Hastalığa, yaşlanmaya, kronik yorgunluğa karşı en basit çözüm: Derin bir nefes

0
39

Nasıl nefes alıyorsak öyle yaşıyoruz. Örneğin nefes almadan önce bekleyen bir kişinin yaşamında da beklemeler oluyor, işleri planladığı gibi gitmiyor.

O bekledikçe yaşam da bekliyor. Amerikalıların yüzde 90’ı, Türklerin ise yüzde 80’i nefeslerini kısıtlıyor. Bu durum kronik gerginliğe, yorgunluğa yol açıyor. Kısıtlama nedeniyle hastalanıyoruz, yaşlanıyoruz. Hatice Yaşar’ın Nevşah Fidan ile yaptığı röpotaj 10 Eylül 2007 tarihli Radikal’de yayınlandı.

Hastalığa, yaşlanmaya, kronik yorgunluğa karşı en basit çözüm: Derin bir nefes

Nasıl nefes alıyorsak öyle yaşıyoruz. Örneğin nefes almadan önce bekleyen bir kişinin yaşamında da beklemeler oluyor, işleri planladığı gibi gitmiyor. O bekledikçe yaşam da bekliyor. Amerikalıların yüzde 90’ı, Türklerin ise yüzde 80’i nefeslerini kısıtlıyor. Bu durum kronik gerginliğe, yorgunluğa yol açıyor. Kısıtlama nedeniyle hastalanıyoruz, yaşlanıyoruz.

Bir insan yemek olmadan 30 gün, su olmadan ise üç gün dayanabilir. Ancak nefes almazsa üç dakika içinde ölür. Nefes almak bu kadar hayati öneme sahipken etkili alınan her nefes de sağlık veriyor. Çoğumuz nefes almanın yeterli olduğunu düşünüyoruz. Oysa derin ve tam olarak nefes almadığımızda vücudumuz ihtiyacı olan oksijeni alamıyoruz.

Transformal nefes tekniğini uygulayan ve dünyadaki beş iyi terapist arasında gösterilen Nevşah Fidan, sabahları sürekli yorgun kalkmamıza şaşırmamamız gerektiğini söylüyor. Çünkü iyi nefes almıyoruz. Oysa çözüm nefes alışverişimizin bilinçli olarak yeniden yönlendirilmesi kadar basit. Nefes alışveriş şeklimiz yeniden programlanabilir ve solunum kaslarımız yeniden eğitilebilir.

Bu yapıldığı takdirde ise yaşamımız sadece neşe, canlılık ve enerjiden ibaret olabilir. ‘Hollywood yıldızları başta olmak üzere dünya çapında milyonlarca insanın nefes alış kapasitesini artırmak için çalışmalar yapıyor olmasına şaşırmamak lazım’ diyen Fidan, etkili nefesle pek çok rahatsızlığın üstesinden gelinebileceği görüşünde.

Doğru nefes almak neden önemli?

Şahsen doğru kelimesini pek kullanmıyorum… ‘Açık nefes’ diyelim isterseniz. Çünkü zaten herkes alması gereken nefesi aldığı için, yani herkesin kendine özel bir nefes alış biçimi olduğu için bu onun için doğru olandır. Bilmemiz gereken şu ki nefes her şey demek.

Nefes almazsak ne olur? Yanıtı basit. Ölürüz… Burada olabilmemiz, yaşamın içinde yer alabilmemiz ancak nefesimizle mümkün, değil mi? Yani nefes eşittir yaşam. Durum bu olunca görüyoruz ki “Nasıl nefes alıyorsak öyle yaşıyoruz.” Nefes alışveriş şeklimiz yaşamımızın akışını belirleyen ana faktör. Yani nasıl nefes alıyorsak o şekilde tecrübeler yaşıyoruz.

Örneğin nefes almadan önce bekleyen bir kişinin yaşamında da beklemeler oluyor. Beklentileri olmuyor, işler planlanan şekilde akmıyor, çünkü bekliyor. O bekledikçe yaşam da bekliyor. Eğer bunu değiştirmek istiyorsak nefes alış şeklimize bakmamız ve önce onu değiştirmemiz gerekiyor.

Etkili nefes alma teknikleri hakkında bilgi verir misiniz?

Eğer yaşamınızda limitler, sıkıntılar, problemler varsa bu limitleyici nefes alışkanlığınız nedeniyle oluşuyordur. Bu alışkanlığı değiştirebilir, nefesinizi açabilirsiniz. Bu konuda yapılan beş-altı günlük programlar ile bu mümkün. Nefesi açmak için bağlantılı nefes almak yeterli. Yani nefes almadan ve vermeden önce beklememek.

Nefes alma kapasitemiz giderek düşüyor mu? Bunun nedeni nedir?

Nefes alma kapasitemiz, yaşımız ilerledikçe düşüyor. Bunun sebebi kendimizi belli durumlarda belli duygular ve düşüncelere karşı korumak istememiz. Bir bakıma kendimizi yargılıyor olmamız. “Şöyle hissetmem lazım”, “Şöyle düşünmem lazım” gibi baskılayan düşünceler, kendimizi limitleme alışkanlıklarımız nedeniyle nefesimizi de limitliyoruz..

Nefesimizi hayat boyu ne kadar çok limitlediysek ne kadar durdurduysak veya durdurmaya çalıştıysak o kadar kuvvetli bir nefes alışkanlığımız oluyor. Dolayısıyla o kadar az nefes alıyoruz.

Transformal nefes tekniği nedir?

Nefes terapisi, nefesle yapılan terapi programlarına verilen genel bir isim. Nefes terapi programları genelde bedenimizde, zihnimizde, duygularımızda bulunan travmaları, geçmişten kalan izleri dönüştürme amaçlı kullanılıyor. Binlerce farklı nefes terapisi metodu var; rebirthing, holistik nefesler, diamond breath, fire breath… Hemen hemen hepsinin amacı ‘travma resolution’, yani travma çözünürlüğüdür. Transformal nefes tekniği, uygulaması çok basit, ağızdan alınan tam ve bağlantılı bir nefes sistemi. Bu nefes sistemi yanlış nefes alışkanlıklarının açılmasını, bedenin ‘süper-okside’ olarak çocukluğumuzdan beri taşıdığımız duygusal travmaların (duygusal çöpün) arınmasını sağlıyor. Bu da neşe, mutluluk, sağlık, güzellik ve bolluk için yer açıyor.

‘Güçlü bir iyileştirme süreci’

Transformal nefes tekniği uygulayanlar yaşamlarında daha fazla fiziksel ve mental enerji, daha az eleştiri, ne olursa olsun mutlu olabilme, mental açıklık ve netlik, bol neşe, duygusal ve fiziksel acıların tamamen yok olması, kötü alışkanlıkların tamamen ortadan kalkması, hayatla ilgili zor sorulara cevap bulunması, daha sağlıklı ve enerjik bir yaşam tecrübe ediyor.

Transformal nefes terapisi şu anda dünyanın en hızlı yayılan ve en etkili arınma tekniği. İyi nefes alıp vermeye başlamak bugüne kadar 1000’in üzerinde kişinin hayatını değiştirdi, hepsinin yaşamına sağlık, mutluluk ve huzur getirdi. Transformal nefes, kendi kendini iyileştirici ve dönüşümsel bir süreçtir. Ayrıca, bastırılmaların bütünlenmesine ve bilinçaltının daimi temizliğine yol açan güçlü bir kendi kendini iyileştirme sürecidir.

Nefes alma tekniği ne kadar eski?

Nefes aslında en eski uygarlıklardan bugüne gelmiş bir şifa metodu. Nefes almanın faydaları hakkındaki bilgilerimizin de çoğu eski Doğu felsefelerinden geliyor. Bilinçli nefes almanın gücü, Doğu’da yüzyıllar boyunca manevi aydınlanmanın bir aracı olarak kullanılmış. Akıl-beden bağlantısına olan ilgi ve bu alandaki araştırmalar ise Batı’da hızla yayılmakta. Batılı araştırmacılar nefes alışkanlığımızı değiştirmenin zihinsel ve duygusal durumumuzu da değiştirdiğini keşfettiler.

Solunum kasları eğitilebiliyor

Fiziksel bir bakış açısıyla bakacak olursak nefesimiz yaşam ile olan bağımız. Yemek olmadan 30 gün dayanabiliriz, su olmadan ise üç gün, fakat nefes almadan geçireceğimiz üç dakika içinde ölürüz. Çoğu insan, nefes alıp vermekle sağlıklı olduğunu sanır. Ancak gerçek şudur ki, derin ve tam olarak nefes almadığımız takdirde vücudumuz ihtiyacı olan oksijeni alamaz. Oksijen hücreleri besler ve pek çok insan ise hücrelerini oksijenden yana açlığa mahkûm eder.

Bu kadar insanın kendini sürekli yorgun hissetmesine şaşmamak gerekir. Oysa çözüm nefes alışverişimizin bilinçli olarak yeniden yönlendirilmesi kadar basit. Nefes alışveriş şeklimiz yeniden programlanabilir ve solunum kaslarımız yeniden eğitilebilir. Bu yapıldığı takdirde ise yaşamımız sadece neşe, canlılık ve enerjiden ibaret olabilir. Hollywood yıldızları başta olmak üzere dünya çapında milyonlarca insanın nefes alış kapasitesini artırmak için çalışmalar yapıyor olmasına şaşırmamak lazım.

Dünyada bu terapi daha çok nerelerde yaygın?

Pek çok yönteme göre daha zor olmasına karşın kesinlikle dünyanın en kısa sürede, en hızlı şekilde ve en etkili sonuçlarını veren sistem. Bu sistemi son üç senedir dünyanın birçok yerinde birçok kişi ile uyguluyorum; Türkiye, İngiltere, Amerika, Meksika, Hawaii, İtalya, Hollanda. Listem bu şekilde uzayıp gidiyor. Her yaş, her konumdan insanlarla çalıştım. Bir genelleme yapmam gerekirse bu insanların hepsinin ortak ve en önemli özelliği kendilerine değer veriyor olmaları. Çünkü bir insan ancak kendine değer veriyor ve kendini seviyorsa kendi yaşamının kontrolünü eline alıp istediği her şeyi gerçekleştirebiliyor.

Nefes özellikle Amerika’da çok yaygın. Sanırım bu işler biraz da bulunduğunuz yerdeki terapistlerin başarısıyla ilgili. Artık Türkiye dahil tüm dünya bu konularla ilgili. Ancak o kadar hassas bir konu ki insanlara yapmak istediklerini yapabilme gücünü verdiğinizde ve sonuç aldığınızda katlanarak büyüyor, en ufak bir yanlışta ise sistem sizi tamamen çökertebiliyor.

Şahsen nefese en fazla ilgilinin İstanbul, Meksika ve Los Angeles’ta olduğunu tecrübe ettim. Los Angeles’ta aklınıza gelebilecek herkes, tüm ünlüler, tüm sanatçılar nefes çalışıyor. Meksika’da yaşayan Amerikalılar, Türkiye’de ise sosyo-ekonomik düzeyi yüksek kişiler diyebilirim.

Ruhsal hastalıklarda da nefes terapisi işe yarıyor mu?

Tabii ki yarıyor.

Nefes terapisi ne kadar yeni bir teknik? Ne zamandan beri uygulaniyor?

Yüzyıllardır… Benim uyguladığım sistem ise yüzyıllardır uygulanan nefesle şifa metotlarının bilimsel olarak sentezlenmiş hali. Son 30 yıldır çok yaygın.

Orijini nedir?

Amerika.

Nefesi doğru almak kadar bulunduğumuz ortam da önemli degil mi? Çünkü büyükşehirlerde yaşıyoruz ve burada havanın nasıl olduğu malum. Terapinin nerede uygulanması gerekiyor?
Havanın kalitesiyle bu sistemin pek bir ilgisi yok.


DAHA FAZLA OKSİJEN DAHA FAZLA YAŞAM ENERJİSİ DEMEK

Nefes terapisi seanslarında neler yapılıyor?
Bir saat boyunca transformal nefes ile açık bir dalga gibi nefes alırsınız. Nefesi ağızdan alıp karından başlayarak tüm nefes sisteminizin bağlanması ve hiç beklemeden rahatça nefesi bırakmak ve tekrar aralıksız bir şekilde başlamak…

İşte bu şekil enerjetik olarak yüksek ve kapalı bir ortam yaratır ki burda transformasyon doğal bir şekilde gerçekleşir. Bu prosesi güvenli bir şekilde yaratabilmek için şunlar kullanılır: Eller, vücut taraması, sesler, niyet, onaylamalar ve yüksek bilinçleri dahil etme.

Seans içinde bilincin tüm seviyelerinde dönüşüm geçireceksiniz (fiziksel, duygusal, zihinsel ve ruhsal). Her seansta doğum travmasını, geçmiş yaşam tramvalarını, baskılanmış duyguları ve negatif düşünce şekillerini güvenli ve kolay bir şekilde iyileştireceksiniz.

Kimler bu terapiden faydalanabilir?

Herkes. Yaş, sağlık durumu, fiziksel durum ne olursa olsun herkes nefes alıyor değil mi? Ee o zaman herkes nefes terapisi yöntemlerini deneyebilir..

İyi nefes alıyorsak hastalanmaz mıyız?

Günümüzde başlıca hastalıkların ortalama 40’ı ‘anaerobik’ rahatsızlıklar. Yani aslında hastalıkların çoğu oksijensiz ortamda oluşuyor. Eğer bedenimizde yeterince oksijen, yaşam enerjisi varsa aynı anda hastalığın da olması mümkün değil. Bu tür anaerobik hastalıklar arasında sayabildiklerimiz kanser, astım, kemik rahatsızlıkları, kronik ağrılar (baş, sırt, boyun) kemik erimeleri, artrit, tüm sinir hastalıkları, panik atak… Liste bu şekilde uzayıp gidebiliyor.

Terapi hastalıklara karşı nasıl etkili oluyor?

Bedenimizdeki bir hücrenin içerisinde aynı anda hem oksijen, nefes, yani yaşam enerjisi olması hem de o hücrenin sağlıksız olması, hasta olması mümkün değil. Nefes terapi sistemlerinde bedenimize normalde çok daha fazla oksijen (yaşam) enerjisi girdiği için hastalıklı, yani içerisinde artık yaşam enerjisi, oksijen, sağlık kalmamış hücreler içlerine bu enerjinin girmesiyle canlanıyor. Sağlıksız olan hücreler sağlıklı hücreye dönüşüyor. Aslında çok basit bir süreç.

* * * * *

TOKSİNLER VÜCUTTAN NEFESLE ATILIYOR

Nefes terapisinin yararları neler?

Son yapılan bir araştırmalar her gün aldığımız toksinlerin yüzde 70’inin nefes ile atıldığını ortaya koyuyor.
Derin, tam nefes, aynı zamanda iç organlar ve karın kaslarına masaj yapıyor ve güçlendiriyor.
Yine araştırmalar gösteriyor ki diyafram nefesini öğrenen kalp hastaları kalp sağlıklarını önemli ölçüde iyileştirebiliyorlar.
Araştırmacılar yüksek tansiyon bulguları ve endişenin bilinçli nefes alarak hafifletilebildiğini kanıtladılar.
Etkin nefes almanın fiziksel faydalarının yanı sıra, bazı özel nefes alma teknikleri duygusal strese de yöneltilebilir.

Grup ve bireysel seanslarda Amerikalıların yüzde 90’ının, Türklerin ise yüzde 80’inin nefeslerini kısıtladıklarını gözlemledik. Kısıtlama, hoşumuza gitmeyen bir duyguyu kabullenmekten kaçınmak için nefesimizi tuttuğumuz zaman ortaya çıkıyor. Nefesimizi tutarak duygularımızı deaktive ediyoruz, böylelikle bu duygular baskılanıyor ve bilinçaltımızda saklı kalıyorlar. Bu duyguları baskılamaya devam etmek (yani hepsini içimizde tutmak) korkunç bir enerji gerektiyor ve bedenimizde kronik gerginliğe yol açıyor. İşte bu yüzden sabahları yataktan kalkmak için enerjimiz yok. İşte bu yüzden hastalanıyoruz, yaşlanıyoruz. Hücrelerimiz bu yüzden ölüyor.

Bastırılmış duyguları temizler
Transformal nefes tekniği nefesi açıp temizler:
Daha iyi sağlık: Detoksifikasyon kapasitesinin artışı
Daha çok enerji: Artan nefes
Daha çok denge: Güç ve bağışıklık oluşur.

Oksijence zengin kanın sağlıklı hücre yenilenmesi için anahtar olduğu kanıtlanmış bir şey, beslenmemizin önemli olduğu gibi. Duygusal ve zihinsel olarak transformal nefes bilinçaltını temizler. Stresi çözer ve rahat tepki vermenizi sağlar. Hücresel hafızadaki geçmişe ait tramvalarını temizler. Öfke, korku, tedirginlik, suçluluk ve üzüntü gibi bastırılmış duyguları temizler.

Transformal nefes tekniği sayesinde nefes alma şeklinizi derin ve tam bir diyafram nefesine dönüştürürsünüz. Bu süreçle hücresel hafızanızın tüm seviyelerindeki negatif enerjiler temizlenir ve bu daha canlı, genç ve kendinizle olduğu kadar başkalarıyla da daha rahat olmanızı sağlayar.

Transformal nefesin etkili olduğu alanlar nelerdir?

  • Bağımlılık, rehabilitasyon
  • Sigara
  • Görmede düzelme
  • Kanser
  • Astım
  • Doğum
  • Baş ağrıları ve migrenler
  • Depresyonlar
  • Sindirim problemleri
  • Sürekli yorgunluk
  • Kısırlık
  • Uykusuzluk
  • Kalp sağlığı
  • Korkular
  • Menstrüel (adet) dönemler
  • Panik ataklar
  • Stres
  • Cilt sorunları

 

Paylaş

Katkı ve yorumlarınızı ekleyin