Gıda emperyalizmine karşı yılmaz ve yalnız savaşçı: Doç. Dr. Osman Nuri Koçtürk

0
112

Ülkemizde gıda emperyalizmine karşı ilk savaş açan kişi Doç. Dr. Osman Nuri Koçtürk. Yarım asır önce gıda sanayinin komplosunu görmüş ve neredeyse bunlara karşı tek başına mücadele etmiştir. Bültenimizin mevcut sayısını hayatı boyunca doğru bildiği yoldan şaşmayan ve o nedenle başı dertten bir türlü kurtulamayan bu yılmaz ve yanlız savaşçıya ayırdık.

Osman Nuri Koçtürk

Osman Nuri Koçtürk, 1918’de İzmir’in, Karşıyaka ilçesinde annesi Naime Hanım ve babası Sadi Bey’in ilk çocuğu olarak dünyaya geldi. Babası Sadi Bey’in Karşıyaka’da bostan ve zeytinlikleri vardı. Gelirleri …üretim koşullarına göre dalgalanan orta halli bir aile idiler.. Osman Nuri Koçtürk, ilk öğrenimini Karşıyaka İlkokulu’nda ve orta öğrenimini İzmir Erkek Lisesin’de tamamladı. Yüksek öğrenimi için Ankara’yı seçen Osman Nuri Koçtürk 1943 yılında Ankara Üniversitesi Veteriner Hekimliği Fakültesinden askeri veteriner olarak mezun oldu.

Aynı yıl İzmir’den nişanlı olduğu Kız Teknik Yüksek Öğretmen Okulu mezunu, Ev İdaresi ve Yemek ögretmeni Sabire Yaylalı ile evlendi. Bu evlilikten, Tahire (1945) ve Cafer (1954) iki çocuğu oldu. Nüket Akça ile yaptığı ikinci evliliğinden de Ata (1959) adında ikinci bir kız çocuğu dünyaya geldi.

Mezuniyetinin ardından, ilk görev yeri, Mardin-Midyat hudut alayı veterinerliği oldu. 1943-46 yılları arasında Güney Doğu’da hizmet verdi. Bu görevinin ardından, Ankara’da biyokimya dalında doktora tezini sundu ve doktor unvanını aldı. 1949-1953 yılları arasında incelemelerde bulunmak üzere ABD’ne gönderildi ve Missouri Üniversitesi Beslenme Kürsüsünde çalışmalarda bulundu.

Ankara’ya döndükten bir süre sonra askerlik görevinden ayrıldı. Milli Eğitim Bakanlığı, Tarım Bakanlığı gibi kuruluşlarda çalışmalarda bulunan Osman Nuri Koçtürk, Et ve Balık Kurumu Genel Müdürlüğü’nde görev yaptı. Bu arada beslenme konusunda bilimsel içerikli, yayınlar yapmaya ve konferanslar vermeye başladı.

Hayatı boyunca doğru bildiği yoldan şaşmayan ve o nedenle başı dertten bir türlü kurtulamayan Osman Nuri Koçtürk’ün bilinen ilk isyanı, ABD’nin ”güya!” ilkokul çocuklarının beslenmesi amacıyla ”yardım” adı altında Türkiye’ye gönderdiği ”üretim artığı” süt tozlarının kullanımına ve dağıtımına karşı çıkması olmuştur.

Osman Nuri Koçtürk’e göre bize ”yardım” olarak yutturulan bu süt tozlarının parasını aslında biz zaten ödüyorduk. Üretim artığı bu süttozlarına ”yardım” denilmesinin nedeni, parayı Amerikan doları olarak doğrudan Amerikan bankalarına değil de ABD’nin Türkiye’deki banka hesaplarına yatırılmasından başka birşey değildi. Para yurtdışına çıkmıyor diye Amerika’lılar ”sözümona!” iyilik etmiş oluyorlardı.

Amerikalı çiftçilerin üretim fazlası sütlerine hem para veriyor, hem de onlardan müteşekkir olmamız bekleniyordu.

Üstelik süttozlarına kalite kontrolu falan da yapılmıyordu. Bu ürünler sıklıkla piyasaya sürülüyor, yoğurt yapımında kullanılıyor ve tüketici bir kez daha aldatılıyordu. Kaldı ki bizim süttozuna ihtiyacımız da yoktu, üretim fazlası bu tozlar bizim sütçülüğümüzü de baltalıyordu.

Osman Nuri Koçtürk bunlari her yerde yazdı-çizdi-anlattı ve süttozlarının itibarı iki paralık oldu (Ahmet Aydın’ın notu. Bu süt tozlarında kanser yapabilen aflotoksin mantarı ürediği için yıllar sonra yasaklanmıştır).

Osman Nuri Koçtürk’ün ikinci büyük tepkisi, soya ürünleriyle birlikte geldi. 1960 başlarında ABD soya fasulyesi üretiminde dünya birincisi olmuştu ve ABD soya ürünlerine dünya çapında bir pazar açma çabası içindeydi.

Soya fasulyesi, iyi, kaliteli bir nebati protein, yağ ve posa içeren, çok yönlü, besleyici, ayrıca toprağı besleyen bir üründü. Amerikalılar soyanın bu özelliklerini öne çıkararak ”yardım” adı altında Türkiye’ye çok çok ucuza soya yağı satmaya başladılar. Bu bol kazançlı satış, soya yağının ucuz olması nedeniyle kamuoyuna yine Amerikan yardımı diye pompalanıyordu…

Piyasalara sunulan ucuz soya yağları ile üretilen ”yerli!” margarin pazarı, o yıllarda tereyağı gibi katı yağların damar sertliği yaptığı araştırmalarını ve tezlerini de arkalarına alarak kârlı ve mükemmel bir pazara ilk adımlarını attılar.

Osman Nuri Koçtürk’e göre, bu gelişmelerle birlikte, damar sertliğine yol açmayan, her biri ayrı tat, güzellik ve özellikte mis gibi zeytinyağlarının üretildiği bu canım memlekette, kendi ürettiğimiz değerlerin kıymetini bileceğimiz yerde, artık soya orjinli margarinlerle beslenmeye başlamıştık. Üstelik beklenilenin tersine, kalp hastalıkları riski beklenildiği gibi azalmamış, ciddi bir biçimde artmaya da başlamıştı.

Koçtürk, bu dönemde, soya yağına karşı radyo ve basında mücadelesini sürdürürken, Türk halkına verdiği mesajlar arasında tarhana çorbasını tavsiye etmeye başladı. Tarhana çorbasının besleyici değerini halkımıza anlatmaktan usanmayan Koçtürk, 1960’lı yıllarda TRT radyolarında (henüz televizyon yoktu) yaptığı konuşmalarda sık sık tarhanayı gündeme getirmesi nedeniyle Türkiye’nin üç Osman’ından ( Poltikacı Osman Bölükbaşı:TRT Osman, İzmir Belediye Başkanı Osman Kibar: Asfalt Osman, Beslenme Uzmanı: Tarhana Osman) biri olarak anılmaya başlandı.
Yazık ki yerli pazarımızın en değerli ürünlerinden biri olan zeytinciliğimiz de emperyalizmden beslenen margarincilerinlerin rekabeti karşısında geriliyor, kan kaybediyordu… Halkımız ”Zeytinyağlı yiyemem aman, basma da fistan giyemem aman..” şarkılarıyla yönlendiriliyor, zeytinliklerimiz sökülmek isteniyordu…

Margarinlere karşı zeytinyağını savunan Osman Nuri Koçtürk, bu mücadelesine kızan çevreler tarafından Konya’da bir köşeye sıkıştırılarak öldürülmek isteniyor, ancak bu saldırıdan büyük bir şans eseri kurtuluyordu.

Osman Nuri Koçtürk’ün yönetenlerin hoşuna gitmeyen üçüncü savaşı, ışınlanmış ”Sonora buğdayı” na karşı oluşu idi.

1960’ların ortalarına doğru ABD yeni bir ”Yeşil Devrim” projesinin başını çekiyordu. Bu projeye göre çeşitli hastalıklara karşı direnç kazandırılan dayanıklı tohumlar, bu tohumlara en uygun gübreler ve ilaçlarla birlikte bir ”paket” seklinde gelişmekte olan ülke üreticilerine gönderilecek, böylece de bütün dünya yeni bir ”yeşil üretim” tarzına geçecekti.

Elbette, bütün bu örnek tohumlar ve ideal gübreler sadece Amerika’dan satın alınacaktı. Örnek tohum, Amerika’lı araştırmacılar tarafından Meksika’nın Sonora bölgesinde geliştirilen ”Sonora Buğdayı” idi. Bu tohum yüksek verim veriyordu ve hastalıklara karşı ışınlanmıştı. Sonora, karşıt eylemler, direnmeler olmasa idi pilot bölge olarak seçilen Güneydoğu Anadolu’da bir yerlere ekilecekti.

Hayatı boyunca aldığı tehditlere aldırmadan doğru bildiklerini yüksek sesle söyleyen Doç. Dr. Osman Nuri Koçtürk, günümüz dünyasında ışınlandırılmış üretim ürünlerinin artık çoktan yasakladığı bu felaket projesinin sonuçlarını daha o günlerde görmüş ve engellenmesini sağlamıştır…

Osman Nuri Koçtürk, Türkiye insanının yeterli beslenememesinin temellerindeki sosyo-ekonomik nedenler üzerine geniş eğitim ve inceleme faaliyetlerinde bulunmuş, çesitli devlet kademelerinde, üniversitelerde sürdürdüğü bu faaliyetleriyle de yetinmeyerek, özellikle TÖS (Türkiye Öğretmenler Sendikası) ve DİSK (Devrimci İşçi Sendikaları) kanalıyla geniş kitlelere erişmeyi, ulaşabilmeyi başarmıştı…

Osman Nuri Koçtürk’ün çok sayıda gazete ve dergide yayınlanmış makalelerinin yanı sıra yirmi civarında kitabı yayınlanmıştır. Bunlar arasında en çok ilgi uyandıran üç kitabının isimleri: Gıda Emperyalizmi, Sessiz Savaş ve Açlık Korkusu’dur.

Osman Nuri Koçtürk’ün özellikle soya yağına gösterdigi tepkiler, 1962 senelerinde Amerikan Soya Birligi davetlisi olarak yaptığı bir ABD gezisinde kendisine yapılan cazip ”teklif”leri geri çevirmesi ile birlikte ölüm tehditlerine varan acımasız karşıt tepkileri doğurdu.1966 yılında Tabiî Senatör Haydar Tunçkanat tarafından açıklanan ve basında ”Türkiye’de Nötralize Listesi” olarak adlandıran bir CIA raporunda, Türkiye’de pasifize edilmesi gereken isimlerden biri olarak gösterilen Doç. Dr.Osman Nuri Koçtürk’e profesörluk unvanın neden verilmediği ise hâlâ sorgulanmaya değer olgular arasında yer almaktadır.

12 Eylül darbesinden sonra bir süre gözaltında tutulan, horlanan ve dövülen Osman Nuri Koçtürk, serbest bırakılmasının ardından küskün, içe dönük bir hayatı yaşamayı tercih etti. 4 Nisan 1994 tarihinde Ankara Ar Sokak (Şimdilerde ”ilk hedefiniz akdenizdir ileri.” denilen sokak zincirinin ilk’inde) vefat etti. Şimdilerde Ankara’nın Karşıyaka kabristanında ebedi istirahatgâhında dinleniyor. Ölümünden sonra ”Cumhuriyete Kanat Gerenler” arasında anılan Osman Nuri Koçtürk, Türkiye’nin beslenme sorunlarını ilk olarak ele alan ve insanın insan tarafından sömürülmesinin biyolojik yönlerini açımlamaya ve anlatmaya çalışan, memleketimizin yetiştirdiği ”ilk” beslenme uzmanımızdır.

Kendisini rahmetle ve şükranla anıyoruz.

Yazar Hakan Kenan TAŞOLUK

Sn. Ecz. Mustafa Nuri ŞENER’in facebook paylaşımından alınmıştır…

 

http://www.farmawiki.com/index.php?option=com_content&view=article&id=208%3Aosman-nuri-kocturk–kisa-biyografi&catid=36%3Aonsayfa-sabit-haberler

http://osmannurikocturk.com/index.php?option=com_content&view=article&id=2&Itemid=2


OSMAN NURİ KOÇTÜRK’ÜN YAŞAM ÖYKÜSÜ

25 Haziran 1918’de İzmir – Karşıyaka doğumlu. Annesi Naime, babası Sadi. Üç kardeşten en büyüğü.

Sırasıyla Karşıyaka’daki Türk Birliği ilkokulunu (1933) ve İzmir Erkek Lisesini (1937) bitirerek Ankara Universitesi’ne bağlı Askeri Veteriner Fakültesinden 1942 yılında okul birincisi olarak mezun oldu. Veteriner teğmen rütbesiyle Türk Ordusunda göreve başladı. Yönetmelik uyarınca mezun olduktan sonra İstanbul’daki Askeri Veteriner Akademisi’nde bir yıl süreyle staj gördü. Üstteğmen rütbesiyle Mardin-Midyat’taki hudut alayı veterinerliğine atandı.

Aynı zamanda Milli Savunma Bakanlığı tarafından açılan bir sınavı kazanarak Askeri Veteriner Akademisi Biyoanalitik Kimya Bölümü asistanlığına atandı (1945). Üç yıl süreli akademik çalışmaları sonunda ”Sidikte Organik Kükürt Bileşiklerinin Kimyasal Yöntemlerle Tayini” konulu teziyle Biyoanalitik kimya uzmanı oldu (1948) ve bölümde başasistanlık görevine tayin oldu.

1949 yılında Milli Savunma Bakanlığı tarafından ”Ordu beslenmesinde son gelişmeler ve ABD ordusunda beslenme çalışmaları” konusunda incelemeler yapmak üzere ABD’ye gönderildi. Orada uygulanan program uyarınca ilk olarak Missouri Universitesi’nin Columbia, Mişsouri’deki Agricultural Chemistry Fakültesinde altı ay staj yaptıktan sonra ziyaretçi profesör olarak görev aldı. Profesör AG Hogan’ın yönetiminde araştırmalar yaptı. Özellikle mısır ve soya fasulyesindeki besin öğeleri üzerine çalışmaları üniversitenin bilimsel bültenleri ve Journal of Nutrition gibi bilimsel dergilerde yayımlandı. Üniversite’deki çalışmaları sonucu bir ”Certificate of Achievement” ödülü aldı. Bu çalışmalarının yanı sıra ordu beslenmesi konusunda yaptığı incelemeler sonucu ayrıntılı bir rapor hazırlayarak Milli Savunma Bakanlığı’na sundu.

Şubat 1953 yılında yurda dönerek Askeri Biyoloji Enstitüsü kimyagerliğine atanan Koçtürk, girdiği sınav ve ordu beslenmesi hakkında sunduğu tez ile müşavir veteriner ünvanını aldı. ABD’deki çalışmalarını da Ankara Üniversitesi’ne sunarak 1955 yılında Biokimya dalında Ph.D. derecesi ile ödüllendirildi.

1956 yılında Bakanlar Kurulu kararı ve görülen lüzum üzerine yeni kurulmakta olan Et ve Balık Kurumu emrine verildi. Bu kurumda 1961 yılına kadar Merkez Laboratuarları Müdürü ve Teknoloji Müdürü görevlerinde bulundu.

1957’de Bağdat Paktı tarafından düzenlenen ”Radyasyon’un tarım ve biyoloji alanında kullanımı” konulu 6 haftalık bir kursa katıldı ve başarıyla bitirdi.

1961 yılı yaz aylarında Milli Eğitim Bakanlığı, UNICEF ve CARE teşkilatlarının ilkokullarda ortaklaşa uyguladıkları ilkokul çocuklarının beslenmesi programında teknik müşavir görevi ile Milli Eğitim Bakanlığı’na atandı. Programların düzenlenmesi, yönetimi ve öğretmenlerin eğitimi gibi konularda çalıştı ve beslenme konusunda kitap ve makaleler yazmaya başladı.

Aynı yıl Biyokimya dalında doçentlik derecesi aldı.

İlkokul beslenme programlarının işlerlik kazanmasından sonra Tarım Bakanlığı’nda Besin, Beslenme ve Gıda Teknolojisi konularında danışmanlık görevine tayin edildi. Aynı zamanda Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Biyokimya kürsüsünde öğretim görevlisi olarak da çalışıyordu.

Politik nedenlerle Tarım Bakanlığındaki danışmanlık görevinden Adana İli Veterinerlik danışmanlığına tayin edildiğinde bu görevinden ayrıldı ve tam gün Tıp Fakültesinde çalışmaya başladı ve 1972 tarihine kadar bu görevde kaldı. Tıp Fakültesinde çalıştığı yıllarda ders verdi, araştırmalar yaptı ve protein kimyası ve metabolizması konusunda bir ders kitabı yayımladı.

Bu yıllarda aynı zamanda besin ve beslenme konularında halka dönuk gazete ve dergi yazıları yazıyor, radyo konuşmaları yapıyor ve kitap yayınlarına devam ediyordu. Ulusal ve uluslararası çeşitli kongrelere katıldı. Bunlar arasında Roma’da düzenlenen FAO toplantıları, Washington DC’de Dünya 1.ci Beslenme Kongresi, Viyana ve Paris’teki Codex Alimentarius toplantıları, Lindau’da Uluslararası Nutrition and  Vital Substances Örgütü’nün kongreleri ve daha başkaları sayılabilir.

1972 Nisan tarihinde kendi isteğiyle Ankara Tıp Fakültesi’ndeki görevinden emekliye ayrıldı.
O tarihten itibaren isçi sendikaları ve kooperatiflerinde teknik danışman olarak görevler aldı.
İki kez evlendi. Üç çocuğu, iki torunu var.

**

DERNEK FAALİYETLERİ

1.    Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi İkinci Başkanı (1954-1960) ve Başkanı (1960-1968).
2.    Türkiye Öğretmen Dernekleri Milli Federasyonu İkinci Başkanı (1969-1970).
3.    Türkiye Genel Kimyagerler Derneği Genel Sekreteri ve Başkanlığı (1949 ve sonrası)
4.    Veteriner Hekimleri Sendikası Genel Sekreteri (1967).
5.    Soğuk Muhafaza Derneği Başkanı (1958 ve sonrası)
6.    Türkiye Nutrition ve Diyetetik Cemiyeti Başkanı (1965 ve sonrası)
7.    Ankara Veteriner Hekimleri Oda Başkanı (1960 sonrası)
8.    Türkiye Hekimler ve Eczacılar Sendikası Genel Sekreteri (1967 ve sonrası)
9.    Türkiye Hijyen ve Besin Kontrolu Derneği Başkanı (1975)
10.    Türk Veteriner Hekimleri Derneği Yönetim Kurulu Üyesi (1960 ve sonrasi)
11.    Türkiye Milli Prodüktivite Merkezi Yönetim Kurulu Üyesi (1965-1968)
12.    ABD Sigma XI Bilim Kulübü Missouri Bölümü üyesi (1950 ve sonrasi)
13.    Bati Almanya Sivilization Krankheit, Vitalstoffe und Ernährungwissenschaft Derneği Bilim Kurulu üyesi.

KATILDIĞI BAZI ULUSLARARASI KONGRELER

First world food congress, Washington DC, 1963 (Turkish delegation)

Annual food congresses, FAO, 1964-1968

Codex Alimentarius Europeus initiation meetings in Vienna (1963) and Pariş (1964).

International Congress on the Environment, Varna (1974)

International Congress on the Environment,  Belgrade (1977)

First Nutrition Congress on Tropical and Subtropical Reğions, Abidjan (1964)

Conference on Sivilization Krankheit, Vitalstoffe und Ernährungwissenschaft, , Lindau (1964)

Bunlardan ayrı olarak, Türkiye içinde ve dışında beslenme, hayvancılık ve tarım konularında düzenlenen 20 kadar, kongreye katıldı ve birçoğunda tebliğ sundu.

YAYINLAR

Türkçe makaleler

Türkiye’nin başlıca büyük gazete ve dergilerinde tarım, hayvancılık ve beslenme konularında 2000 civarında makalesi  yayımlanmıştır.

Yabancı  dilde yayınlar

1.    Hogan AG, Gillespie GT Koçtürk ON, O’Dell BLO and Flynn LM (1955) Percentage of protein in corn and its nutritional properties. J.Nutr., 57:10.
2.    Kocturk ON, Flynn LM, O’Dell BL and Hogan AG (1958). Nicotinic acid and tryptophan as supplements to low protein corn. Univ of Missouri, College of Agriculture Research Bull. 678.
3.    Kocturk ON (1964). Tarhana, an inexpensive and nutritive soup that can be used in tropical and subtropical regions. Report to: Premier Congress Internationale des Industries Agricoles et Alimentaires des Zones Tropicale et Subtropicale. December, 13-19.
4.    Kocturk ON (1966). Fortification of an old Turkish soup (tarhana) with soya bean proteins. Vitalstoffe April 1966, No. 2
Kitaplar

Asağıdaki yayınlarda Koçtürk, O.N. ilk (ve iki yayın dışında tek) imza’dır.
1.    Yeni bir gıda kaynağı: Maya. Güney Matbaacılık ve Gazetecilik TAO. 1953.
2.    Yüksek ve alçak proteinli mısır proteinlerinin biyolojik değer mukayesesi. Et ve Balık Kurumu yayınları, Ankara. 1955.
3.    Hayvan yemi olarak mısır. Et ve Balık Kurumu yayınları, Ankara. 1956.
4.    Etin dondurulması ve dondurulmuş muhafazası. Et ve Balık Kurumu yayınları, Ankara. 1956.
5.    Etle ilgili faydalı bilgiler. Et ve Balık Kurumu yayınları, Ankara. 1956.
6.    Ordu beslenmesinde donmuş et. Et ve Balık Kurumu yayınları, Ankara. 1957.
7.    Beslenme bilgileri. Et ve Balık Kurumu yayınları, Ankara. 1957.
8.    Et koyunu yetiştirenler için el kitabı. Et ve Balık Kurumu yayınları, Ankara. 1958.
9.    Gıda maddelerinin soğuk ve donmuş muhafazası. Et ve Balık Kurumu yayınları, Ankara. 1958.
10.   Et hayvanı yetiştirmede belli başlı kaideler ve yem formülleri. Et ve Balık Kurumu yayınları, Ankara. 1958.
11.    Tavuk beslemenin pratik esasları ve vitaminler. Et ve Balık Kurumu yayınları, Ankara. 1958.
12.    Bazı gıda ve yem maddelerinin kükürtlü amino asitlerinin mikrobiyolojik, kimyasal metotlarla belirtilmesi. Alçak ve yüksek proteinli mısır proteinlerinin bu bakımdan mukayesesi. Et ve Balık Kurumu yayınları, Ankara. 1958.
13.    Kükürt metabolizmasi. Türkiye Genel Kimyagerler Kurumu, Ankara. 1959.
14.    Okul beslenmesi el kitabı. Milli Eğitim Bakanlığı, Ankara. 1959.
15.    Beslenme esasları üstüne temel bilgiler. Sorular ve cevapları. Milli Eğitim Bakanlığı, Ankara. 1961.
16.    Soğuk ve donmuş muhafaza teknolojisi. Türk Ceteriner Hekimleri Derneği, Ankara. 1961.
17.    Kuzuların et için beslenmesi. Et ve Balık Kurumu yayınları, Ankara. 1961.
18.    Çocuklar için beslenme bilgisi. Özel yayın. Ankara, 1961.
19.    Nüfus artışının beslenme ile ilgisi ve doğum kontrolünde kullanılabilecek tabii ve suni metotlar. Türk Veteriner Hekimleri Birliği, Ankara. 1961.
20.    İlkokullarda beslenme denemeleri. Milli Eğitim Bakanlığı,Ögretmeni İşbaşında Yetiştirme Bürosu. Ankara. 1962.
21.    Yiyeceklerimiz. Milli Eğitim Bakanlığı, Mesleki ve Teknik Öğretim Müsteşarlığı, Mektupla Öğretim Merkezi. Ankara. 1962.
22.    Herkese hergün yüz gram et, dörtyüz gram süt. Türk Veteriner Hekimleri Birliği, Ankara. 1962.
23.    Yiyeceklerimiz ve beslenmemizle ilgili sağlık kuralları. Milli Eğitim Bakanlığı, Mesleki ve Teknik Öğretim Müsteşarlığı, Mektupla Ögretim Merkezi. Ankara. 1962.
24.    Bazı bölgelerin beslenmesinde önemli bir yeri olan mısır proteininin soya proteini ile lizin ve triptofan bakımından fortifikasyonu. Amerikan Soya Birliği, Türkiye Temsilciliği. 1963.
25.    İnsan gücü, savaş gücü ve kaynaklar üzerine bazı düşünceler. Milli Savunma Bakanlığı, AR-GE Başkanlığı. Ankara. 1963.
26.    Milli gıda ve beslenme politikası hakkında düşünceler. Tarım Bakanlığı, Türk Milli FAO Komitesi, Ankara. 1963.
27.    Tarhana. Ankara Veteriner Hekimler Odası, 1964.
28.    Proteinlerin kimyası ve metabolizmasi (ders kitabı). Ankara Tıp fakültesi. Ankara. 1964.
29.    Beslenmemiz ve diger meselelerimiz. Tarım Bakanlığı, Türk Milli FAO Komitesi, Ankara. 1964.
30.    İnsan gücü kaynağı olarak besin ve beslenme. Ankara Veteriner Hekimleri Odası, 1964.
31.    Soya politikamız ve hayvancılığımızın geleceği. Türk Veteriner Hekimler Derneği, Ankara. 1964.
32.    Beslenme eğitimi. Sivas Milli Eğitim Müdürlüğü. Sivas. 1964.
33.    Beslenme, hayvancılık, savunma gücü ve iktisadi kalkınma arasındaki münasebetler. Türk Veteriner Hekimleri Derneği, 1964.
34.    Türkiye’nin ve dünya’nın beslenme ile ilgili meseleleri. Altın kitaplar, İstanbul. 1964.
35.    İşçinin beslenmesi ve milli prodüktivite. Türk-İş Yayınları, Ankara. 1965.
36.    Türkiye’nin kalkınması, çalışanların beslenmesi, tarımsal ve hayvansal prodüktivite arasındaki ilişkiler. Milli Produktivite Merkezi, Ankara. 1966.
37.    Türk halkının beslenmesinde ekmeğin yeri. Türkiye Ticaret ve Sanayi Odaları Birliği. Ankara. 1966.
38.    Yol işçilerinin beslenme durumunu tespit araştırması. Yol-İş Federasyonu. Ankara, 1966.
39.    Gıda emperyalizmi. Toplum Yayınevi, Ankara. 1966.
40.    Türkiye’nin kalkınmasında tarım ve sanayi (AGRINDUS). Kitapcılık Ticaret Limited Şirketi, İstanbul. 1967.
42.    Zeytinyağı skandalı! Ges-İş Yayınları, Ankara. 1967.
43.    İşçiler, sendikacılar ve beslenme sorunu. Genel-İş, Ges-İş yayınları, Ankara. 1967.
44.    Şişmanlıktan kurtulma yolları. Memleket yayınları, Ankara. 1967.
45.    Yüksek öğrenim gençliğinin beslenme sorunları. İTUTOB, Istanbul. 1967.
46.    Çağımızın beslenme sorunları. Oturum Yayınları, İstanbul. 1967.
47.    Tarım işçisinin ve Türk tarımının bazı temel meseleleri. Türk-İş yayınları, Ankara. 1967.
48.    Besin ve beslenme. Varlık Yayınları, İstanbul. 1967.
49.    İşçi üniversitesine doğru. Yol-İş Federasyonu, Ankara. 1967.
50.    Spor yapanlar için pratik beslenme kuralları. Futbol Antrenörleri, Menajerleri ve Monitorları Cemiyeti yayınları, Ankara. 1968.
51.    Öğrencilerin temel ihtiyaçları. TÖS. Birinci Devrimci Eğitim Şurasına rapor. 1968.
52.    İşçi ve eğitim. Ges-iş yayınları, Ankara. 1968.
53.    Sporcular için beslenme el kitabı. Futbol Antrenörleri, Menajerleri ve Monitorlari Cemiyeti yayınları, Ankara. 1969.
54.    Türk halkının beslenme sorunu. TÖS yayınları. 1969.
55.    Sessiz savaş. Ararat Yayınevi, İstanbul. 1968.
56.    Barış ve emperyalizm. Ararat yayınevi, İstanbul. 1968.
57.    Açlık korkusu. Ata Yayınevi, Ankara. 1970.
58.    Koçtürk, Osman Nuri ve Pınarbaşı I. Gençlik, yaşlılık ve arı sütü. Doğuş Ticaret Ltd. Sirketi, Ankara. 1971.
59.    Makrobiotik, yaşlanma ve beslenme. Ankara Veteriner Hekimleri Odası. 1972.
60.    İşverenlerin ücret araştırması üzerine. TIŞ yayınları, Ankara. 1976.
61.    Fasulye raporu. Köy-Koop yayını, Ankara. 1977.
62.    Türkiye’nin sanayileşme süreci içinde hayvancılığın geleceği. VI. Hayvancılık Kongresi yayını, Ankara. 1978.
63.    Demokratik halk kooperatifleri, köy-kent yerleşim düzeni ve hayvancılık endüstrisi. V. Hayvancılık Kongresi yayını, Ankara. 1978.
64.    Toplumda kent ve kırsal yörelerde kapitalist üretimin ortaya çıkardığı dengesizlik ve bunalımlar üzerine bir deneme. Türk Veteriner Hekimleri Derneği yayınları, Ankara. 1978.
65.    Tarım ilaçları ve kırsal yörede çevre kirlenmesi. Köy-Koop yayınları, Ankara. 1978.

 

Paylaş

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here