Türkiye’de ekmeklere “Sağlığa Zararlıdır” ibaresi yazılmalı

0
294

6. SOFRALARIN GÖZDESİ Mİ, BEDENİN DÜŞMANI MI?

Bir kamu kurumunun amacı, yüksek kârlılık değil, yüksek kalitede ve toplum sağlığını önceleyen tam buğday ekmeği üretmek olmalı.

Ankara Halk Ekmeğin Web sitesinde ise “Normal Ekmek” olarak ifadelendirilen ama diyabetten obeziteye, biyolojik açlıktan kansere kadar çok sayıda soruna neden olan „Beyaz Ekmek,‟ “Sofraların Gözdesi” sloganıyla tanıtılıyor. Ayrıca katkısız tam buğday ekmeğinin fonksiyonu olan özellikler sanki kendi ekmeklerinin olan özellikleriymiş gibi sunuluyor.

Ankara Halk Ekmek A.Ş.‟nin 30 Ekim 2010 tarih 27744 sayılı Resmi Gazete yer alan ilanında “40 bin kg. margarin ve 60.000 kg. Datem (Diacetyl tartaric acid esters of mono glycerides) emülgatör alımı kapalı zarf ile teklif alma yoluyla ihale edilecektir” denilmekte…

Bütün bu bilgiler göstermektedir ki; Halk Ekmekler, toplum sağlığından çok belediyeler için bir gelir kapısına dönüşmüştür.

Türkiye‟nin en büyük 400 sanayi kuruluşundan biri olmasının yanı sıra kârlılığının yüksekliği ile övünülmekte… Oysa bir kamu kurumunun amacı, yüksek kârlılık değil, yüksek kalitede ve toplum sağlığını önceleyen tam buğday ekmeği üretmek olmalı. Halk Ekmek Genel Müdürü 24 Ağustos 2010 tarihinden Haber Türk kanalında yaptığı konuşmada “beyaz ekmek yemeyin” çağrısında bulunarak, beyaz ekmek tüketmek; obezite, şeker hastalığı, kanser, kalp hastalıkları gibi çok sayıda hastalığa neden olduğunu için tüketilmemesi önerisinde bulunuyor. Piyasadaki her esmer ekmeğin tam buğday unundan yapılmadığını belirten genel müdür, tam buğday unundan üretilen ekmek tüketilmesi uyarısında bulunmuş ve “tam buğday ununda B ve C vitamininin bulunur. Bu nedenle sağlıklı bir yaşam için sağlıklı ekmek tüketmek gerekir” demişti. Şaka gibi ama aynı 2 Farklı belediyelerde farklı adlarla da anılmaktadır.

genel müdürün fabrikası günde 1,5 milyondan fazla beyaz ekmek üretmekte ve bununla da övünmekte…

Bu Halk Ekmek Fabrikası, tüm Türkiye halkının çinko eksikliğini gidermek için TÜBİTAK‟a müracaat ederek destek talep ederken, ürettiği ekmek, ne yazık ki, kepek ve rüşeymi alınarak tabiî halindeki çinko dâhil çok sayıda besinden arındırılmış ekmek… Ankara Belediyesi‟nin Halk Ekmeği ise 15 yılda elde ettiği büyük gelir övünmektedir. Bütün bu gerçekler, Halk Ekmeklerin amaçlarının çok ötesinde bir konumda olduğunun en açık göstergesi…

8. EKMEKLERE “SAĞLIĞA ZARARLIDIR” İBARESİ EKLENMELİ

Günümüzde insanlar gıdanın niteliğinden çok niteciliği ile ilgililer.

Türkiye‟sinde ekmek, ne yazık ki en güvensiz ve en niteliksiz gıda sıralamasında ilk sıralarda yer almakta…

Günümüzde insanlar, gıdanın niteliğinden çok niteciliği ile ilgililer. Niteliksiz gıda, görünüşte insanlara oldukça ekonomik gelmektedir. Bugün 1 Kg et, 20-40 TL aralığında iken bir 1 kg köftenin 3 TL‟ye, 1 kg sucuğun 5 TL‟ye satılmasıyla kimse ilgilenmemekte… Bütün bunlar gerektiğinden fazla miktarda ve gerektiğinden fazla çeşitlilikte tüketmekten kaynaklanmakta… Niteliksiz ürünler, insanların fiziki açlığını giderirken ‘biyolojik açlık’ meydan getirmekte…

Biyolojik açlık ise topluma çok pahalıya mâl olmakta. Bugün kanser, diyabet, obezite, kalp/damar, siroz, hepatit, böbrek, mide, karaciğer hastalıkları öylesine yaygın hâle gelmiştir ki; bunlarla mücadele ne yazık ki toplumsal bilincin artırılması, nitelikli ve güvenli gıda şeklinde olmak yerine, hastalanırsa doktor var, ilaç var’ şeklinde düşünülmekte ve gıdadan sağlanamayan besin ve sağlık ilaçtan elde edilmeye çalışılmaktadır.

Bu tür sorunların en büyük müsebbibi hiç kuşkusuz beyaz ekmek, ekmeğe eklenen katkı maddeleri ve ekmek hijyeni eksikliğidir. Bugün gıda teröründen söz edeceksek öncelikle ekmekte terörden söz etmek gerekir. Çünkü bu hem en kolay çözülebilecek, hem en kolay mücadele edilecek, hem de bu sorunun çözümü gıda terörün yüzde ellisinin çözümü olacaktır.

Günlük besininin yüzde 50‟ye yakınını ekmekten sağlayan bir toplumda, en sağlıklı olması gereken ve en öncelikle çözüme kavuşturulması gereken şey ekmek değil de nedir? Günümüz Türkiye‟sinde ekmek, ne yazık ki en güvensiz ve en niteliksiz gıda sıralamasında ilk sıralarda yer almaktadır. Bu nedenle Türkiye‟nin acilen “Ekmek Eylem Planı” hazırlaması gerekmektedir.

Bu eylem planı hazırlanıp, Türkiy’nin ekmeği hem besin değeri, hem de gıda hijyeni açısından sorunsuz veya sorunları en aza indirgeninceye kadar ekmeklere “sağlığa zararlıdır” ibaresi eklenmeli ve bu ibarenin de neden eklendiği izah edilmeli! Böylece toplumun maruz bırakıldığı tehlikeyi öğrenmesi sağlanmalı…

Aslında hem bu önerinin ilk sahibi biz değiliz, hem de yalnız değiliz. İngiliz milletvekili Richard Taylor, insan sağlığı için belirli zararları olan gıdaların üzerine -sigarada olduğu gibi ’sağlığa zararlıdır’ ibaresinin konulmasını önerisini getiren ilk kişidir. Nasıl ki sigaradaki terörün hamisi devletse ve devlet bu konuda sigara sağlığa zararlıdır, öldürür, kısırlaştırır gibi ifadeleri sigaralara yazmakta mahsur görmüyorsa -ki yapılan eksik olmakla beraber son derece doğrudur- aynı şeyi ekmek içinde bittabi yapabilir ve yapmalıdır. Yaptığı takdirde hem ilk desteği biz vereceğiz hem de propagandasını yapacağız.

Çünkü elimizdeki araştırma verileri de göstermektedir ki, ekmekteki besin değeri bir yana, üretimden tüketime kadarki tüm süreçlerde ekmek, her türlü virüs ve bakteriye maruz kalan neredeyse tek gıdadır. Bu nedenle ne yazık ki ekmek, toplum sağlığını diğer gıdalarından zararlılardan daha fazla tehdit etmektedir. Buna bir de hiçbir besleyiciliği olmayan beyaz un ve ondan mamul beyaz ekmeği de eklediğinizde, hem nimeti insanlara doğrultulan „sessiz silaha dönüştürdüğümüz görülecek, hem de önlem alınmazsa katliam gibi acılar yaşamayı sürdüreceğiz. Bu rapor; siyasete bürokrasiye, üreticiye hatta tüketiciye özetle hepimize bir ültimatomdur.

8. NE YAPILMALI?

Ekmeklere “sağlığa zararlıdır” ibaresi eklenmeli ve bu ibarenin de neden eklendiği izah edilmeli!

– İlk iş, ekmek tebliği değiştirilmeli ve ekmeğin etiketine “dikkat bu ekmek sağlığa zararlıdır” ibaresinin yazılması zorunlu hâle getirilmeli…

– Sayın Cumhurbaşkanımızın himayesinde acilen bir ekmek kongresi düzenlenmeli ve bu kongrede üretici ve devlet mekanizmaları hiç konuşmamalı…

– Bürokrasi -yani Sağlık, Gıda, Ticaret Bakanlıkları-‟nin ilgili birimleri bu kongrenin sonuçlarını iç mekanizmalarında değerlendirmeli…

– Tebliğcilerinde aralarında bulunduğu bir komisyon “Ekmek Kanunu” taslağı hazırlamalıdır.

– TBMM toplumdan gelen bu taslağı, kuşa çevirmeden hatta hiç müdahale etmeden yasalaştırmalı…

– Mevcut üreticiler kanunun koyduğu hükümlere aykırı uygulamalarını derhal giderip üretimlerini devam etmeli aksi halde faaliyetten men edilmeli…

9. NASIL BİR UN, NASIL BİR EKMEK?

(1)- Kepeği, rüşeymi ve endospermi ayrılmadan ve hiç katkı ilavesi yapılmadan “ekmeklik tam buğday unu” üretilmesi zorunlu kılınmalı…

(2)- Temel ekmek3, yalnızca ekmeklik tam buğday unu, su, rafine edilmemiş kaya tuzu, ekşi mayadan veya mayasız üretilmeli…

3 İstanbul Halk Ekmek tarafından az miktarda üretilen Organik Tam Buğday Ekmeği bu tanıma uyan en nitelikli ekmektir. İstanbul Halk Ekmek diğer ekmek türlerinin üretimine son vererek bu ekmeği üretmeli ve daha ekonomik arz etmelidir.

(3)- İster fırında satılırken, isterse satış noktasında ekmek koşulsuz olarak ekmek ambalajı ile satılmalı…

(4)- Belediyelerin Halk Ekmek işletmeleri Ekmek Kanunu kapsamına alınarak ticari bir kuruluş olmaktan çıkarılıp, piyasa regülâsyonu sağlayan işletmelere dönüştürülmeli. Bu işletmelerin yönetiminde Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi benzeri sivil aktörlerden de temsilciler yer almalı…

10. NETİCE

İlk sıraları ABD, Kanada, İngiltere ve Avustralya‟nın paylaştığı Worldwatch Enstitüsü‟nün 177 ülkenin verilere dayanarak yaptığı araştırmaya göre dünya çapında 2 milyar insan obez,  1,2 milyar kişi ise şişman. Yani dünyada iki kişiden biri şişman veya obez dolayısıyla sadece çok yemekten kaynaklı sağlık sorunları yaşıyor. Diğerleri ise niteliksiz gıdalarla beslenme cezasına çarptırılmışlar.

Türkiye obezite de dünya 8‟inci iken maalesef Avrupa 1‟incisi. Türkiye Obezite Araştırma Derneği‟nin verileri erkeklerin yüzde 24 kadınların da yüzde 31 oranında obez olduğunu ve Türkiye‟de nüfusunun yüzde 66’sının obezite tehdidi altında olduğunu gösteriyor. Amerika obezite tedavisi için yıllık 200 milyar dolar harcarken Türkiye ise sadece devlet en az 5 milyar dolar harcıyor. Ve tabiî ki diğer sağlıksız gıdalar için de…

Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre dünya çapında 300 milyondan fazla insan obeziteden kaynaklı ‘tip- 2’ şeker hastası. Sağlık Bakanlığı‟nın sitesinde yer alan verilere göre Türkiye‟deki diyabet hastası 5 milyonu diyabet için yapılan harcama miktarı ise 15 milyar Euro‟yu aşmış durumda Amerika Hastalıkları Önleme ve Kontrol Merkezi de obezite nedeniyle 2050 yılına kadar tüm dünyada her 3 kişiden birinin şeker hastası olabileceğini belirtiyor.

Bütün bu verilere rağmen dünya üretilen gıdaların yetersizliğinden söz edilmesi trajik ve de kara mizah örneği. Mesela 10 milyon insanın yaşadığı Somali‟nin gayri safi hâsılası 5,5 milyar iken Türkiye‟nin obezite ile mücadele için harcadığı rakam 5 milyar dolar.

Türkiye’nin önünde iki seçenek var! Ya bu şekilde sağlıksız ekmek tüketerek, sağlıksız bir toplum olmayı ve her yıl yüzlerce insanını tıp endüstrisi ve ilaç firmalarına yem etmeyi sürdürecek ya da bu terörü ciddiye alıp -öncelikle- ekmek sorununu çözecektir.

Ancak bu çözüm, Gıda tarım ve Hayvanlık Bakanlığı‟nın Temmuz 2012‟de yapacağını açıkladığı beyaz una kepek eklemesi ile çözülebilecek bir mesele değildir. Bilakis Bakanlığın bu düşüncesi tehlikenin üstünün örtülmesi dolayısıyla sorunun büyütülmesinden öte bir anlam taşımaz. Bu toplum artık özellikle de sağlığı ile ilgili konularda „ben yaptım oldu‟ şeklindeki dayatmalara karşı durmak zorundadır. Aksi halde beklenen gelecek gelse de sağlıklı olmayacaktır.

Bu konuda en büyük görev Sayın Cumhurbaşkanımız, Başbakanımızın yanı sıra bizlere düşmektedir.

Bu amaçla ekteki „Ekmek Tebliği‟ önerisi hazırlanmıştır.

Mart 2012

SAĞLIK VE GIDA GÜVENLİĞİ HAREKETİ

EKMEK VE EKMEK ÇEŞİTLERİ TEBLİĞİ ÖNERGESİ

Amaç

Madde 1- Bu Tebliğin amacı, insan tüketimine sunulan ekmek ve ekmek çeşitlerinin üretim, muhafaza, taşıma ve pazarlanmasında nitelik ve sağlık özelliklerini belirlemektir.

Kapsam

Madde 2Bu Tebliğ, yufka, bazlama, pide, simit ve benzerleri dışındaki insan tüketimine sunulan ekmek çeşitlerinin üretimini kapsar.

Dayanak

Madde 3- Bu Tebliğ, 11.06.2010 tarihli ve 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu‟nun 23‟üncü maddesine dayanılarak hazırlanmıştır.

Tanımlar

Madde 4Bu Tebliğde geçen;

a) Ekmek: Katkısız tam buğday ununa; su, tuz ve ekşi maya ilave edilip yoğrulması, şekillendirilmesi, fermantasyona bırakılması ve pişirilmesi ile yapılan ürünü,

b) Çavdarlı Ekmek: Katkısız tam buğday ununa, yüzde 50 oranında çavdar unu, su, tuz ve ekşi maya ilave edilip yoğrulması, şekillendirilmesi, fermantasyona bırakılması ve pişirilmesi ile yapılan ürünü,

c) Yulaflı Ekmek: Tam buğday ununa yüzde 25 yulaf unu, su, tuz ve ekşi maya ilave edilip yoğrulması, şekillendirilmesi, fermantasyona bırakılması ve pişirilmesi ile yapılan ürünü,

ç) Tahıl Ekmeği: Tam buğday ununa yüzde 15 çavdar, yüzde 15 yulaf, su, tuz ve ekşi maya ilave edilip yoğrulması, şekillendirilmesi, fermantasyona bırakılması ve pişirilmesi ile yapılan ürünü,

d) Çeşnili ekmek: a ve b bendinde tanımlanan karışıma, tahıl unları, zeytinyağı, susam, tahin, ceviz, zeytin ve benzeri maddeler katılarak yapılan ürünleri,

e) Tam buğday unu: Buğdayın yıkanması haricinde, un haline getirildikten sonra kepek, rüşeym ve endospermi ayrılmaksızın elde edileni ve herhangi bir katkı eklenmeyen buğday ununu,

f) Ekşi maya: Geleneksel yöntemlerle buğday veya diğer tahıl unları kullanılarak hazırlanmış ve doğal ekşi hamur bakterileri ile fermente edilmiş ürünü,

g) Çeşni maddesi: Sert kabuklu meyveler, kurutulmuş meyveler, yağlı tohumlar, bal, pekmez, tahin, peynir altı suyu tozu, baharat, yumurta, patates gibi yenilebilir diğer ürünleri,

ğ) Su: 17.02.2005 tarihli ve 25730 sayılı Resmî Gazete‟de yayımlanan “İnsani Tüketim Amaçlı Sular Hakkında Yönetmelik”te yer alan özelliklere uygun insani tüketim amaçlı suları,

h) Tuz: Rafine edilmemiş öğütülmüş kaya tuzu

i) Yabancı madde: Ekmek yapımı sırasında kullanılmasına izin verilen maddeler dışında ekmekte bulunabilecek gözle görülebilen veya görülemeyen her türlü maddeleri, ifade eder.

Ürün özellikleri

Madde 5- Bu Tebliğ kapsamındaki ürünlerin özellikleri aşağıda verilmiştir:

a) Dışından bakıldığında iyi pişmiş, kendine has görünüşte, kokuda ve kabuk renk dağılımı olabildiğince homojen olmalı, basık ve yanık olmamalıdır.

b) Kesildiği zaman iç kısımdaki gözenekler mümkün olduğunca homojen olmalı, büyük hava boşlukları bulunmamalı, hamur ve yapışkan olmamalı, karışmamış halde un, tuz ve diğer bunların topakları ve yabancı madde bulunmamalı, rengi buğday veya ilgili tahıl renginde olmalı ve homojen olmalı, kendine has tat ve kokuda olmalı, yabancı tat ve koku olmamalıdır.

c) Ekmek, en az 300 gram ağırlıktan başlayarak 100‟er gram arttırılmak suretiyle piyasaya sunulur. Özel toplu tüketim yerleri için çeşitli sözleşme ve taahhütler çerçevesinde üretilen, doğrudan tüketiciye sunulmayan ekmekler muhtelif ağırlıklarda üretilebilir.

Katkı maddeleri

Madde 6- Bu Tebliğ kapsamında yer alan ürünlerde “Türk Gıda Kodeksi Yönetmeliği” izin verse de 4. maddede maddelerin dışında bir katkı maddesi kullanılamaz.

Bulaşanlar

Madde 7- Bu Tebliğ kapsamında yer alan ürünler, Türk Gıda Kodeksinin gıda maddelerindeki bulaşanların maksimum limitlerinin belirlendiği ilgili mevzuatındaki hükümlere uygun olmalıdır.

Pestisit kalıntıları

Madde 8- Bu Tebliğ kapsamında yer alan ürünlerdeki Pestisit kalıntı miktarları, Türk Gıda Kodeksinin Gıda Maddelerinde Bulunmasına İzin Verilen Pestisitlerin Maksimum Kalıntı Limitleri ile ilgili mevzuatında yer alan hükümlere uygun olmalıdır.

Hijyen

Madde 9- Bu Tebliğ kapsamında yer alan ürünler Türk Gıda Kodeksi Yönetmeliği‟nin Gıda Hijyeni bölümüne, Türk Gıda Kodeksinin Mikrobiyolojik Kriterler ile ilgili mevzuatında yer alan hükümlere ve bu tebliğin Ek 2‟sine uygun olmalıdır.

Ambalajlama ve etiketleme-işaretleme

Madde 10-

a) Bu Tebliğ kapsamında yer alan ürünlerin ambalajlanması ve işaretlenmesi “Türk Gıda Kodeksi Yönetmeliği”nin Ambalajlama ve Etiketleme-İşaretleme bölümüne uygun olarak ambalajlanacak, etiketlenecek ve işaretlenecektir.

b) Ekmek çeşitleri, ekmek için özel tasarlanmış kâğıt ambalajla tüketime sunulur.

c) Ekmek ambalajında üretici firma adı, adresi, üretim yeri, net ağırlığı, içeriğin tam adları ve yüzdelikleri, Gıda, tarım ve Hayvancılık Bakanlığı‟nın üretim izin tarih ve sayısı ile ilgili bilgiler içeren etiketler tüketicinin göreceği yerlerde bulundurulmalı veya ekmek ve ekmek çeşitleri ile birlikte tüketiciye sunulmalıdır. T: 532.589 7 444 iletisim@gidahareketi.org www.gidahareketi.org Vatan Cad. Şehit Pilot M. Nedim Sk Evirgenler İşhanı No 5 Kat 6 Aksaray Fatih – İSTANBUL Gıda Hareketi – Ekmek Raporu – 17 / 17

ç) Tuzsuz ekmek üretilmiş ise ambalajın ön yüzünde „tuzsuz‟ olduğu belirtilir.

d) Coğrafi işaretleme ile ilgili kurallara aykırı olmamak kaydıyla yöresel/ülkesel adları ile bilinen ekmekler bu isimlerle üretilebilir.

Taşıma ve depolama

Madde 11- Bu Tebliğ kapsamında yer alan ürünlerin taşınması ve depolanmasında, “Türk Gıda Kodeksi Yönetmeliği”nin Gıdaların Taşınması ve Depolanması bölümündeki kurallara uyulmalıdır.

Numune alma ve analiz metotları

Madde 12- Bu Tebliğ kapsamında yer alan ürünlerden Türk Gıda Kodeksinin numune alma ve analiz metotları ile ilgili mevzuatına uygun olarak numune alınmalı, ulusal veya uluslararası kabul görmüş analiz metotları uygulanmalıdır.

Tescil ve denetim

Madde 13- Bu Tebliğ kapsamında yer alan ürünleri üreten ve satan işyerleri; tescil ve izin, ithalat işlemleri, kontrol ve denetim sırasında bu Tebliğ hükümlerine uymak zorundadır. Bu hükümlere uymayan işyerleri hakkında, 560 sayılı “Gıdaların Üretimi, Tüketimi ve Denetlenmesine Dair Kanun Hükmünde Kararname” hükümlerine göre yasal işlem yapılır.

Denetim

Madde 14- Bu Tebliğ kapsamında yer alan ürünleri üreten, piyasaya arz edenler ve ithal edenler bu Tebliğ hükümlerine uymak zorundadır. Bu hükümlere uymayan işyerleri hakkında gerekli işlemler, 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu hükümlerine göre Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından yapılır.

Yürürlükten kaldırılan mevzuat

Madde 15- Bu Tebliğle; 20.08.1997 tarihli ve 23086 sayılı Resmi Gazete‟de yayımlanarak yürürlüğe giren “Türk Gıda Kodeksi -Ekmek ve Çeşitleri” Tebliği, 12.09.1997 tarihli ve 23108 sayılı Resmi Gazete‟de yayımlanan 97/8 No‟lu Tebliğ, 10.07.1998 tarihli ve 23398 sayılı Resmi Gazete‟de yayımlanan “Türk Gıda Kodeksi – Ekmek ve Çeşitleri Tebliği‟nde Değişiklik Yapılması Hakkında Tebliğ” yürürlükten kaldırılmıştır.

Geçici Madde 1- Halen faaliyet gösteren ve bu Tebliğ kapsamında yer alan ürünleri üreten ve satan işyerleri 1 ay içinde bu Tebliğ‟in 10 uncu maddesinde yer alan etiketleme hükümlerine uymak zorundadır.

Yürürlükten kaldırılan mevzuat

Madde 14 – Bu Tebliğle 04.01.2012 tarihli ve 28163 sayılı Resmi Gazete‟de yayımlanarak yürürlüğe giren “Türk Gıda Kodeksi -Ekmek ve Çeşitleri” Tebliği yürürlükten kaldırılmıştır.

Yürürlük

Madde 16- Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

Madde 17- Bu Tebliğ hükümlerini Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı yürütür.

Gıda hareketi ekmek raporu

http://www.gidahareketi.org/Files/Ekmek%20Raporu.pdf

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.