Mide ilacı patlaması

0
35

Doktorlar en pahalı ilacı yazdı, Pariet adlı ilaç bir yılda 207 kat fazla sattı.

Hükümetin en önemli icraatlarından biri olan ‘üç sosyal güvenlik kuruluşunun tek sistemden sağlık hizmeti alması’ ve ‘SSK’lıların serbest eczanelerden ilaç alması’na ilişkin düzenlemenin faturasının ağır olduğu ortaya çıktı. Sadece Pariet® adlı mide ilacının satışı 2005 yılında 2004’e göre 207 kat artarken, SSK’nın altı ilaç için ödediği fatura da aynı yıl 13 kat artarak 8 milyon’dan 100 milyon YTL’ye çıktı. Eczacılar, ilaç ithalatçılarıyla üreticilerinin, ilaç satışlarını artırmak için prosedür boşluklarını iyi değerlendirdiklerine ve özel pazarlama taktikleriyle büyük kârlar elde ettiğine dikkat çekiyor.

30 Mayıs 2006 tarihinde Radikal’de yayınlanan bu anonim yazı sağlık sektöründeki soygunun yeni sisteme geçilmesi ile nasıl da katlandığını açıkça gösteriyor. Yazının sonunda editörümüz Prof. Dr. Ahmet Aydın’ın mide şikayetlerinizi büyük ölçüde düzeltecek beslenme tavsiyelerini okumayı da ihmal etmeyin.

Hükümetin en önemli icraatlarından biri olan ‘üç sosyal güvenlik kuruluşunun tek sistemden sağlık hizmeti alması’ ve ‘SSK’lıların serbest eczanelerden ilaç alması’na ilişkin düzenlemenin faturasının ağır olduğu ortaya çıktı. Sadece Pariet ® adlı mide ilacının satışı 2005 yılında 2004’e göre 207 kat artarken, SSK’nın altı ilaç için ödediği fatura da aynı yıl 13 kat artarak 8 milyon’dan 100 milyon YTL’ye çıktı. Eczacılar, ilaç ithalatçılarıyla üreticilerinin, ilaç satışlarını artırmak için prosedür boşluklarını iyi değerlendirdiklerine ve özel pazarlama taktikleriyle büyük kârlar elde ettiğine dikkat çekiyor.

11 Nisan’a dikkat

SSK Başkanlığı’nın 11 Nisan 2005’te yürürlüğe giren ‘İlaç Listesi ve Uygulama Talimatı’yla Nexium® ve Pariet® gibi ilaçlar üzerindeki ‘ilgili uzman doktorun reçete yazması’ kısıtlaması kalktı. Bazı vitaminler, mineraller ve oligo elementleriyle MR Kontrast maddelerle bazı ilaçlar ‘endikasyon eşdeğerleri’ listesinden çıkarıldı. 2004 SSK listesinde yer alan Nexium ve Pariet adlı ilaçlar için ‘ilgili uzman doktor reçetesi’ zorunluluğu 2005 listesinde yer almadı.

Böylece, onikiparmak ülseri tedavisinde kullanılan ve eşdeğerlerine göre pahalı olan iki ilacın da bütün uzman hekimlerce yazılabilmesinin önü açıldı. Nexium’un yerli eşdeğeri 6.9 YTL’ye alınabilirken hastalar Nexium®’u 56 YTL’ye alıp SSK’ya fatura etti.

Tüketim de fiyat da uçtu

SSK, kısıtlamaların kaldırılmasına uzman hekim yetersizliği ve tedavideki aksamaları gerekçe gösterse de 2004 yılı ile 2005’teki ilaç tüketiminde büyük patlama meydana geldi. Sadece çok kullanılan altı ilacın 2004’teki tüketimi 349 bin 738 kutuyken bu sayı 2005’te 4 milyon kutuya çıktı. SSK söz konusu altı ilaca 2004 yılında 7 milyon 850 bin YTL öderken bu rakam 2005’te 99 milyon 131 bin YTL oldu.

İlaç fiyatlarında da gözle görülür artış oldu. SSK’nın 2004’teki alım fiyatlarıyla SSK’lının serbest eczaneden alınan ilaçların fiyatları karşılaştırıldığında en düşük fark yüzde 104 oldu. Normopres®’in fiyatı yüzde 1415, Flubest® adlı ilacın fiyatı yüzde 1137 arttı.

‘İşin sırrı pazarlamada’

İstanbul Eczacı Odası tarafından çıkarılan Havan Dergisi’nin yazı kurulu üyesi Eczacı Ferda Göçener’e göre, Pariet® ve benzeri ilaçlardaki atlamanın sırrı, özel pazarlama yöntemlerinde saklı.

Pariet’nin Johnson&Johnson Sıhhi Malzeme Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. tarafından ithal edildiğini belirten Göçener, “Bu ilacın 2004 yılında eczanemde ciddi bir satışı olmadığını anımsıyorum. Ama 2005’te SSK reçetelerinin serbest eczanelere çıkmasıyla bu ilaç başta bazı ithal ilaçların satışında önemli artışlar yaşandı” dedi. Pariet’nin çok pahalı olduğunu vurgulayan Göçener şöyle konuştu:

“Herhangi bir uzman hekim tarafından reçetelendirilebilir hale gelen bu pahalı ilaç için ithalatçıları çok iyi bir çalışma yürütmüş olmalılar ki, ağrı kesicilerin mide üzerindeki olumsuz etkilerini gidermek için bile bu ilaç verilmeye başlandı. Oysa bu tür basit rahatsızlıkları gidermek için son derece etkili, ucuz ilaçlar vardı. Pariet’nin satış grafiği, 20 Aralık 2005’e dek artarak yükseldi. Bu tarihte verilen talimatla Pariet, ‘sadece ilgili uzman hekim’ tarafından yazılabilir ilaç listesine dahil edilince satışları da düştü. 15 Mayıs 2006’da bir başka talimat ise bu ilacın satışlarını neredeyse imkansızlaştırmış durumda.”
Göçener, “Bir ilacın kısa süre içinde bu kadar yüksek satış rakamlarına ulaşmasının sırrının, pazarlama teknikleriyle bağlantısı son derece açıktır” dedi.

Asıl yara şimdi açıldı

CHP Ordu Milletvekili Sami Tandoğdu, hükümetin ilaç kuyruklarını ortadan kaldırmak için yaptığı düzenlemenin IMF’nin önlem istediği sağlık harcamalarındaki artışa katkıda bulunduğuna dikkat çekti. Parlamentoda basın toplantısı düzenleyen Tandoğdu “Bir yıl önce dile getirdiğimiz sakıncalar, tahminimin de üzerinde gerçekleşti” dedi. IMF’nin hükümeti sıkıştırmasında temel etken olan sağlık harcamalarındaki artışın kökeninin SKK’nın avantajlı ilaç alım modelinin tasfiyesine dayandığını ileri süren Tandoğdu şöyle konuştu:

“2005 yılında yürürlüğe giren Kamu İlaç Alımı Protokolu ile 2004’te 6 katrilyon lira (6 milyar YTL) olan eczane pazarı, imalatçı-ithalatçı fiyatı üzerinden 2005’te 9 katrilyon liraya (9 milyar YTL) çıkmıştır. Sağlık Bakanımız da, ‘Hastanelerdeki ilaç kuyruklarını kaldırdık’ diye sevinmiştir. Ancak, şimdi görüyoruz ki bunun faturası Türkiye’ye çok ağır olmuştur.”

Prof. Dr. Ahmet Aydın’ın yorumu

Bir yılı aşkın zamandır sitemizde sık sık sağlık sektöründeki sağlıksız yapıyı eleştiren yazılar yayınladık. Yine müzmin (kronik) birçok hastalığın sağlıklı bir beslenme ile önlenebileceğini var olanların da tamamen düzeltebileceğini ya da büyük ölçüde hafiflettiğine birçok yazımızda ifade ettik.

2005 yılında yürürlüğe giren Kamu İlaç Alımı Protokolu’nün ilaç masraflarını arttıracağı gün gibi açıktı. Fakat Bakanlık eleştirileri gözardı etti. Sonuç ise ortada. 2004 yılında 6 katrilyon lira (6 milyar YTL) olan eczane pazarı, imalatçı-ithalatçı fiyatı üzerinden 2005’te 9 katrilyon liraya (9 milyar YTL) çıktı. Şimdi de bakanlık masrafları kesmek için vitamin ya da benzeri ilaçların parasını ödemeyeceğini söyledi. Zaten balık yağı, koenzim Q gibi birçok hastalık için faydalı olan takviyeleri zaten ödemiyordu.

Ama burada sadece bakanlık yetkililerini ve ilaç firmalarını suçlamak doğru değil. O reçeteleri yazan doktorlara ne demeli. Nasıl olsa hasta ödemiyor, yaz gitsin! Peki israrla ilaç yazdıran hastalar suçsuz mu? Aslında kabahat hepimizde. Devlet malı deniz, yemeyen domuz!

Son yıllarda ülkemizdeki tıbbi kongre bolluğu dikkatinizi çekmiştir. İlaç firmalarının finanse ettiği bu kongrelerin büyük bir bölümü maalesef bilimsel değil, turistik amaçlı. Al gülüm, ver gülüm!

Paylaş

Katkı ve yorumlarınızı ekleyin