Özgür dolaşan tavuklara açılan haçlı seferine hayır!

1
33

Son aylarda gerek bazı resmi yetkililer gerekse de tavuk şirketleri bazı bilim adamları ve gazetecileri de yedeklerine alarak, kuş gribi bahanesi ile köy tavukları üzerine bir haçlı seferi düzenlemeye başladılar. Şirketler milyonlarca dolarlık reklamlarla beyin yıkamaya başladılar. Pastörize yumurta! üreten şirketlerine aşırı teşvikler verilmeye başlandı. Bir taraftan milyonlarca kişinin gelir elinden alacaklar. Öte yandan da halk sağlığını korumak bahanesi ile halkın sağlığını bozacaklar. İşte buna isyan etmeliyiz!

Bültenimizin bu sayısında editörümüz Prof. Dr. Ahmet Aydın, Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi öğretim üyelerinden Prof. Dr. Tayfun ÖZKAYA ve Çiftçi Sendikaları Konfederasyonlaşma Platformu Sözcüsü Abdullah AYSU bu konu hakkındaki düşüncelerini açıklıyorlar.

Özgür dolaşan tavuklara açılan haçlı seferine hayır!

Taş devri diyetinin önemli tavsiyelerinden biri de özgür dolaşan tavukların et ve yumurtalarının yenmesidir. Geçen yıl bu konu ile ilgili olarak bültenimizde ‘Tavukların ruhsal dengesi bozuldu’ başlıklı ve Ahmet Örs tarafından kaleme alınmış bir yazı yayınlanmış ve konu önemli noktaları ile ortaya konmuştu. Son aylarda gerek bazı resmi yetkililer gerekse de tavuk şirketleri bazı bilim adamları ve gazetecileri de yedeklerine alarak, kuş gribi bahanesi ile köy tavukları üzerine bir haçlı seferi düzenlemeye başladılar. Şirketler milyonlarca dolarlık reklamlarla beyin yıkıyorlar. Bu yetmediği gibi Pastörize yumurta! üreten şirketlerine aşırı teşvikler verilmeye başlandı. Yakında köylerde horoz ötmeyecek, Denizli’nin horozları sadece türkülerde kalacak.

Çiftlik tavuklarının kötü olmasının nedenleri

Piyasanın ucuz mala olan talebini karşılayabilmek için tavukçuluk sektörü de son yıllarda üretim giderlerini büyük ölçüde düşürmeyi başardı. Lezzet açısından da piyasadaki tavukların, doğal ortamında rahatça hareket edip eşinerek normal süresinde büyüyen tavuklarla neredeyse bir ilgisi kalmadı. Sağlığımız tehdit altında. Tavuklar çok ucuz. Bu bakımdan iyi ama “Yoksul vatandaş aç mı kalsın?” zihniyeti ile yiyecek kalitesi çok düşmüş vaziyette.

İşkence düzeyinde, hayvanların çok dar ve sıkışık ortamlarda tutuluyor. Böylece hayvanlar hiç hareket edemiyorlar. Böylece işletmeci hem daha fazla bir alan kullanmamış oluyor hem de hareket edemeyen tavuklar daha fazla kilo alıyorlar.

1 kilo 700 gramlık bir doğal tavuk 20 haftada bu ağırlığa ulaşırken günümüzde bu süre 35 güne kadar inmiş durumda. Önlerindeki yürüyen bant üzerinden akıp giden yemi uyumadan, sürekli yemeleri ve hızla irileşmelerini sağlamak için, hayvanlar parlak spot ışıkları altında sürekli gündüz ortamında tutuluyor. Yani düpedüz hayvanlara eziyet ediliyor.

Tavuklarda hormon kullanılması yasak; firmalar da kullanmadıklarını söylüyorlar. Ama tavuklar çok kısa süre içinde çok hızlı büyüdükleri için kimse bunlara inanmıyor. Denetim kuruluşlarının da genellikle bir inandırıcılığı yok.

Sağlıksız ortamda yetiştirildikleri için hayvanlar sık sık hastalanıyor ve bu nedenle antibiyotikler veriliyor. Antibiyotik verilmesinde herhangi bir yasal engel yok. Bunların uzun vadede insan vücudundaki etkilerini bilemiyoruz. Ama bu etkilerin olumlu olmadığı muhakkak gibi.

Sıkışık bir hayat yaşayan bu hayvanların dışkıları da önemli bir çevre sağlığı konusu. Kullanılan antibiyotikler ile direnç kazanan mikroplar toprak yolu ile çevre sulara katılıyor.

Tavuk yemlerine öğütülerek protein olarak katılan malzemeler arasında yumurta çiftliklerinde kuluçkadan çıkan ve hemen öldürülen erkek civcivlerin, laboratuarlardaki deney farelerinin, köpek maması bile olamayacak sığır karkaslarının, fast food restoranlarında kullanılan yanmış kızartma yağlarının da bulunduğunu bildirilmekte. Zaman zaman tavukların balık unu ile beslendiğini de biliniyor. Bu durumu anlamak kolay çünkü tavuk balık kokuyor. O nedenle de çok tercih edilmiyor.

Tavukların lezzeti çok azalmış. Kağıt gibi. Üzerine çeşitli soslar konularak tatlandırılmaya çalışılıyor. Fakat bu sosların da çoğu sağlığa aykırı maddeler içeriyor.

Çiftlik tavuğunun sağlık üzerine olan olumsuz etkileri

Tavuklar gerekli vitamin ve mineralleri almadıkları için yiyenlerde bunların eksiklikleri olabilir. Sadece paket gıda yiyenlerde bu tehlike daha da büyüktür.

Eşelenen tavuklar solucan ve yeşil ot da yedikleri için omega-3 bakımından zengindirler. Yemlenen tavuklarda ise genellikle omega-6’lar baskındır. Omega-6/omega-3 oranının aşırı artması birçok müzmin hastalığa neden olur (omega yağ asitleri konusuna bakınız).

Tavuklara verilen toksin, hormon ve antibiyotiklerin etkileri belirsizdir. Ama zararlı olma olasılıkları çok yüksektir. Firmalar karşıtlarından bu iddiaları %100 ispatlamalarını istiyorlar. Ama hayvanları doğal ortamından uzaklaştıran onlar. Onlar suni şekilde yetiştirdikleri hayvanların güvenli olduğunu esas onlar kanıtlamak zorundalar.

Köy tavuğunu çiftlik tavuğundan nasıl ayırt edersiniz?

Çiftlik tavuğu çabuk pişer. Köy tavuğu ise saatlerce kaynadıktan sonra pişer.

Çözüm önerileri

Göçmen kuş konaklama alanları olan deltalar, göllerin çevresinde kanatlılardan arındırılmış bir şerit oluşturulmalıdır. Bu şeritlere yakın bölgelerde serbest gezinen tavuklar için belli süreler kapatılacakları kafes tel bölmeler yapılmalı ve köy tavukçuluğu yapanlar buna zorunlu tutulmalıdır. Kuş konaklama alanlarının çevresinde yapılmış olan konutlar derhal kaldırılmalıdır (Prof. Dr. Tayfun ÖZKAYA ve Abdullah Aysu’nun yazılarını okuyunuz).

Küçük üreticinin tavuk satışı engellenmemelidir. Fakat satılacak tavuklar veteriner gözetiminden geçmelidir.

Bu yapılamıyorsa tavukçuluk kooperatifleri aktif hale getirilmeli ve köylünün elindeki kesimlik tavukları bunlar toplayarak pazarlamalıdır. Bu arada üreticinin emeği de sömürülmemelidir.

Firmalar açık havada özgürce dolaşan ve eşelenen tavukları da yetiştirmelidir. Bu tavuklar daha pahalı olacaktır. Ama sağlığınız paradan daha kıymetlidir.

Aşağıda adı yazılan web sitesinde bu konu ile ilgili canlı bir sunum var. Sakın kaçırmayın!

http://www.themeatrix.com/intl/turkish/

Paylaş

1 Yorum

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here