D vitamin preparatı mı almalı? Yoksa güneşlenmeli mi?

2
1018

Bir bölümümüz kan D vitamin düzeyimizi istediğimiz aralıkta nasıl tutarım çabasında içinde iken bir kısmımız ise yeterli güneşlendiğini ancak bir türlü istenilen d vitamin düzeyini yakalayamama durumundan şikâyetçidir. Bu konuda Prof Dr Ahmet Aydın’nın konu ile ilgili yazılarından hazırlamış olduğum derleme ve güneşlenme zamanı ile ilgili Sağlıklı Yaşıyoruz sitesi ekibinin güzel bir uygulamasının size yardımcı olacağını düşünüyorum.

D vitamini preparatı ile güneşlenme aynı etkiye sahip değil

Piyasadan alınan preparatlardaki D vitamini ile deride sentezlenen D vitamini bire bir aynı değildir. D vitamini deride güneş ışının enerjisi ile sülfatla bağlanır (sülfatlı D vitamini) ve bu haliyle D vitamini suda çözünür hale gelir (1). Suda çözünebilen D vitamini tüm hücrelere kolayca girebildiği için etkisi yağda çözünen D vitaminine göre daha fazladır. Halbu ki ağızdan preparat olarak aldığımız D vitaminleri sülfatsızdır, yağda erirler. Sülfatsız D3 vitamini yağda eridiğinden kan dolaşımında serbestçe dolaşamaz. Dolaşabilmesi için LDL-kolesterole ihtiyacı vardır.

D vitamini sülfat bağından ayrıldığında bir enerji açığa çıkar. Bu sülfat bağı bir anlamda güneş enerjisini vücutta depolayan adeta bir “güneş pili” gibi işlev görür. Bitkiler nasıl gün ışığını depolayabiliyorsa (biyofoton) insanlar da bir anlamda biyofoton üretebilirler (2).

Sülfatlı D3 vitamini kalsiyum taşınmasında fazla görev almaz. Buna karşılık kanserden korunmada,  immun sistemi güçlendirme depresyon ve kardiyovasküler hastalıktan korunmada rolü olan sülfatlı vitamin formudur. Sülfatsız D vitaminin bu tarzda etkileri yoktur.

Deride bulunan kolesterol ve kükürt radyasyonun hücre DNA’sı üzerine olan toksik etkilerinden korunma sağlar. Güneş ışınları kolesterol ve kükürtün oksitlenmesini sağlayarak D vitamini sentezini başlatır.

Anne (3) ve inek (4) sütünde bulunan D vitamini sülfatlıdır. Fakat inek sütündeki D vitamini pastörizasyon ve UHT uygulaması ile tahrip olur

Güneşlenme ile ne kadar D vitamini sentezleyebiliriz ?

Holick öğleleyin fazla uzun olmayan bir süre güneşlenen bir kişinin vücudunda 10,000 ile 25,000 IU D vitamini sentezlendiğini göstermiştir (5).

Adam ve arkadaşları öğleleyin 30 dakika süre ile güneşlenen beyaz bir kişinin vücudundaki D vitamini sentezinin 50,000 IU/gün’e kadar artabildiğini göstermişlerdir (6).

Benzer 3 çalışmada da benzer sonuçlar elde edilmiş ve kısa süre güneşe maruz kalanlarda en az 8,000 ile 10,000 IU/gün D vitamini sentezlendiği saptanmıştır (7-9).

Mayo ile güneşlenen bir kişide 20 dakika sonra en az 10,000 IU D vitamini yapılmakta, yapım maksimuma ulaştıktan sonra artık daha fazla aktif D vitamini metaboliti sentezlenmemektedir. Çünkü D vitamini öncüleri inaktive olmaktadır. Yani fazla güneşlenmek ile D hipervitaminozu olmamaktadır (10,11).

Güneşlenme ve kanser ilişkisi

Bu arada öğle vakitlerindeki güneşlenmenin UVB ışınları aracılığı ile D vitamini sentezini artırdığı, güneşin dik gelmediği diğer zamanlarda ise UVA ışınlarının etkisi ile daha önce sentezlenen D vitamininin azalttığı unutulmamalıdır. Halbuki ortodoks tıp öğle vakitlerindeki güneşlenmenin tehlikeli olduğunu söylemektedir.

UVA ışınları deride serseri mayın gibi dolaşan serbest kökleri (radikalleri) artırır. Serbest radikaller muhtemelen DNA hasarı yaparak deri kanserine neden olur. Bu radikaller yaşlanmayı ve deri buruşmasını da hızlandırırlar (12,13). UVB’nin ise antikanserojen etkisi vardır.

Güneş yağları kanser olasılığını artırabilir mi?

Kamuoyu yıllardan beri güneş yağlarının deri kanserini önlediğini sanıyor. Faktör sayısı arttıkça korunmanın da arttığı iddia ediliyor. Doğru güneş yağları güneş yanığını önler, fakat birçoğu deri kanserlerini önlemeyebilir; hatta çeşitli kanserlere de sebep olabilir. Çünkü birçok güneş yağı deri kanserine neden olan UVA’yı önlemez. Fakat D vitamini sentezi yapan UVB’yi önler. Daha uzun dalga boylu olan UVA derinin derinliklerine kadar girer; UVB ise derinin yüzeyinde kalır.

Öneriler

Güneşli havalarda özellikle öğle vakitleri yarım saat kadar güneşlenmek de preparatlardan alamadığımız sülfatlı D vitamini ihtiyacımızı karşılayacaktır. Güneşlenilen günlerde deride sentezlenen D vitaminini alıp götüreceği için sabun ya da şampuanla yıkanmamaya da özen göstermek gerekmektedir.

guneslenme zamanı

 

 

 

 

 

 

Güneşlenme zamanı, UVB nin en uygun geldiği zaman aralığı olmalıdır. Bulunduğunuz bölgeye göre en uygun zaman aralığını bulmak için Sağlıklı Yaşıyoruz sitesi ekibinin uygulamasından yararlanabilirsiniz. Söz konusu uygulamaya gitmek için tıklayın

Güneşlenme imkanı olmayan kişiler d vitamini preparatları veya D vitamini lambalarından yararlanabilir.

Benim kişisel tercihim düzey bakmadan mayıs ve kasım aylarında bir ampul d vitamini almak geri kalan zamanda güneş almaya çalışmak şeklindedir. Bu şekilde serum d vitamini düzeyini 50 ng/ml düzeyinde tutabilmekteyim.

Son söz olarak güneşlenmeyi önemseyin ki, şarzınız bitmesin.

Doç. Dr. Hasan Önal

 

Kaynaklar

  1. Heaney RP, Recker RR, Grote J, Horst RL, Armas LA. Vitamin D(3) is more potent than vitamin D(2) in humans. J Clin Endocrinol Metab. 2011;96(3):E447-52.
  2. Axelson M. 25-Hydroxyvitamin D3 3-sulphate is a major circulating form of vitamin D in man,” FEBS Letters 1985; 191 (2): 171-175
  3. http://articles.mercola.com/sites/articles/archive/2011/09/17/stephanie-seneff-on-sulfur.aspx
  4. Lakdawala DR, Widdowson EM. Vitamin D in Human Milk. The Lancet 1977; 309, (8004):167-168.
  5. Holick MF: Environmental factors that influence the cutaneous production of vitamin D. Am J Clin Nutr. 1995 Mar; 61(3 Suppl):638S-645S
  6. Adams JS; Clemens TL; Parrish JA; Holick MF: Vitamin-D synthesis and metabolism after ultraviolet irradiation of normal and vitamin-D-deficient subjects. N Engl J Med 1982, Mar 25;306(12):722-5
  7. Stamp TC: Factors in human vitamin D nutrition and in the production and cure of classical rickets. Proc Nutr Soc 1975 Sep;34(2):119-30
  8. Davie MW; Lawson DE; Emberson C; Barnes JL; Roberts GE; Barnes ND: Vitamin D from skin: contribution to vitamin D status compared with oral vitamin D in normal and anticonvulsant-treated subjects. Clin Sci (Lond) 1982 Nov;63(5):461-72
  9. Chel VG, Ooms ME, Popp-Snijders C, Pavel S. Schothorst AA, Meulemans CC, Lips P: Ultraviolet irradiation corrects vitamin D deficiency and suppresses secondary hyperparathyroidism in the elderly. J Bone Miner Res 1998 Aug;13(8):1238-42
  10. Krause R, Buhring M, Hopfenmuller W, Holick MF, Sharma AM. Ultraviolet B and blood pressure. Lancet 1998;352:709–10.
  11. Tjellesen L, Hummer L, Christiansen C, Rodbro P. Serum concentration of vitamin D metabolites during treatment with vitamin D2 and D3 in normal premenopausal women. Bone Miner 1986;1:407–13
  12. Dangoisse C. Dermo-cosmetics and prevention of skin aging. Rev Med Brux. 2004;25(4):A365-70.
  13. Rivers J. Is there more than one road to melanoma? Lancet, 2004. 363: 728-30.
Paylaş

2 YORUMLAR

  1. Güneşten sakının bilgisi bize Batıdan, beyaz tenli insanlardan geliyor. Esmer olan bizlerin güneşten çok sakınmamamıza gerek yok. Örneğin Afrika’dan Amerika kıtasına götürülmüş zencilerin kanlarında D vitamini son derece yersiz bulunmakta. Bunun ana sebebi Amerika kıtasının güneşinin onlara yetmemesidir. Her toplumun cilt rengi asırlardır yaşadığı bölgenin güneş ışınlarının durumuna göre oluşmuştur.Bu bakımdan, yazıda eksik olan bilgiyi tamamlamak istedim. Yazı ise çok derli toplu ve fayda dolu. Teşekkürler.
    Turgay

Katkı ve yorumlarınızı ekleyin