Kolesterol savaşı kızıştı

0
58

ŞİMDİLİK SON ROUND: Yeşilçimen’in Yimsel’e ikinci yanıtı

Değerli araştırmacı Sayın Serkan Yimsel,
Öncelikle yazdığınız bilgilerin bir çoğunun doğru olduğunu ve bu bilgilerin kitabımda da mevcut olduğunu hatırlatmak isterim. O halde doğru olmayan nedir? Kolesterol masal mı? başlıklı yazıyı yazma ihtiyacı neden ve nasıl doğdu?

İstanbul’un boşaldığı bu sıcak yaz günlerinde kardiyoloji acil servise ve yoğun bakıma yatırılan kalp hastalarının vizitlerini yaparken, önemli bir yanlış dikkatimizi çekmeye başladı. Damar içi yağlı birikintilerin kalp krizi ve ölüme yol açmasını engelleyen statin grubu kolesterol ilaçlarını, çoğu hasta artık almadığını söylüyordu. Konunun uzmanı olan hekimler tarafından ısrarla alınması belirtilen bu ilaçların, medyada çıkan yazılar sonucu bırakılması bu tür üzücü olayların giderek artmasına yol açıyor. Önlenmesi mümkün olan koroner olayların artışı yüzünden yoğun bakımlarda yatak sıkıntısı çekilmesi de ayrı bir sorun.

Kardiyolog, nörolog ve iç hastalıkları uzmanları tarafından ısrarla reçete edilen bu ilaçları alan hastalar, medyaya yansıyan bu yazıları yorumlayacak bilgi ve deneyime sahip olmadıkları için bunalıma girmekte ve çoğu hastada bir süre sonra bu ilaçları terk etmektedir. Bir kısım hasta da bu yazıların etkisiyle çeşitli sitelere yazdıkları yorumlarda, ilaçları ve bunları reçete edenleri para için her türlü dolap çeviren yaratıklar olarak tanımlıyor. Bu süreç böyle devam ederse, çok kolay olan ilaçla korumanın bırakılması sonucu ani ölüm, kalp krizi, stent işlemleri ve koroner baypas ameliyatları artacağı için, bu durum hastalara ve ülkeye pahalıya mal olacaktır. Bundan kim kazanır sorusu ise yanlıştır.

Bu nedenle halkın güvenini sarsan bu tartışmaların bilimsel toplantı ve kongrelerde yapılması ve çelişkisiz doğruların özgür bilim kurulları tarafından özet olarak halka duyurulması çok daha yerinde olacaktır. Bu konuları tartışmak üzere konuyla ilgili farklı bilgi ve araştırmaları olan herkesi şimdiden Ulusal Kardiyoloji Kongresine davet ediyorum. Diğer bir yöntemde Türk Kardiyoloji Derneği’nin web sitesinde konunun uzmanlarıyla kişiye özel tartışma ve bilgi alış verişi olabilir.

Halka açık sayfa ve kanallarda bilimsel konuları tartışmak ise, bilimle ilgisi olmayanlar açısından bilek güreşi gibi algılanabileceği için sakıncalıdır ve bilimin ruhuna aykırıdır. Ayrıca halkın yanlış anlamasına ve infialine yol açmaktadır. Bunun en iyi örneği deprem konusudur. Artık vatandaşımız birbiriyle didişen bilim adamı görmek istemiyor. Kafası karışmadan doğruları öğrenmek istiyor.

Bilimsel değerlendirmenin temel ilkelerini topluma aktarmak ise tartışmaktan farklı bir durumdur ve çok yararlıdır. Keşke ‘Bilimsel değerlendirmenin temel ilkeleri’ okullarda kurbağa bacağı veya Missisipi nehrini öğretmek yerine ders olarak okutulsa… ne iyi olur. İnsanımız o zaman her çeşit bilgiyi daha doğru yorumlar ve yaşam tarzına yansıtır. Aşağıdaki paragraf bu konuda güzel bir örnektir:

Bilim kanıta dayalı olarak çalışır, gelişir ve tartışır. Ancak her kanıtın gücü aynı değildir. ‘Kanıtın gücü’ onlarca saat süren bir ders programı olup, bilimsel kanıtları güçlülük derecesine göre sıralar. Yukarı satırlarda anlattığım bilgiler uzman görüşü olup, bu sıralamada en alt noktada yer alır. En üst düzeyde ise çok merkezli, çift kör, randomize araştırmalar yer alır. Çift körden kastedilen, ne hastanın ne de araştırmayı yapanın gerçek veya yalancı ilacı bilmeden, araştırmanın tamamen körlemesine yapılmasıdır. Böylece psikolojik etkiler dengelenmiş olur. Birinci sınıf kanıtlardan oluşan aynı konudaki çok sayıda araştırmanın, aynı potada yeniden değerlendirildiği meta-analizler de aynı güce sahiptir. Bunları dikkate almadan ileri sürülen kanıt düzeyi düşük bilimsel yayınlar ise, konunun bilimsel hakemleri tarafından, bilimin sükuneti içinde gülümseme ile karşılanır.

Unutmadan düzeltelim. Kalp damar hastalıkları konusunda sizin de bahsetmiş olduğunuz, 50 yıla dayanan dünyanın en uzun ve itibarlı çalışması olan Framingham çalışmasından doğan ve insanların 10 yıllık kalp damar hastalıkları-ölüm riskini hesaplayan Framingham risk hesabı, bugün tüm dünyada kolesterol tedavisi için statin tedavisi alacak hastalara ve doktorlara yol göstermektedir.

Framingham risk puanınızı hesaplarken, kolesterol, HDL ve LDL kolesterol gibi risk faktörlerini bilmeniz gerektiğini hatırlatalım. İsterseniz, www.tkd.org sitesine girerek, inanmadığınız bu değerleri yazmak suretiyle kendi risk puanınızı hesaplar ve statin grubu kolesterol ilacına ihtiyacınız olup olmadığını öğrenebilirsiniz.

1
2
3
Paylaş

Katkı ve yorumlarınızı ekleyin

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.