Gebelik döneminde hangi şeker daha zararlıdır ?

0
362

Gebelikte şeker yükleme tartışmalarını hepimiz biliyoruz. Ben bu tartışmaya mekanizmalar açısından bakmak istiyorum. Gebeliğin 24-28. Haftasında şeker yükleme testi sırasında anneye 50 gram glukoz içirilir. Yüksek miktardaki glukoz karşısında hem annede hem de bebekte insülin salgılanır. Annenin insülini bebeğe geçemez. Hem annede hem bebekte artan insulin salgısı eğer annede gebelik diyabeti yoksa kan şekerinin yüksek değerlere ulaşmasını önler. Annenin insülini bebeğe geçemezken annede yükselen şekerin % 80 i bebeğe geçer. Ancak bebekte de insülin salgılanarak kan şekerindeki yükselmeye karşı bebeği korur (Şekil 1). Örneğin annenin şekeri yükleme sırasında 160 mg/dl ye yükseldi ise bebeğin bu sıradaki kan şekeri en yüksek 128 mg/dl olabilir.  Kısaca şeker yükleme testi ile bebeğin zarar görmesi birkaç mekanizma ile önlenmektedir. Annede şeker yüklemenin 2.saatinde sonra hipoglisemi dediğimiz şeker düşüklüğü oluşursa (özellikle diyabet adayı annelerde insülin direncine bağlı) bu bebeği olumsuz etkileyebilir. Çünkü annedeki kan şekeri ne ise bebekteki kan şeker düzeyi annedekinin % 80 i dir. Eğer annede gebelik diyabeti var ise annedeki uzun süreli süreğen, kan şekeri yüksekliği ile bebek baş edemez ve zarar görür. Gebelik diyabetinde anneye şekerden kısıtlı diyet verilir, gerekirse insülin tedavisi başlanır.

gebeinsulin

Şekil 1. Gebelikte glukoz metabolizması

Tarama testi sırasında glukoz içmenin önemli bir zararı olduğunu tüm bu mekanizmalardan dolayı düşünmüyorum. Tarama testi gerekliği ve etkinliği ise ayrı bir tartışma konusudur. Ben aslında dikkatinizi başka bir noktaya çekmek istiyorum. Gıda sanayicileri son yıllarda en ucuz şekerin peşine düştüler. Artık çay şekeri (sükroz) yerine ondan çok daha ucuz olan mısır şurubunu kullanıyorlar. Belki farkında değilsiniz mısır şurubu çok uzun zamandır midemizde. Ketçap, toz kahve kreması, bisküvi, kola, gazoz, şekerleme, meyve suyu, hazır çorba, çikolata, gofret, puding, hazır kek üretiminde, şekerden daha ucuz olduğu için mısır şurubu kullanılıyor.

Avrupa Birliği (AB) ülkelerinde mısır şurubu şekeri için ortalama %2’lik kota bulunurken, şeker pancarından şeker üretiminde birinci ve ikinci sırayı paylaşan ülkelerden Fransa’da bu oran %0.42, Almanya’da ise %0.89’dur. Türkiye’de 2001 yılında çıkarılan Şeker Yasası ile bu kota %10 olarak belirlenmiş ve Bakanlar kuruluna bu miktarı %50 artırma ve azaltma yetkisi verilmiştir. Bakanlar Kurulu da bu yetkiye dayanarak mısır şurubu şekeri kotasını derhal %50 artırarak %15’e çıkarmıştı. Türkiye seçimlere kilitlenmişken 3 Haziran’da Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Bakanlar Kurulu Kararı ile mısır şurubu şekeri üretim kotası yüzde 30 oranında arttırıldı. Türkiye’nin yıllık mısır üretimi 2 milyon ton ve tüketimi ise 3 milyon ton civarındadır. Yani Türkiye mısır açığını kapatmak için her yıl 1-1.5 milyon ton mısır ithal etmek zorundadır. Bu ithalatın büyük bölümü de Arjantin ve Amerika Birleşik Devletleri (ABD) gibi genetiği değiştirilmiş(transgenik) mısır üreten ülkelerden yapılmaktadır. AB ülkelerinde transgenik ürünler üzerinde hassasiyetle durulurken ülkemizde bu konu maalesef gündeme dahi gelmemektedir.

Gelişmiş olan ülkelerin ciddi sınırlama yapmış olduğu bu ucuz şekerde Türkiye kobay ülke konumundadır.

Fruktoz, bal, meyva suyu ve çay şekerinde bulunur. Mısır şurubu şekeri yüksek miktarda fruktoz ve glukoz içeren bir tadlandırıcıdır. Fruktoz glukozdan farklı olarak insulin salınımına neden olmayan bir şekerdir. Fruktoz glukoza göre 10 kat daha fazla plasentadan bebeğe geçer. Fruktoz glukozadan farklı olarak hücre içine girmek için insuline ihtiyaç duymaz. Bebeği yüksek fruktoztan hiç bir şey koruyamaz. Bu özelliklerinden dolayı hatta bir dönem diyabet hastalarında tadlandırıcı olarak kullanılmıştır (1).

gebe

Gebelikte aşırı fruktoz tüketimi bebeğin öğrenme ve hafızasını etkiliyor

Yeni bir çalışmada gebelik ve laktasyon sırasında annenin tüketmiş olduğu früktozun doğan çocukta ileri dönemde öğrenme ve hafızayı olumsuz etkilediği bildirildi. BDNF, nöronlar arası bağlantısının şekillenmesi ve güçlenmesini sağlayan bir beyin büyüme faktörüdür. Annenin yüksek früktoz tüketiminin fötüs beyninde hipokampus adı verilen hafıza bölgesinde BDNF adı verilen faktörün azalmasına neden olduğu gösterildi (2).

Gebelikte aşırı früktoz tüketimi anneyi, bebeği, plasentayı etkiliyor

Gebelikte yüksek miktarda früktoz kullanımının plasentayı olumsuz etkilediği, fetüs büyümesini bozduğu, erişkin dönemde obezite ve diyabet gelişimine meyil oluşturduğunu gösteren bir diğer çalışma yakınlarda yayınlandı. Fruktoz glukozdan farklı olarak enerjiye dönüştürülmek yerine doğrudan trigliseride dönüştürülerek depolanır. Bu dönüşüm sırasında ATP tüketilir ve ürik asit düzeyi yükselir. Annede biriken yağ ve ürik asit düzeyindeki artış hipertansiyon, idrar ile protein atılımında artış, gebelik diyabeti gibi metabolik sorunlara neden olduğu ileri sürülmektedir (3).

Gebelikte aşırı früktoz tüketimi bebekte dopamin dengesini bozuyor

Bir diğer fare çalışmasın gebelikte yüksek sukroz (Glukoz + Fruktoz) tüketiminin bebek farede dikkat eksikliği benzeri bir durum oluşturduğu gösterilmiştir. Gebelikte yüksek früktoz ile karşılaşmış bebek farenin beyninde belirli bölgelerinde dopamin taşıyıcısının (dopamin transporter) arttığı, dopamin reseptör sayısının azaldığı bildirilmiştir (4).

Görüldüğü gibi artık yeni bir sorunumuz var ve bu konunun gündeme alınması gerekiyor.

 

Doç.Dr. Hasan Önal

 

 

Kaynaklar

  1. Havel PJ. Dietary fructose: implications for dysregulation of energy homeostasis and lipid/carbohydrate metabolism. Nutr Rev 2005;63:133–57.
  2. Wu KL, Wu CW, Tain YL et all. Environmental stimulation rescues maternal high fructose intake-impaired learning and memory in female offspring: Its correlation with redistribution of histone deacetylase 4. Neurobiol Learn Mem. 2016 Apr;130:105-17.
  3. Zeenat A. Asghar et al, Maternal fructose drives placental uric acid production leading to adverse fetal outcomes, Scientific Reports (2016).
  4. Choi CS, Kim P, Park JH, Gonzales EL, Kim KC, Cho KS, Ko MJ, Yang SM, Seung H, Han SH, Ryu JH, Cheong JH, Shin CY. High sucrose consumption during pregnancy induced ADHD-like behavioral phenotypes in mice offspring. J Nutr Biochem. 2015 Dec;26(12):1520-6.

 

Paylaş

Katkı ve yorumlarınızı ekleyin