İki Nobelli tek bilim adamı olan Prof. Dr. Linus Pauling bir uydurukçu mu?

1
25

11 Aralık 2005 Radikal 2’de Nezle ve gripte C vitamini efsanesi başlıklı ve Doç Dr. Önder Ergönül imzalı bir yazı yayınlandı.

Bu makalede C vitamininin grip, nezle ya da diğer hastalıklarda etkisi üzerine pek çok bilimsel çalışma yapıldığı ve bu çalışmaların büyük çoğunluğu yaygınlaşmış olan kanının aksine C vitamininin yararlı olmadığının ortaya konulduğu ileri sürülmekteydi.

Modern kimya, moleküler biyoloji, teorik fizik ve tıp alanlarında devrim sayılacak buluşları olan Prof. Dr. Linus Pauling Pauling C vitamininin soğuk algınlığı, nezle ve pek çok başka hastalıkta (kanser, koroner kalp hastalığı) yararlı olduğunu öne süren tek kişi olmasa da en önemli kişidir. Peki bu dahi adam hayatının son çeyreğinde ‘ kafayı mı yemişti?’ de bu iddiaları ileri sürerek bir yığın kişiyi peşinden sürüklemişti. Yoksa vitamin firmaları ile anlaşıp rant mı elde ediyordu?

Bu dosyada önce Radikal 2’deki yazıyı daha sonra da editörümüz Prof Dr. Ahmet Aydın’ın yorumunu okuyacaksınız.

Nezle ve gripte C vitamini efsanesi

Son 40 yıldır, başta ABD olmak üzere pek çok ülkede, insanlar su ve ekmek gibi vitamin kullanır oldular. Bu arada bilim adamları tarafından C vitamininin grip, nezle ya da diğer hastalıklarda etkisi üzerine pek çok bilimsel çalışma yapıldı.

Nezlede, gripte, hatta henüz ülkemizde hastası olmayan kuş gribinde C vitamini tabletleri tamamlayıcı bir ilaç olarak öneriliyor ve reçete ediliyor. Acaba, C vitamini gerçekten grip ve nezle gibi enfeksiyonların tedavisinde ve korunmasında etkili mi? Bu soruyu yanıtlamaya, 40 sene öncesine giderek, ünlü bilim adamı Linus Pauling’in bu alandaki çalışmalarını ele alarak başlayalım.

Yeryüzündeki iki Nobel ödülü sahibi tek bilim adamı olan Pauling, C vitamininin soğuk algınlığı, nezle ve pek çok başka hastalıkta yararlı olduğu kanısının yaratılmasında kuşkusuz en fazla rolü olan kişi. Pauling, 1968 yılında C vitamininin (askorbik asit) çok yönlü etkilerinden yola çıkarak deneysel ve klinik literatürü birleştirmeye başladı. Yayınlanmış çalışmalar ve kendi deneyimlerinden yola çıkarak soğuk algınlığı ve nezlede yüksek dozlarda C vitamininin koruyucu ve hastalığı iyileştirici özellikleri olduğunu ileri sürdü.

Pauling 1970 yılında yazdığı ‘C Vitamini ve Nezle’ başlıklı kitabında, 1000 mg C vitamini alanların nezleye yüzde 45 daha az yakalanacağını açıkladı ve bu kitabı kısa sürede en çok satan kitaplardan biri oldu. Bu arada günlük C vitamini ihtiyacının 60 mg olduğunu hatırlatalım. Altı yıl sonra yazdığı ‘C Vitamini, Grip ve Nezle’ başlıklı kitabında daha yüksek dozların daha yararlı olacağı iddiasını sürdürdü.
Vitaminler ve mineralleri ortomolekül, yani doğru molekül olarak tanımladı. Daha sonra yıllar içinde eleştiriler alsa da C vitamininin ek olarak kanser, kalp hastalıkları, diğer enfeksiyonlar ve yaşlılıkla ilişkili sorunlarda etkili olacağını ileri sürdü. Bu alanda üçüncü kitabı ‘C Vitamini ve Kanser’ adını taşıyordu (1979) ve yüksek dozlarda C vitaminin kansere karşı da etkili olduğunu iddia ediyordu. Ayrıca C vitaminine ek olarak E ve B vitaminlerinin de kullanılması gerektiğini söyledi. Bu iddialar, dönemin hekimleri tarafından uydurukçuluk (quackery) olarak görülürken, 83 yaşında yazdığı ‘Nasıl Daha İyi Hissedilir ve Nasıl Daha Uzun Yaşanır?‘ isimli kitabında (1986), yüksek doz vitaminlerin alınmasının sağlıklı ve uzun yaşam için gerekli olduğunu ileri sürüyordu.

Su gibi vitamin

Son 40 yıldır, başta ABD olmak üzere pek çok ülkede, insanlar su ve ekmek gibi vitamin kullanır oldular. Bu arada başka bilim adamları tarafından C vitamininin grip, nezle ya da diğer hastalıklarda etkisi üzerine pek çok bilimsel çalışma yapıldı. Bu çalışmaların büyük çoğunluğu C vitamininin artık yaygınlaşmış olan kanının aksine yararlı olmadığını ortaya koyuyordu. Arada ise, tek tük C vitamini lehine yayınlar çıkıyordu.

Nihayet bu yıl, nezle ve gripte C vitamini etkisini araştıran son 65 yılda yapılmış 55 araştırmayı kapsayan bir çalışma yayınlandı. Bu çalışma, 1940 yılından bu yana, günde 200 mg üzerinde C vitamini verilerek yapılan araştırmaların taranmasına dayanıyordu. Birkaç istisna dışında genel olarak alınan C vitaminin hastalığın süresini kısaltmadığı, belirtileri iyileştirmediği belirtiliyordu. Sadece bir çalışmada, çok özel koşullarda aşırı soğuk ve fiziksel zorlamaya maruz kalan kişilerde, koruyucu olarak alınan C vitaminin yararlı olabileceği saptanmıştı. Ancak, bir kayak okulundaki çocukları kapsayan bu çalışmanın sonuçları tüm topluma genellenemezdi ve bu alanda çalışmalar sürdürülmesi gerekiyordu.

Yüksek doz C vitamininin, çeşitli kanser türlerinde yararlı olmadığına dair çok sayıda bilimsel yayın var ve konu halen tartışmalı. Pauling’in C vitamini ve benzer moleküller üreten firmalar ile yakın ilişkide olduğu başka bilim adamları tarafından öne sürüldü, Pauling akademik çevrelerde sıkça eleştirildi. En azından, ilaç firmalarının onun sayesinde milyarlarca dolar kazandıkları açıktı. Diğer yandan, yüksek doz vitaminler sonucunda ortaya çıkan yan etkilerin hesabı tutulmamıştı.

Konumuz C vitamini ama meraklı okurlar için değinelim, nezle ve grip için en çok önerilen diğer tamamlayıcı moleküller çinko ve Amerika’da yetişen bir bitki olan ekinazya. Ne yazık ki, bu moleküllerin de nezle ve gripte etkili oldukları kanıtlanamadı. Hatta, çok yeni olarak, ekinazyanın etkisizliğini gösteren güçlü bir çalışma yayımlandı. Enfeksiyon alanında C vitamini kullanımı fikri çürütüldü ama her ne kadar uydurukçulukla suçlansa da renkli bilim adamı Linus Pauling’ten öğreneceğimiz başka şeyler var.

Linus Pauling ve C vitamini

Linus Pauling (1903-1994), geçtiğimiz yüzyılın en ilginç bilim adamlarından biri ve tarihte iki kez Nobel ödülü (1954’de kimya, 1962’de barış dalında) almış tek kişi. 70 yılı aşan bilimsel kariyerinde Pauling çok çeşitli ve birbirinden farklı alanlarda çalışmalar yaptı.

Kimya, fizik ve biyokimya alanlarında önemli buluşlara imza attı. Atomun yapısını açıklarken kuantum teorisi ve kuantum mekaniği alanlarında teorik fiziği kullandı. Buradan yola çıkarak metalurji ve mineraloji alanlarında metallerin ve minerallerin yapısını tanımladı. Tıpta, genetik hastalıklar, hematoloji, immunoloji, beyin fonksiyonları ve psikiyatri, moleküler evrim, beslenme, tanısal teknoloji, istatistiksel epidemiyoloji ve biyotıp alanlarında buluşlar yaptı.

Linus Pauling, bilimsel çalışmaları yanı sıra toplumsal bir eylemci olarak da öne çıktı.

Hayatı boyunca meslektaşlarının göze alamadığı mesleksel ve kişisel riskleri göze aldı. Çoğu zaman bilimsel, tıbbi ve toplumsal grupları yeni bilimsel hipotezleri ve sosyal aktivizmi ile sarstı. İnatçı ve coşkulu yaşadı.

Kennedy yönetiminin Nobel kazananların onuruna verdiği yemeğe davetli olduğu gün, Beyaz Saray’ın dışında nükleer denemeleri protesto eden bir pankart taşıyordu. Akşam olunca başkanın yemeğine katılmaktan geri kalmamış, hatta hareketli bir müzik başlayınca garipseyen bakışlara aldırmadan karısıyla dans etmişti.

Soğuk Savaş yıllarında nükleer silahlanmaya karşı tavır aldı, Sovyet bilim adamlarıyla birlikte kalıcı bir barış için diyalog yürütülmesini savundu. Vietnam ve Güneydoğu Asya’da, ABD askeri varlığına karşı çıktı. Ayrıca, ABD’nin Küba, Nikaragua ve diğer Latin Amerika ülkelerinde yürüttüğü politikalara ve ABD’nin körfezde Irak’a saldırmasına karşı çıktı.

Bugün yaşasaydı, Irak işgaline aktif olarak karşı çıkardı, Çünkü, Pauling çoğu kez bilim adamlarının toplumsal ve siyasal gelişmelere aktif katılımlarını teşvik etmişti. 1952 yılında ABD’de komünistlikle suçlandığı için pasaport alamadı. Hatta bu yüzden İngiltere’de yapılan bir toplantıya katılamadığı ve DNA’nın yapısının açıklanmasında Watson ve Crick’ten geride kaldığı söylenir.

ÖNDER ERGÖNÜL: Doç. Dr., Ankara Numune

Prof Dr. Ahmet Aydın’ın yorumu

Doç Dr. Önder Ergönül’ün yazısında Prof. Dr. Linus Pauling bir tarafta bilim adamlığı ve barışseverliği ile övülürken C vitamini konusundaki fikirleri ile yerin dibine batırılıyor.

Bilindiği gibi Prof. Dr. Linus Pauling 20 yılda yaşamış en komple bilim adamıdır. Ayrıca iki Nobelli tek bilim adamıdır (üçüncüsü atom bombasına karşı çıktığı için McCarthy tarafından engellenmiştir). Modern Kimya ve Moleküler Biyolojinin kurucusu olarak kabul edilen Pauling ayrıca teorik fizik ve tıp alanlarında da önemli buluşlara sahiptir.

Pauling C vitamininin soğuk algınlığı, nezle ve pek çok başka hastalıkta (kanser, koroner kalp hastalığı) yararlı olduğunu öne süren tek kişi olmasa da en önemli kişidir. Peki bu dahi adam hayatının son çeyreğinde ‘ kafayı mı yemişti?’ de bu iddiaları ileri sürerek bir yığın kişiyi peşinden sürüklemişti. Yoksa vitamin firmaları ile anlaşıp rant mı elde ediyordu?

Bütün bu soruları irdelemeden önce C vitamininin evrimdeki yerini ve canlılar üzerindeki önemli fonksiyonlarını kısaca gözden geçirmek konunun daha anlaşılmasını sağlayacaktır.

C vitamininin canlıların evrimindeki yeri

Yaklaşık 50 milyon yıl önce muhtemelen dinozorların yok olduğu dönemde (dev meteor düşmesi?) insanlar, maymunlar ve bazı hayvanlarda (yarasa, bülbül, kobay) L-gulono-g-lactone oksidaz enzimi mütasyona uğramış ve vücutta glükozdan C vitamini sentezi tamamen durmuştur. Örneğin 70 kg ağırlığındaki bir keçi 2,000-15,000 mg C vitamini sentezlerken 70 kg’lık bir insanın vücudunda 1 mg bile C vitamini sentezlenemektedir.

C vitamini canlılar için o kadar önemlidir ki insanlar, maymunlar ve bazı hayvanlar (yarasa, bülbül, kobay) dışarıdan yiyeceklerle günde en az 30 mg C vitamini almazlarsa yaşamlarını sürdüremezler ve skorbütten ölürler.

Bu nedenle insanlar buzul çağında ancak C vitamininden zengin bitkilerin bulunduğu tropikal bölgelerde (Afrika) yaşayabilmişlerdir. Buzullarla kaplı diğer dünya bölgelerinde yaşamaları ancak av hayvanlarının böbreküstü bezini çiğ olarak yemeleri (1000 mg kadar depo C vitamini içerir) ya da yosun yemeleri ile mümkün olabilmiştir. Tarihte uzun süre taze sebze ve meyve yiyemeyen gemici ve deniz askerlerinin ölüm oranlarının çok yüksek olduğunu bilmekteyiz.

C vitamininin 400’ün üzerinde fonksiyonu vardır. Başlıca işlevleri Tablo 1’de görülmektedir.

Tablo 1. C vitaminin fonksiyonları

  • Enfeksiyonların tedavisi ve önlenmesi
  • Serbest oksijen radikallerinin temizlenmesi (enfeksiyon, kronik hastalıklar)
  • Aterom plalarının (damar sertliği) erimesi
  • LDL reseptör ekspresivitesini artırmak (damar sertliği)
  • LDL oksidasyonunu azaltmak (damar sertliği)
  • Kemikler, tendonlar ve bağların güçlenmesi
  • Omur fıtığının önlenmesi
  • Kanserin önlenmesi
  • Deri buruşukluklarının önlenmesi
  • Melanin sentezi (saç, deri rengi)
  • Tirozinden noradrenalin sentezini artırmak (depresyon, hiperaktivite sendromu tedavisi)
  • Triptofandan 5HT (triptofan hidroksilaz) ve serotonin sentezi (depresyon tedavisi)
  • Karnitin sentezini artırmak (kalp kası ve iskelet kası yeterszlikleri)
  • Folik asitin aktifleşmesi (felç, enfarktüs, kanser)
  • Safra asidi sentezini artırmak (Safra taşlarının azaltılması)
  • Endojen kolesterol sentez artışını inhibe etmek (depresyonun azalması)
  • Şişmanlığın önlenmesi
  • Seksüel faaliyeti artırmak
  • Ülser ve reflüyü azaltmak

Günlük C vitamini ihtiyacı gerçekten 60 mg mıdır?

Doç Dr. Önder Ergönül’ün yazısında günlük C vitamini ihtiyacının 60 mg olduğunu söyleniyor. Gerçekten birçok kitapta da böyle yazıyor. Sigara içenler için biraz daha fazla, 100 mg öneriliyor. Daha fazla dozda alınan C vitamininin israf olacağı ve idrarla atılacağı iddia ediliyor.

Günde 10,000 mg C vitamini tüketen Pauling kendi idrarını analizini yaparak bu iddianın doğru olup olmadığını araştırdı (1). Mevcut iddia doğru olsa idi aldığı miktarın %99’u (10000-100=9900 mg)idrar ile atılması gerekirdi. Halbuki idrarında bulunan miktar 1500 mg idi. 8500 mg C vitaminine ne olmuştu? Bunun yaklaşık 3500 mg’ dışkı yolu ile atılmıştı. Geri kalan 5000 mg ise kullanılmıştı. Demek ki vücudumuzun ihtiyacı 100 mg’dan çok daha fazla; tıpkı diğer hayvanlarda olduğu gibi. Ama onların %99’u çok şanslı; çünkü C vitaminini vücutlarında üretiyorlar.

Pauling’e göre aslında idrar ve dışkı ile atılan miktarlarda boşa gitmiş değildi; atılan C vitamininin bu bölgelerdeki kanser ve enfeksiyonların önlenmesinde görev alıyordu. Sonuç olarak diyebiliriz ki günde alınan 60 mg askorbik asit skorbütü önleyebilir fakat kanser, enfeksiyon, kalp hastalığı, osteoporoz gibi hastalıkları önleyemez.

Doç Dr. Önder Ergönül’ün yazısında günde 200 mg üzerinde C vitamini verilerek yapılan araştırmaların birçoğunda C vitaminin üst solunum yolu enfeksiyonunun süresini kısaltmadığı, belirtileri iyileştirmediği söyleniyor, doğru mu?

Gerçekten de günde 200 mg C vitamini genellikle belli bir iyileşme sağlayamaz. Pauling’in kitabında belirtilen literatür taramasına göre en az günde 1000 mg kullanarak yapılan 38 çalışmanın 37’sinde C vitamininin üst solunum yolu enfeksiyonunda belirtileri hafiflettiği yazılmaktadır(2).

Aslında Linus Pauling (2) ve Irving Stone’un (3) kitaplarında belirttikleri tedavi edici günlük doz az önce belirtilen rakamların çok üzerinde olup günlük 10,000 ile 50,000 mg arasında değişmektedir (Tablo). Kişisel gözlemlerimize göre yazarların tarif ettiği doz ve zaman aralıklarında kullanıldığında C vitamininin gripal enfeksiyon tedavisinde istisnasız çok etkili olduğunu göstermektedir.

Pauling’in önerdiği C vitamini uygulama yöntemi

  • Soğuk algınlığı ya da gribal enfeksiyonun ilk işaretlerinde (boğaz ağrısı, aksırma, ateş kırgınlık, burun çekme vb) 1-2 gram C vitamini alın. (1 silme çay kaşığı askorbik asit 1 gramdır, eczanede satılan tabletler genellikle 0.5 gram’dır).
  • Her saat aynı miktarı almaya devam edin. Genellikle birkaç saat içinde semptomlarınız hafifletecektir.
  • Eğer semptomlarınız hafiflemezse saatlik miktarı 2-4 grama çıkartın. Hafif ishal çıkmaya başlamışsanız dokularınız doymuş demektir. O zaman bir önceki doza dönebilirsiniz.
    Bu sırada şekerli bir gıda, antibiyotik, vazokonstriktör (dammar büzücü) burun damlası, antihistaminik ve dekonjestan alınması ise mevcut hastalığın şiddetini artırır ve süresini uzatır.
    C vitaminini birden keserseniz hastalık belirtileri tekrarlayabilir. O nedenle tedaviyi azalta azalta sonlandırın. Hastalık genellikle 2-3 gün içinde tedavi olur.

İlaç firmaları Linus Pauling sayesinde milyarlarca dolar mı kazandılar?

El insaf demek lazım. C vitamini tozunun gramı 2-4 kuruş, kilosu 20-40 YTL’den satılıyor. Örneğin günde 10 gramdan 3 gün kullansanız hastalığın tedavisi için 60 ile 120 kuruş harcayacaksınız. Hap formları doğal olarak biraz daha pahalı. C vitamininin ucuz olmasının başlıca nedeni patent hakkının yıllar önce ortadan kalkması. (C vitamini, askorbik asit adı altında gıda kimyasalları dükkanlarında kilo ile satılmaktadır. Istanbul’da daha çok satıldığı yerler Sirkeci, Mısır Çarşısı ve Tahtakale üçgenidi)r.

Peki bu iddialar niçin yapılıyor?

Birçok hastalığın C vitamini gibi çok ucuz bir vitaminle tedavisi ilaç firmalarının karını azaltıyor ve negatif enformasyon vermeye başlıyorlar. Amaç etkileri son derece kuşkulu olan grip ilaçları aşılarının satışlarını artırmak. Birçok hekim ise bilerek ya da bilmeyerek bunlara kanabiliyor. Bu iddiaları yapanlar, Pauling ve diğer C vitamini savunucuların orijinal eserlerini incelemeden, sadece C vitamini muarızlarının söylediklerine bakıyorlar. Yani yeterli bilgi sahibi olmadan fikir beyan ediyorlar. Karşıtları grip tedavisinde günde en az 10,000 mg C vitamini kullanılması gerektiğini söylüyor. Onlar ise bu miktarın ellide birinin (200 mg) etkili olmadığını söylüyorlar! Tabii ki çıkış noktası yanlış olan çalışmaların sonucu da yanlış olacaktır!!!

C Vitamininin enfeksiyonlar üzerine etkisi

C Vitamininin enfeksiyon (bulaş) ve enflamasyon (iltihap) üzerine olan etkileri şunlardır(4-9);
1. Fagositozu artırmak
2. İmmünglobulin sentezini (IgG, IgM) artırmak
3. Kompleman sentezini artırmak
4. Interferon sentezini artırmak
5, Antienflamatuvar (iltihap karşıtı) prostaglandinlerin PGE1 ve PGE3 etkisini artırmak
6. Serbest oksijen radikallerini temizlemek (antioksidsn etki)

Lökositlerin bakteri, virüs ve kanser hücrelerini fagosite etmesi (yutması)için kandaki düzeyin 50 katı C vitaminine ihtiyaçları vardır. Enfeksiyon sırasında şekerli bir gıda alınması C vitamininin lökosit içine girmesini azaltır. Çünkü glükoz, benzer moleküle sahip olduğu için askorbik asit ile yarışır. Böylece fagositoz endeksi düşer.

C vitamininin etkisinin en iyi görüldüğü enfeksiyonlar viral olanlardır (10). Yapılan 38 çalışmanın 37’sinde C vitamininin (en az günde 1 gram) üst solunum yolu enfeksiyonuna karşı koruyucu olduğu görülmüştür(2). Eski yıllarda yüksek doz C vitamini (>10 g/gün) ile akut viral hepatit ve viral pnömoni gibi birçok viral hastalık başarıyla tedavi edilmiştir (11-13).

30’lu ve 40’lı yıllarda yüksek doz C vitamini kullanılarak başarılı poliomiyelit tedavileri yapılmıştır(14-17). Cathcart yüksek doz C vitamini vererek HIV’li hastaların yaşam süresini en az 2 kat artırmıştır. Yüksek doz C vitamini yardımcı T- hücrelerini etkilemektedir(18).

Kaynaklar

  1. http://www.internetwks.com/pauling/lastpinv.html
  2. Pauling L. How to Live Longer and Feel Better. Avon Books, 1986.
  3. Stone I. The Healing Factor: Vitamin C against Disease. Grosset & Dunlap. 1972.
  4. Vallance S. Relationships between Ascorbic Acid and Serum Proteins of the Immune System. British Medical Journal 1977;2:437-438.
  5. Wetal P. The Effect of Ascorbic Acid Supplementation on Some Parameters of Human Immunological Defence System. Int . Vit. & Nut. Research 1977;47:248-56.
  6. Thomas WR, Holt RG. Vitamin C and Immunity: An Assessment of the Evidence.’ Clinical Experimental Immunology 1978; 32:370-379.
  7. Dahl H, Degre M. 1976. The Effect of Ascorbic Acid on Production of Human Interferon and the Antiviral Activity In Vitro. Acta Pathologica et Microbiologica Scandinavica. 84:5, 280-284.
  8. Horrobin DF, Oka M, Manku MS. The Regulation of Prostaglandin E1 Formation: A Candidate for One of the Fundamental Mechanisms Involved in the Actions of Vitamin C. Medical Hypotheses 1979;5:849-858.
  9. Geber WF, Lefkowitz SS, Hung CY. Effect of ascorbic acid, sodium salicylate, and caffeine on interferon level in response to viral infection. Pharmacology 1975;13:228–33.
  10. Klenner FR. Virus Pneumonia and Its Treatment with Vitamin C. Southern Medicine and Surgery, 1948;110: 34-46.
  11. Klenner FR. 1951. Massive Doses of Vitamin C and the Viral Diseases. Southern Medicine and Surgery 113:101-107.
  12. Calleja HB, Brooks RH. Acute Hepatitis Treated with High Doses of Vitamin C. Ohio State Medical Journal, 1960; 56;821-823.
  13. Kirchmair H. Treatment of Epidemic Hepatitis in Children with High Doses of Ascorbic Acid. Medizinische Monatschrift, 1957;11:353-357.
  14. Jungeblut CW. Inactivation of Poliomyelitis Virus by Crystalline Vitamin C (Ascorbic Acid). Journal of Experimental Medicine, 1935;62: 517-521.
  15. Jungeblut CW. Further Observations on Vitamin C Therapy in Experimental Poliomyelitis. Journal of Experimental Medicine, 1939;65: 127-146.
  16. Jungeblut, CW. A Further Contribution to the Vitamin C Therapy in Experimental Poliomyelitis. Journal of Experimental Medicine, 1939;70:327-31.
  17. Klenner FR. The Treatment of Poliomyelitis and Other Virus Diseases with Vitamin C. Southern Medicine and Surgery, 1949;111:209-214.
  18. Cathcart RF. Vitamin C in the Treatment of Acquired Immune Deficiency Syndrome (AIDS). Medical Hypotheses. 1984;14:423-33.
Paylaş

1 Yorum

  1. Selam hocam, babam akciger kanseri 4. Evrede biz c vitamini damardan uygulamasini bugun 10 gr olarak serum fizyolojik icine katip verdik. 3 gun de bir verilecek diye biliyoruz. Ama ne kadar sure devam edecegimizi bilmiyoruz. Ve uc gun de bir vermek dogru mu bize bu konuda bilgi verir misiniz cok tesekkurler. Iyi calismalar

Katkı ve yorumlarınızı ekleyin