı, peynir ve kremadan uzak mı duruyorsunuz? Kolesterol düşürücü ilaç mı alıyorsunuz? Öyleyse, siz de günümüzün en büyük tıp skandalı olan kolesterol mitlerinin kurbanısınız. Daha da kötüsü, yaşlandığınız için değil de, kolesterol tedavinizin zararlı etkileri yüzünden hafıza zayıflığı, kas güçsüzlüğü, bacak ağrısı, iktidarsızlık ya da kanser gibi rahatsızlıklardan muzdarip olma riskiniz çok fazla.

Bana inanmıyor musunuz? Merak etmeyin doktorunuz da inanmıyor, çünkü bütün uzmanlar kolesterolün düşürülmesi gerektiğini ve kolesterolü düşürmek için yapılan bu müdahalelerin hiçbir zararı olmadığını söylüyorlar.

Ne yazık ki yanılıyorlar.

İşin gerçeği şu: İlaç şirketleri ve bu şirketlerin tuttuğu araştırmacılar kolesterol düşürücü ilaçları insanlığa cennetten bir armağan gibi sundular. Hem yatırdıkları paranın karşılığını almada, hem de bu ilaçların gerçekten faydalı olduğuna inandırmak konusunda çok başarılı olduklarını söylemeliyim. Diğer yandan, doymuş yağ ve yüksek kolesterolün sağlığa zararlı olduğu fikri hiç yoktan ortaya atıldı ve maalesef dünyanın her yanında hiç eleştirilmeden kabul gördü.

Kolesterol kampanyasında ortaya atılan hipotez üç maddeden oluşur. Birincisi, çok fazla doymuş yağ tüketimi kandaki kolesterol konsantrasyonunu yükselttiğidir.

İkincisi, kolesterol çok yükseldiğinde, normalde pürüzsüz olan atardamarlarımızın, pürüzsüz halinin yok olması ve daralmasıdır.

Üçüncüsü ise, atardamarlardaki bu bozulma ve daralmanın, kalp krizi ya da inmeye yol açan kan pıhtılarının oluşmasına neden olmalarıdır.

Gelin, önce bu üç maddenin hepsine kısaca bir göz atalım.

Doymuş yağ zararlı değildir

Doymuş, hayvansal yağın insan sağlığına zararlı olması mantığa aykırıdır. Bütün yağlar çeşitli yağ asitlerinden oluşur. Yağ asitleri ise karbon ve hidrojen atomlarından oluşan, kısa ve uzun moleküler zincirlerdir. Yağ asitlerinin bazılarında, hidrojen atomu bulunmadığından, karbon atomları arasında bir ya da birden fazla çift bağ vardır. Tek çift bağlılar tekli doymamış, birden fazla çift bağlılar ise çoklu doymamış yağlar olarak adlandırılır. Normal hücre işlevi için her iki yağ asidinden de az miktarlarda gereklidir. Yiyeceklerden almamız gereken birkaç çoklu doymamış yağ dışında, bunların hepsini kendimiz üretiriz.

Doymuş, katı ya da hayvansal yağ asitleri, hidrojen atomlarıyla “doymuş” olduklarından, çift bağları bulunmaz, bu nedenle çabuk bozulmayan kararlı ve dayanıklı moleküllerdir. Hücre duvarlarımızın ana bileşenlerinden biri doymuş yağdır.

Yeni hücreler oluşturmak için doymuş yağı kendimiz üretiriz ve fazlası -daha sonra kullanılmak üzere- yağ hücrelerimizde depolanır. Doymuş yağ, anne sütünde, yani doğumdan sonra uzun bir süre tek başına bebeğin beslenmesini sağlayan sıvıda bulunan başlıca yağ tipidir.

İnsanların, eninde sonunda ölümlerine neden olacak, zehirli bir molekül üretecek biçimde tasarlandıklarına gerçekten inanıyor musunuz? Anne sütünde temel olarak bulunan yağ bebek için zehirli olabilir mi? Çok fazla doymuş katı yağ içeren yiyeceklerin ölümcül hastalığa yol açacağına bütün dünyayı inandırmak, gerçekten de bir hilekârlık şaheseridir.

Yüksek kolesterol iyidir

Kolesterol hipotezini ilk duyduğumda, Kopenhag Üniversitesi’nden yeni mezun olmuştum. İlgimi çeken makale, Boston yakınlarındaki küçük bir kasaba olan Framingham’dan geliyordu. Bir ekip kasabada yaşayan çok sayıda insan üzerinde bir süredir bir araştırma yürütmekteydi. Araştırma sırasında kalp krizi geçirenlerin kolesterol düzeylerinin programa ilk katıldıkları zaman da normalden biraz yüksek olduğu anlaşılıyor. Araştırmanın sonunda ise, yüksek kolesterolün enfarktüse neden olduğu kanısına varılıyordu.

Okuldan yeni mezun olduğum için biyokimya bilgilerim son derece tazeydi, dolayısıyla kolesterolün vücudumuzdaki en önemli moleküllerden biri olduğunu çok iyi biliyordum.

Kolesterol olmadan hücre duvarları ve sinir lifleri oluşamaz. Ayrıca, seks ve stres hormonu gibi bazı önemli molekülleri de kolesterolün yapısını bir parça değiştirerek üretiriz. Aynı yöntemle, deri hücrelerimiz güneşten de yardım alarak D vitamini üretir.

Kolesterol, beyin için de hayati öneme sahiptir. Onsuz iyi düşünemeyiz. Kolesterol, beyin hücreleri ve bütün sinir lifleri tarafından önemli bir yapıtaşı olarak kullanılır. Ayrıca, sinir uyarılarının yapımında ve iletilmesinde gereklidir ve önemli rol oynar. Bu nedenle, beynin vücudumuzdaki en yüksek kolesterol konsantrasyonuna sahip olması şaşırtıcı değildir.

Kolesterol bakımından en zengin besin kaynağının yumurta olması, kolesterolün önemini açıkça ortaya koyar: Çünkü sağlıklı bir canlının, sağlıklı bir sıcakkanlı yaratığın, dünyaya gelmesi için çok fazla miktarda kolesterol gereklidir.

Kolesterol o kadar önemlidir ki, bütün hücreler kendi kendilerine kolesterol üretebilir. Aslında yiyeceklerden aldığımız kolesterolün, üç beş kat fazlasını her gün kendimiz üretiriz. Eğer yediklerimizden aldığımız kolesterol az ise kendi kolesterol üretimimiz artar; tıka basa hayvansal besinler tükettiğimizde ise kendi kolesterol üretimimiz azalır. İşte bu nedenle kan kolesterolünü diyetle kontrol etmek ve azaltmak çok zordur. Bu kitabı bitirdiğinizde, yüksek kolesterolün iyi olduğunu, hatta ne kadar yüksek olursa, o kadar iyi olduğunu anlamış olacaksınız.

Kanda biraz fazla kolesterol bulunmasının ölümcül hastalıklara yol açacağı fikri bana, sararmış parmakların akciğer kanserine neden olacağını ya da yangınların aslında itfaiyeciler tarafından çıkarıldığını ileri sürmek kadar saçma gelmişti. Bu yüzden Framingham raporuyla pek ilgilenmedim. Nasıl olsa bu saçma fikirler daha donanımlı bilim adamları tarafından kısa sürede çürütülecekti. Ne yazık ki, yanılmışım.

Bu kitabı yazma nedenim

Sanırım önceki kitaplarımı okuyanlar ne kadar dürüst biri olduğumun farkındadır, ama yine de söylediklerimden kuşku duyanlar çıkabilir. Aklınıza şöyle sorular gelebilir; Senelerdir kolesterolle ilgili söylenenlere dünyanın en iyi uzmanlarının destek verdiğini bilmiyor mu? Belli ki konuyu yanlış anlayan Ravnskov’un kendisi. Dünyanın dört bir yanındaki bilim adamlarının hepsi birden nasıl yanılabilir?

Kendi kararınızı kendiniz verin. Bu kitabı yazmaktaki amacım, kolesterol ile ilgili bilinenlerle çelişen araştırmaları görmezden gelerek, önemsiz bulguları çarpıtıp abartarak ya da eleştiren bilim adamlarının çalışmalarını görmezden gelerek beyazın nasıl siyaha dönüştürüldüğünü sergilemektir.

Önceki kitaplarımı okumayanlar, bu konudaki yanlış yönlendirmelerin boyutunu tam olarak algılamayabilirler. Bu nedenle, kolesterol hipoteziyle ilgili en açık çelişkilere, kısaltılmış ve basitleştirilmiş olarak yer verdim.

Bu kitabın ilk kısmında, kolesterol karşıtı kampanyanın (bilinçli bir şekilde doğruların gizlenmesi ve yanlış bilgilerin yayılmasına bir kampanya demek sanırım yanlış olmaz) yandaşları tarafından, kanıt olarak öne sürülen araştırmalar ele alınmaktadır.

İkinci kısmında ise, nasıl olup da bütün dünyayı yanlış yönlendirmeyi başardıklarını açıklayacağım.

Kitabımın son kısmı ise, bu konularda yapılmış en iyi bilimsel araştırmalara dayanarak, damar sertliği ve kalp-damar hastalıklarının asıl nedenleri üzerinedir. Bu tezi arkadaşım ve meslektaşım Kilmer McCully ile birlikte geliştirdim. Kan homosistein düzeyleri aşırı yüksek doğmuş çocukların, ciddi damar sertliği nedeniyle erken öldüklerini keşfeden de kendisidir. Bu fikri, Fat and Cholesterol Are GOOD for You! (Yağ ve Kolesterol Sizin için İYİDİR!) adlı önceki kitabımda zaten sunmuştum; ancak konunun tam olarak anlaşılabilmesi amacıyla daha basit bir şekilde yeniden açıklamaya çalıştım.

Yazdıklarıma inanmakta zorluk çekerseniz, lütfen her bölüm sonunda belirtilen kaynakları inceleyiniz. Atıfta bulunduğum belgelerin bulunması oldukça kolaydır. “PubMed single citation matcher” (PubMed tek alıntı eşleştirici) yazarak Google’da arayın. “Journal” (Dergi) yazan alana tıp dergisinin adını girin, “Date” (Tarih) yazan alana yayın yılını yazın, referans bölümündeki sonraki sayı “Volume” (Cilt), en son sayı ise “First Page”dir (İlk sayfa). Yazarların adlarını girmeniz gerekmez. Genellikle yalnızca özetler bulunur. Makalenin tümünü okumak isterseniz, özetin altında e-posta adresi verilen yazara isteğinizi bildirin. Bunu, tıpkı benim gibi sistemli bir biçimde yaparsanız, hem gerçekleri keşfeder hem de kolesterol ve kalp hakkında çoğu doktorun bildiğinden daha fazlasını öğrenebilirsiniz.

Bu kitapta herkesin anlayacağı bir dil kullanmaya çalıştım. Daha fazla ayrıntı ve bilimsel literatürle ilgili kaynak isteyen okurlar, aradıklarını önceki kitabımda bulabilirler.

 

Paylaş

Katkı ve yorumlarınızı ekleyin