D vitamini kalp hastalığı ve hipertansiyon riskini azaltıyor

0
197

Gün geçmiyor ki D vitaminin sihirli yeni bir etkisini duymayalım.

Bültenimizdeki yazıları eskiden beri izleyenler D vitamininin kemiği güçlendirmekten başka, kansere karşı önleyici olduğunu, enfeksiyonlardan ve iltihabi-romatizmal-otoimmü hastalıklara karşı koruyucu olduğunu, depresyonu azalttığını, mültipl skleroz tedavisinde kullanıldığını ve ömrü uzattığını okumuşlardı.

Şimdi sıkı durun,  Dünyanın en ünlü kardiyoloji dergilerinden biri olarak kabul edilen Circulation’ın elektronik sayısında yayınlanan bir habere göre D vitamini kalp hastalığı riskinin en az %60 oranında azaltıyor. Bültenimizin bu sayısında bu önemli bilimsel çalışmanın özetini ve editörümüz Prof. Dr. Ahmet Aydın’ın konu hakkındaki yorumlarını okuyacaksınız.

Giriş

Aslında D vitamini ile kalp hastalığı arasındaki ilişkiyi vurgulayan çalışmalar eskiden de yayınlanmıştı. Ama bu çalışmalar küçük ölçekli ve kesitsel çalışmalar olup uzunlamasına takipleri içermiyordu. Circulation’da yayınlanan araştırmanın diğerlerinden önemli farkı deneklerin yıllar boyunca boyunca izlenmiş olması.

Çalışmanın Özeti

Bahsi geçen araştırmaya %55’i kadın olmak üzere ortalama yaşı 59 yıl olan, 1739 kalp rahatsızlığı olmayan kişi üzerinde yapılmış. Çalışmanın başında deneklerin kan D vitamini(25 OH D) düzeyleri ile sistolik (büyük) ve diastolik (küçük) tansiyonları ölçülmüş. Kişiler 5.5 yıl boyunca kalp hastalığı olup olmaması açısından izlenmiş.

Normal kan D vitamini(25 OH D) düzeyleri 40 ng ile 120 ng/mL arasındadır. Halbuki çalışmaya katılanların %9’unda 10 ng/mL’nin altında, %28’inde 15 ng/mL’nin altında, %90’ında ise 30 ng/mL’nin altında saptanmıştır. Normal kan D vitamini(25 OH D) düzeylerinin 40 ng ile 120 ng/mL arasında olduğu düşünüldüğünde, normal D vitamini düzeylerine sahip deneklerin oranın %10’un da altında olduğu görülmektedir.

5.5 yıllık izlem boyunca daha önce kalbi normal olan 120 kişi kalp krizi geçirmiş. Kan D vitamini(25 OH D) düzeyleri 15 ng/mL’nin altında olanlarda daha yüksek olanlara göre %62 oranında daha fazla kalp krizi geçirmişler. D vitamini düşüklüğüne ek olarak hipertansiyon da mevcut ise koroner kalp hastalığı riski bir o kadar daha artmış.

D vitamini kalp hastalığından ve hipertansiyondan nasıl koruyor?

Dergiye göre D vitamininin koroner kalp hastalığından koruması en az dört mekanizmaya dayanıyor.

  1. D vitamininin aktif formu olan 1,25-OH tansiyonu yükselten renin aktivitesini azaltır.
    Damarların düz kas hücrelerinde bulunan 1,25-OH kas hücre büyümesini, iltihabı ve pıhtı oluşmasını (tromboz) azaltır.
  2. D vitamini eksikliğinde paratiroid hormonu (PTH) ikincil olarak yükselir. PTH ise 1,25-OH kas hücre büyümesini, iltihabı artırır.
  3. Hipertansiyon D vitamini yetersizliğinin kalp üzerindeki olumsuz etkilerini şiddetlendirir. Bunun tersi de doğrudur; D vitamini yetersizliğinin kendisi de hipertansiyona yol açar.

Prof. Dr. Ahmet Aydın’ın yorumu

Bildiğiniz gibi kalp hastalıkları bütün Dünya’da olduğu gibi Türkiye’de de bir numaralı ölüm nedeni. Bu ölümleri azaltmanın en etkili yolları taş devri diyeti gibi bir diyet uygulamak, hareket etmek, sigara ve diğer toksinlerden uzak durmaktır. Mevcut araştırmaya göre bu tedbirlere güneşlenme ve D vitamini takviyesi de eklemek gerekiyor.

D vitamini reseptörleri

Eskiden D vitamininin sadece kemik ve kas sisteminin gücünü arttıran bir vitamin olduğu sanılırdı.
Ama son yıllarda yapılan araştırmalara göre beyin, kalp, mide, pankreas, aktive T ve B lenfositler, prostat, meme, kolon, deri ve gonadlar gibi kemik ve ince bağırsak, bağırsağın dışındaki çok sayıda organda da D vitamini reseptörleri (VDR) vardır. Bunlara ilaveten D vitamini reseptörlerinin damarların düz kaslarında, damar iç gömleği (edotel) hücrelerinde ve kalp kası hücrelerinde (miyosit) de kas hücrelerinde de olduğu da gösterilmiştir.

Türkiye’de D vitamini yetersizliği

D vitamini yetersizliği bütün Dünya’da çok yaygın. Özellikle ılıman ve hele de kutba yakın ülkelerdeki insanların yarısından fazlasında aşikar ya da gizli D vitamini yetersizliği var. Ülkemiz güneşli bir ülkedir. O zaman ülkemiz insanlarında D vitamini yetersizliği çok beklenmeyen bir durumdur. Acaba öyle mi?

Normal koşullar altında insan vücudunda bulunan D vitamininin yaklaşık % 90-95’i güneş ışınlarının etkisi ile deride sentezlenir. Özellikle içine katılmadıkça (süt, formül mama vb) yiyecekler ile alınan D vitamini miktarının büyük bir önemi yoktur.

Eğer yetersiz güneş ışığına maruz kalırsak D vitamini yetersizliğinin gelişmemesi de kaçınılmaz olacaktır. Maalesef bizim de dahil olduğumuz çok sayıda araştırıcının yaptığı çalışmalara göre güneşli olarak bilinen Türkiye’deki kadınların %67 ile %100’ünde değişik derecede D vitamini yetersizliği mevcut. Erkeklerdeki oranlar daha düşük olabilirse de bence onlarda da çok düşük olduğunu sanmıyoruz. Ama şu bir gerçek ki annelerinin D vitamini düzeyi düşük ise bebeklerde de (erkek ya da kız) düşük olmaktadır.

Normal D vitamini düzeyi nedir?

Vücuttaki D vitamini depolarının en iyi göstergesi kan 25(OH) D düzeyleridir. Aktif D vitamini olan 1,25 (OH)D2 iyi bir gösterge değildir. Maalesef birçok laboratuar 15 -20 ng/mL D vitamini düzeylerini alt sınır olarak kabul etmektedir. Bu istatistiksel değerlendirme fonksiyonel açıdan yanlıştır. Çünkü 15-40 ng/mL arasındaki değerler de hastalıkların şiddetlenmesine yol açmaktadır.
D vitamini yetersizliğinin dereceleri

Yetersizliğin derecesi
Kan 25(OH)D vitamini düzeyi
Ağır D vitamini yetersizliği
Orta D vitamini yetersizliği
Marjinal D vitamini yetersizliği
Gizli D vitamini yetersizliği
Normal
<12.5 nmol/L (<5 ng/dL)
<25 nmol/L (<10 ng/dL)
25-40 nmol/L (10-16ng/dL)
40-100 nmol/L (16-40) ng/dL)
100-300 nmol/L (40-120ng/dL)

 

Günlük fizyolojik D vitamini miktarı

ABD’deki ‘Food and Nutrition Board’ 1997 yılında yaptığı bir yayında çocuklara 400 İÜ/gün, erişkinlere 200İÜ/gün ve yaşlılara 400 İÜ/gün D vitamini verilmesini önermektedir. Fakat Dünyanın en önemli D vitamini uzmanları günlük fizyolojik D vitamini ihtiyacının bu rakamların en az 10 katı daha fazla yani yaklaşık 4000 İÜ/gün olması gerektiğini söylemektedirler.

Güneşlenme süresi/güneşlenme yüzeyi/ D vitamini sentezi

Ünlu araştırıcı Holick öğleleyin fazla uzun olmayan bir süre güneşlenen bir kişinin vücudunda 10,000 ile 25.000 IU D vitamini sentezlendiğini göstermiştir. Adam ve arkadaşları öğleyin 30 dakika süre ile güneşlenen beyaz bir kişinin vücudundaki D vitamini sentezinin 50.000 IU/gün’e kadar artabildiğine işaret etmişlerdir. Benzer 3 çalışmada da benzer sonuçlar elde edilmiş ve kısa süre güneşe maruz kalanlarda en az 8,000 ile 10,000 IU/gün D vitamini sentezlendiği saptanmıştır.

Mayo ile güneşlenen bir kişide 20 dakika sonra en az 10.000 IU D vitamini yapılmakta, yapım maksimuma ulaştıktan sonra artık daha fazla aktif D vitamini metabolitli sentezlenmemektedir. Çünkü D vitamini öncüleri inaktive olmaktadır. Yani fazla güneşlenmek ile D hipervitaminozu olmamaktadır.

Özetle çocuklar Günlük 1000 ünite, erişkinler için 2000 ünite güvenlidir. Kanaatimizce büyük çocuklar ve erişkinler için pratik bir yol kış mevsiminin başında ve sonunda 300.000 Ü depo D vitamini almak, diğer mevsimlerde bol bol güneşlenmek olabilir. Kronik hastalıkları olanlarda (kanser, romatizmal hastalıklar, astım, anfizem, kistik fibroz, otoimmün hastalıklar, mültipl skleroz, koroner kalp hastalığı, osteoporoz vb) daha yüksek dozlar gerekebilir. Ama daha yüksek dozlar sakıncalı olabileceğinden kan seviyelerine bakılarak hekimler tarafından ayarlanmalıdır.

Koroner Kalp Hastalığından Korunmak için Ne yapmalı?

Tabii ki sadece D vitamini düzeyini yükselterek kalp hastalığından korunamazsınız. Diğer tedbirler şunlardır;

  • Un ve şekerden mamul gıdaların tüketiminin minimale indirilmesi (Geniş bilgi için taş devri diyet listesine bakınız).
  • Probiyotik yiyeceklerin (kefir, ekşiyebilen yoğurt, boza, turşu, sirke, nar ekşisi vb gibi fermente besinler) tüketilmesi
  • Et, süt ürünleri, yumurta, sebze meyve ve kabuklu kuru yemiş tüketilmesi
  • Günde en az 3-5 dakika kültür fizik yapılması ve yarım saat kadar yürünmesi
  • Güneşlenilmesi ve erken yatıp erken kalkılması
  • Margarin ve sıvı (mısır, soya, ayçiçeği) yağların kullanılmaması
  • Bunların yerine hayvani yağların (iç yağı, kuyruk yağı, tereyağı) ve zeytinyağının yenilmesi (dedelerinizin yaptığı gibi)
  • Günde en az 500-600 mg balık yağı aktif maddesi (EPA+DHEA) alınması. Kalp hastalığı olanlarda günlük doz 1800-3000 mg
  • Günde çocuklar içim 1000-2000 ünite, erişkinler için günde 2000-4000 ünite ya da üç ayda bir depo şeklinde (300.000 ünite) D vitamini alınması (kan değerlerine bakılması uygundur).

Prof. Dr. Ahmet AYDIN
İÜ Cerrahpaşa Tıp Fak. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları ABD
Metabolizma ve Beslenme Bilim Dalı Başkanı

http://www.beslenmebulteni.com/
besahmet@yahoo.com

Kaynaklar

  1. Wang TJ, Pencin MJ, Booth SL, Jacques PF, Ingelsson E, Lanier K, Benjamin EJ, D’Agostino RB, Wolf M, Vasan RS.
  2. Vitamin D Deficiency and Risk of Cardiovascular Disease. Circulation. Published online before print January 7, 2008.
  3. Hasanoğlu A, Özalp İ, Özsoylu Ş, Anne ve kordon kanında 25-hidroksikolekalsiferol düzeyleri. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Dergisi. 1981; 24:207-222
  4. Aydın A, Ilıkkan B, Haktan M, Kavunoğlu G. Doğum sırasında annelerdeki D vitamini düzeyi ve bu düzeylerin mevsimlerle ilişkisi. XXVII. Türk Pediatri Kongresi Kitabı, Ünal Ofset 1988: 53.
  5. Sarıkaya S, Çam H, Aydın A, Haktan M. Annede ve erken yenidoğan dönemindeki bebeklerde kan Ca, P, Mg, PTH ve vitamin D düzeyleri. İst Çocuk Kliniği Dergisi(Pediatri Arşivi). 1992: 3-4:92-7
  6. Alagöl F, Shihadeh Y, Boztepe H, Tanakol R, Yarman S, Azizlerli H, Sandalcı O. Sunlight exposure and vitamin D deficiency in Turkish Women. J Endocrinol Invest 2000;23:173-7
  7. Andıran N, Yordam N, Özon A. The risk factors for Vitamin D Deficiency in Breast-fed Newborns and their mothers. Nutrition 2002;18:47-50
  8. Pehlivan İ, Hatun Ş, Aydoğan M Babaoğlu K, Türker G, Gökalp AS. Maternal serum vitamin D levels in the third trimester of pregnancy. Turk J Med Sci 2002;32:237-241.
  9. Erol M, İşman FK, Kucur M, Hacıbekiroğlu E. Annede D vitamini eksikliğinin değerlendirilmesi. Turk Ped Arş. 2007; 42: 29-32
  10. Holick MF. High prevalence of vitamin D inadequacy and implications for health. Mayo Clin Proc. 2006;81:353–373.
    Zittermann A, Schleithoff SS, Koerfer R. Putting cardiovascular disease and vitamin D insufficiency into perspective. Br J Nutr. 2005;94:483–492.
  11. Merke J, Hofmann W, Goldschmidt D, Ritz E. Demonstration of 1,25(OH)2 vitamin D3 receptors and actions in vascular smooth muscle cells in vitro. Calcif Tissue Int. 1987;41:112–114.
  12. Somjen D, Weisman Y, Kohen F, Gayer B, Limor R, Sharon O, Jaccard, N, Knoll E, Stern N. 25-Hydroxyvitamin D3-1_-hydroxylase is expressed in human vascular smooth muscle cells and is upregulated by parathyroid hormone and estrogenic compounds. Circulation. 2005;111:1666 –1671.
  13. Merke J, Milde P, Lewicka S, Hugel U, Klaus G, Mangelsdorf DJ, Haussler MR, Rauterberg EW, Ritz E. Identification and regulation of 1,25-dihydroxyvitamin D3 receptor activity and biosynthesis of 1,25-dihydroxyvitamin D3: studies in cultured bovine aortic endothelial cells and human dermal capillaries. J Clin Invest. 1989;83:1903–1915.
  14. Dietary Reference Intakes for Calcium, Phosphorus, Magnesium, Vitamin D, and Fluoride, Standing Committee on the Scientific Evaluation of Dietary Reference Intakes, Food and Nutrition Board, Institute of Medicine, 1997
  15. Vieth R: Vitamin D supplementation, 25-hydroxyvitamin D concentration, and safety. Am J Clin Nutr. 1999;69:842-56
    Heaney RP, Davies KM, Chen TC, Holick MF, Barger-Lux MJ: Human serum 25-hydroxycholecalciferol response to extended oral dosing with cholecalciferol. Am J Clin Nutr. 2003;77:204-10
  16. Zittermann A: Vitamin D in preventive medicine: are we ignoring the evidence? Br J of Nutr. 2003;89:552-572
  17. Holick M: Vitamin D; A millennium Perspective. J Cell Biochem. 2003;88:296-307 (2003)
  18. Holick MF: Environmental factors that influence the cutaneous production of vitamin D. Am J Clin Nutr. 1995 Mar; 61(3 Suppl):638S-645S
  19. Krause R, Buhring M, Hopfenmuller W, Holick MF, Sharma AM. Ultraviolet B and blood pressure. Lancet 1998;352:709–10.
  20. Tjellesen L, Hummer L, Christiansen C, Rodbro P. Serum concentration of vitamin D metabolites during treatment with vitamin D2 and D3 in normal premenopausal women. Bone Miner 1986;1:407–13.
  21. Scragg R, Jackson R, Holdaway IM, Lim T, Beaglehole R. Myocardial infarction is inversely associated with plasma 25-hydroxyvitamin D3 levels: a community-based study. Int J Epidemiol. 1990;19:559 –563.
  22. Poole KE, Loveridge N, Barker PJ, Halsall DJ, Rose C, Reeve J, Warburton EA. Reduced vitamin D in acute stroke. Stroke. 2006;37:243–245.
  23. Zittermann A, Schleithoff SS, Tenderich G, Berthold HK, Korfer R, Stehle P. Low vitamin D status: a contributing factor in the pathogenesis of congestive heart failure? J Am Coll Cardiol. 2003;41:105–112.
  24. Grimes DS, Hindle E, Dyer T. Sunlight, cholesterol and coronary heart disease. QJM. 1996;89:579 –589.
  25. Wolf M, Shah A, Gutierrez O, Ankers E, Monroy M, Tamez H, Steele D, Chang Y, Camargo CA Jr, Tonelli M, Thadhani R. Vitamin D levels and early mortality among incident hemodialysis patients. Kidney Int. 2007; 72:1004 –1013.
  26. Perkovic V, Hewitson TD, Kelynack KJ, Martic M, Tait MG, Becker GJ. Parathyroid hormone has a prosclerotic effect on vascular smooth muscle cells. Kidney Blood Press Res. 2003;26:27–33.
  27. Amann K, Tornig J, Flechtenmacher C, Nabokov A, Mall G, Ritz E. Blood-pressure-independent wall thickening of intramyocardial arterioles in experimental uraemia: evidence for a permissive action of PTH. Nephrol Dial Transplant. 1995;10:2043–2048.
  28. Martin-Ventura JL, Ortego M, Esbrit P, Hernandez-Presa MA, Ortega L, Egido J. Possible role of parathyroid hormone-related protein as a proinflammatory cytokine in atherosclerosis. Stroke. 2003;34:1783–1789.
  29. Forman JP, Giovannucci E, Holmes MD, Bischoff-Ferrari HA, Tworoger SS, Willett WC, Curhan GC. Plasma 25-hydroxyvitamin D levels and risk of incident hypertension. Hypertension. 2007;49:1063–1069.
  30. Amann K, Tornig J, Flechtenmacher C, Nabokov A, Mall G, Ritz E. Blood-pressure-independent wall thickening of intramyocardial arterioles in experimental uraemia: evidence for a permissive action of PTH. Nephrol Dial Transplant. 1995;10:2043–2048.
  31. Martin-Ventura JL, Ortego M, Esbrit P, Hernandez-Presa MA, Ortega L, Egido J. Possible role of parathyroid hormone-related protein as a proinflammatory cytokine in atherosclerosis. Stroke. 2003;34:1783–1789.
  32. Forman JP, Giovannucci E, Holmes MD, Bischoff-Ferrari HA, Tworoger SS, Willett WC, Curhan GC. Plasma 25-hydroxyvitamin D levels and risk of incident hypertension. Hypertension. 2007;49:1063–1069.
  33. Lind L, Wengle B, Wide L, Ljunghall S. Reduction of blood pressure during long-term treatment with active vitamin D (alphacalcidol) is dependent on plasma renin activity and calcium status: a double-blind, placebo-controlled study. Am J Hypertens. 1989;2:20 –25.
  34. Pfeifer M, Begerow B, Minne HW, Nachtigall D, Hansen C. Effects of a short-term vitamin D(3) and calcium supplementation on blood pressure and parathyroid hormone levels in elderly women. J Clin Endocrinol Metab. 2001;86:1633–1637.
Paylaş

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here