Yerli cesur yürek: Prof. Dr. Alişan Yıldıran: Kızamık-Kızamıkçık-Kabakulak aşısı derhal askıya alınmalıdır

2
324

Ülkemizde gayribilimsel ve etik dışı bir anlayışla Amerika’dan birebir kopya edilmekte olan yüklü aşı programı ve bunun yine tıpkı ABD’de olduğu şekliyle halka birtakım hukuksuz yaptırımlar yoluyla zorla dayatılması, ebeveynlerin ‘aydınlatılmış rıza’ hakkının yok sayılması, bu etkinliği ve güvenliği garanti edilemeyen “koruyucu” tıp uygulamasının sonuçlarını bugün küçük çocuklarda epidemik boyuta oluşan alerji, gıda intoleransları, astım, diyabet ve diğer otoimmün hastalıkların yanısıra çığ gibi artan otizm vakaları olarak karşımıza çıkarıyor. Amerika’da bağımsız medyada, günlerdir meşhur CDC (Center for Disease Control and Prevention=Hastalıkları Kontrol ve Önleme Merkezi) tarafından çocukluk çağında mecburi olarak uygulanan MMR (KKK=Kızamık-Kızamıkçık-Kabakulak) aşısının, çocuklarda otizm görülme sıklığını kat kat arttırdığı yazılıyor. Ama ana akım media nedense bu haberi görmezlikten geliyor. Bültenimizin bu sayısını aşılar ve otizm arasındaki ilişkiyi irdeleyen dört yazıya ayırdık. İlk üç yazı Çocuk İmmünoloji-Allerji Uzmanı, Prof. Dr. Alişan Yıldıran’a ait. Dördüncü yazı ise editörümüz Prof. Dr. Ahmet Aydın’ın ‘Otizme Çözüm Var’İsimli kitabından alınmıştır.

BİRİNCİ YAZI

Çocuk İmmünoloji-Allerji Uzmanı, Prof. Dr. Alişan Yıldıran, Medimagazin adlı, sağlık çalışanlarına yönelik online dergide çıkan “Ülkemizde Zorla Aşı Yapılabilir mi?” adlı makaleye bıraktığı aşağıdaki yorumla, Türkiye’de aşılama ile ilgili yaygın ve aynı zamanda yanlış kanaatleri bilimsel referanslar ve sahada konunun uzmanı olarak edinilen tecrübe ışığında çürütüyor

Ülkemizde gayribilimsel ve etik dışı bir anlayışla Amerika’dan birebir kopya edilmekte olan yüklü aşı programı ve bunun yine tıpkı ABD’de olduğu şekliyle halka birtakım hukuksuz yaptırımlar yoluyla zorla dayatılması, ebeveynlerin ‘aydınlatılmış rıza’ hakkının yok sayılması, bu etkinliği ve güvenliği garanti edilemeyen “koruyucu” tıp uygulamasının sonuçlarını bugün küçük çocuklarda epidemik boyuta oluşan alerji, gıda intoleransları, astım, diyabet ve diğer otoimmün hastalıkların yanısıra çığ gibi artan otizm vakaları olarak karşımıza çıkarıyor. Sözü şimdi ehline bırakalım …

SAĞLIK TERÖRİZMİ (Prof. Dr. Alişan Yıldıran)

Aşılar immünoloji biliminin başlangıcı ve lokomotifidir, immün sistem hakkında pek çok bilgi aşı geliştirme çalışmaları ile elde edilmişdir (1).

Aşılar koruyucu tıbbın ikinci önemli enstrümanıdır, birincisi temizlikdir (1).

Houweling ve ark.’nın 2004’de aşılar ile ilgili en önemli dergi olan Vaccine’de yayınladıkları makalede, toplumsal aşılama ile ilgili belirledikleri 7 ilkeden birincisi ‘toplumsal sağlığı tehdit eden hastalıkların hedef alınması’dır (2).

Çocuk aşı takvimindeki aşıların çoğunun bu ilkeye uymadığı kanaatindeyim (mortalite ve morbidite %0.1’den fazla olmalı).

Yenidoğan ve süt çocuklarının (2 yaş altı) immün sistem özellikleri, aşılara ve çoklu aşı uygulamalarına verdikleri cevap ile ilgili bilgiler oldukça sınırlıdır (3, 4).

Aşılar konusunda en önemli uzmanlardan biri olan Dr. Siegrist mevcut aşıların antikor bağımlı ve kısa süreli koruma sağlayabileceğini, immün sistem ve sağlık üzerine uzun dönemdeki etkilerinin bilinmediğini belirtmektedir (5).

Aşılar immün sistemin, sapmış immün cevaplar oluşturmasına, otoimmün hastalıklar oluşturmasına yol açabilirler (6).

Sinir sistemi matürasyonunu ancak iki yaşında tamamlar (yürüme ve konuşma ancak bundan sonra mümkün olmaktadır), gelişimine daha sonra da devam eder. Bu bakımdan aşıların sinir sistemi üzerindeki muhtemel otoimmün etkileri göz ardı edilemez (7).

İnsan organizması ağırlığının yarısını oluşturan ve simbioz yapdığı bir mikrobik evren (mikrobiom) oluşturmaktadır ve aşıların bu evren ile ilişkisi hakkında bilgimiz yok gibidir (8, 9).

İngiltere, Fransa gibi bazı gelişmiş ülkelerde mecburi (mandatory, compulsory) aşılama yoktur (7).

Dört yıldır bu konuyu araştırıyorum, laboratuarımda ve polikliniğimde aşıya bağlı olduğunu düşündüğüm pek çok vaka ile karşılaşıyorum, maalesef bunu doğrudan gösterebilecek laboratuar tetkiki yoktur.

Ülkemizde aşı yan etkileri ile ilgili ABD’deki VAERS muadili bir sistem henüz yoktur.

[Medimagazin editörünün notu: Türkiye’de kağıt üzerinde de olsa var olduğunu bildiğimiz bir Aşı Sonrası İstenmeyen Etki (ASİE) Bildirim Sistemi mevcut. Ancak ortaya çıkan reaksiyonların (ölüm de dahil olmak üzere) nedense aşıyla hiçbir zaman bağlantılı olamayacağı inancıyla görev yapan sağlık görevlilerimizce ne derece aktif olarak kullanılıyor bilemiyoruz. Belki Sağlık Bakanlığı bu ailelerin de bildirimde bulunabileceği sistemi, hazırlayacakları kamu spotlarıyla veya Twitter’dan yürüttükleri aşı bilgilendirme çalışmalarında en azından bahsini ederek kamuoyuyla paylaşabilir ve tıpkı Amerika’da olduğu gibi online olarak herkesin erişebilmesi ve yan etki çeşitlerinin ve oranlarının takibini yapabilmesini sağlayabilir?]

Ülkemizde akraba evlilikleri ¼ oranında olduğu için immün yetmezlikler açısından çok geniş bir havuz oluşturmaktadır (10). Bu popülasyona çocuk aşı takvimi uygulaması konusunda ciddi endişelerim vardır. Bu temel bilgiler dikkate alındığında, kendini korumaktan aciz bir bebeğe, biyolojik ve hukuki olarak velisi-vasisi olan anne-babasının aydınlatılmış muvafakati alınmaksızın aşı yapılmasının ahlaki, vicdani ve tıbbi olmadığı aşikardır.

Muhterem Hakan Hakeri hocam konunun hukuki değerlendirmesini vukuf ile yapmıştır. Kendisine şükranlarımı sunarım.

‘Sağlık Bakanlığı’ ve ‘Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlıkları’nın bu yanlış uygulamadan vazgeçmeleri gerekmektedir.

 KAYNAKLAR 

1. Katkı Pediatri Dergisi, 2006.

2. Houweling H, Verweij M, Ruitenberg EJ. Criteria for inclusion of vaccinations in public programmes. Vaccine 2010, 28: 2924-2931.

3. Hodgins DC, Shewen PE. Vaccination of neonates: problem and issues. Vaccine 2012, 30: 1541-59.

4. Fisker AB, Ravn H, Rodrigues A, Ostergaard MD, Bale C, Benn CS, Aaby P. Co-administration of live measles and yellow fever vaccines and inactivated pentavalent vaccines is associated with increased mortality compared with measles and yellow fever vaccines only. An observational study from Guinea-Bissau. Vaccine 2014, 32(5): 598-605.

5. Siegrist CA. Vaccine immunology. In: Vaccines. 5th Ed. Philadelphia: Saunders. Eds. Plotkin SA, Orenstein WA, Offit PA. 2008, Pp. 18-36.

6. Shoenfeld Y, Agmon-Levin N. ‘ASIA’ – autoimmune/inflammatory syndrome induced by adjuvants. J Autoimmun 2011, 36: 4-8.

7. http://iospress.metapress.com/content/e78n0861qlv220x7/

8. Round JL, Mazmanian SK. The gut microbiota shapes intestinal immune responses during health and disease. Nat Rev Immunol 2009, 9: 313-23.

9. Ferreira RB, Antunes LC, Finlay BB. Should the human microbiome be considered when developing vaccines? PLoS Pathog. 2010 Nov 18;6(11):e1001190. 10. Keles S, Artac H, Kara R, Gokturk B, Ozen A, Reisli I. Transient hypogammaglobulinemia and unclassified hypogammaglobulinemia: ‘similarities and differences’. Pediatr Allergy Immunol 2010, 21(5): 843-51.

İKİNCİ YAZI

YERLİ CESURYÜREK PROF. DR. ALİŞAN YILDIRAN: KIZAMIK-KIZAMIKÇIK-KABAKULAK AŞILAMASI DERHAL ASKIYA ALINMALI!

http://ahmetrasimkucukusta.com/2014/08/30/misafir-yazar/asi-skandali/

Amerika’da bağımsız medyada, günlerdir meşhur CDC (Center for Disease Control and Prevention=Hastalıkları Kontrol ve Önleme Merkezi) tarafından çocukluk çağında mecburi olarak uygulanan MMR (KKK=Kızamık-Kızamıkçık-Kabakulak) aşısının, çocuklarda otizm görülme sıklığını kat kat arttırdığı yazılıyor (1).

Bağımsız medyada diyorum çünkü geçen yıl Taksim’den günlerce canlı yayın yapıp da, Ferguson’ daki Gezi benzeri olayları görmezden gelen meşhur CNN ve diğerleri bahsettiğim haberi de görmezden geliyor (2, 3).

İlginç (!) tevafuk; sağlık ile ilgili haberlerin cılkını çıkaran necip Türk matbuatında da bu konu ile ilgili bir satır yer almıyor (4).

Ancak, mağdurlar konudan elbette haberdarlar (5, 6).

Aşıların Snowden’ i diyebileceğimiz CDC’nin kıdemli bilim adamı Dr. Willian Thompson tarafından MMR aşısının çocuklarda otizm gelişmesi riskini arttırdığına dair verilerin gizlendiği ifşa edildi (3). Hâlbuki 2004 yılında Pediatrics’ te yayınladıkları çalışma (7) aşıların güvenli olduğuna dair en önemli referans olarak gösteriliyordu.

Hekim arkadaşlarımızın insan sağlığı için çalıştığından maalesef hiç şüphe etmedikleri CDC’nin, hala ilgili dokümanları Amerikan Kongresi’ne teslim etmemesi ise şayan-ı dikkattir (8).

Hemen ardından, CDC ’nin konuyla ilgili verilerini yeniden değerlendiren Dr. Hooker’ in çalışması da MMR aşısının otizm gelişme riskini arttırdığını gösterdi (9).

Beyninizdeki gri hücreler arası bağlantıların iyice açılması için bir dipnot daha vermek istiyorum; CDC’ nin o dönemdeki aşı bölümü patronu Dr. Julie Gerberding şu anda en büyük aşı üreticisi olan Merck’ te çalışıyor (10).

MMR aşısındaki kızamık virüsünün yol açabileceği risklere ve ülkemizde milli aşı üretilmesi için neler yapılması gerektiğine daha önce elimden geldiğince dikkat çekmiştim (11, 12).

Kanaatimce, Sağlık Bakanlığı derhal MMR aşısı uygulamasını askıya almalı, üyelerinin üçte biri ticari firmaların temsilcisi olan (13) ‘Aşı Bilim Kurulu’nu gözden geçirmeli, her biri bir immünolojik deney olan 46 dozluk çocukluk çağı aşı takvimini mecburi olmaktan çıkarmalı, İngiltere’deki gibi tavsiye niteliğinde uygulamaya geçmelidir.

MMR aşısı askıya alındığı takdirde oluşabilecek yegâne sorun; bütün anne adayları çocukken aşılandığı ve ‘tabii’ kızamık geçirmediği için dolaşımlarındaki kızamık antikorlarının çok düşük olması (14) ve bu sebeple, doğurdukları bebeklerin bir yaşına kadar kızamığı ağır geçirme risklerinin olmasıdır. Bu sorun A vitamini (15) ve gerekirse IVIG uygulanması ile aşılabilir.

Bu vesile ile, vücuda zerk edildikten sonra geri alınması imkansız olan, antidotu-panzehiri olmayan biyoaktif materyalin muhtemel zararları konusunda millet ve memleketimizin âli menfaatleri açısından herkesi uyanık olmaya davet ediyorum.

KAYNAKLAR

  1. http://www.globalresearch.ca/vaccines-u-s-centers-for-disease-control-manipulated-data-covered-up-higher-incidence-of-autism-in-african-american-boys/5396632
  2. http://www.globalresearch.ca/cnn-complicit-in-media-coverup-of-u-s-centers-for-disease-control-vaccine-fraud/5397592
  3. http://www.globalresearch.ca/vaccine-fraud-u-s-mainstream-media-censors-whistleblowers-explosive-story/5397607
  4. Arama motoruna ‘Hooker’ ‘aşı’ ‘CDC’ yazıp Türkçe sonuçları arayın.
  5. http://www.otizmdunyasi.com/index.php/cdcden-bir-asi-skandali-daha-mi/
  6. https://www.facebook.com/aymd.org
  7. http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/14754936
  8. http://www.globalresearch.ca/autism-links-to-vaccines-whistleblower-reveals-evidence-of-criminal-coverup-by-the-centers-for-disease-control-cdc/5397928
  9. http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/25114790
  10. http://en.wikipedia.org/wiki/Julie_Gerberding
  11. http://ahmetrasimkucukusta.com/2014/05/18/misafir-yazar/kizamik-virusu-bagisiklik-sistemini-nasil-etkiler/
  12. http://www.medimagazin.com.tr/ana-sayfa/guncel/tr-milli-asi-uretebilmek-icin-calismalar-basladi-1-1-60200.html (yorum kısmına bkz)
  13. http://www.asicalismagrubu.org/acg4.asp
  14. http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/?term=Waning+of+Maternal+Antibodies+Against+Measles%2C+Mumps%2C+Rubella%2C+and+Varicella+in+Communities+With+Contrasting+Vaccination+Coverage
  15. http://www.update-software.com/BCP/WileyPDF/EN/CD001479.pdf

 

ÜÇÜNCÜ YAZI

KIZAMIK VİRÜSÜ BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNİ NASIL ETKİLER? (Prof. Dr. Alişan Yıldıran )

Sabah gazetesinde yer alan “Kansere kızamık virüsüyle tedavi başlıklı” haber vesilesi ile, kızamık virüsünün immün sistem üzerinde modülatör etkisinden bahsedilmesi; konu ile ilgili moda tabirle “farkındalığın arttırılması” gerektiği kanaatindeyim.

Tümörü olup da kızamık geçiren kişilerde, tümörün gerilediği evvel eski bilinmektedir.

Aşı virüsü ile; bütün hücrelerde ve immün sistemin etkisinden kaçmak isteyen tümör hücrelerinde de ifade edilen özel reseptörlere bağlanarak onkolitik (tümörü bitirici) etki, belirgin yan etkisi olmaksızın elde edilebilir (1).

Kızamık virüsü (Measles virus- MV), üzerinde en çok çalışılmış, en iyi bilinen çok önemli bir virüstür (2).

Paramiksoviride ailesinden negative-sense RNA virüsüdür.

Bu RNA ile hemaglütinin (H), füzyon (F), matriks (M), nükleokapsid (N), fosfoprotein (P), büyük (large) polimeraz (L) ve P geninin kontrolünde C ve V proteinlerini ürettirir, yani altı gen ve sekiz proteinden oluşur.

C ve V proteinleri interferon sinyal sistemini etkiler (immünomodülatör etki).

H ve F proteinleri ile hücre üzerindeki üç tip reseptörü ile hücreye tutunur.

Bunlar CD46, CD150 (SLAM) ve nectin-4 (poliovirüs ilişkili reseptör-4)’dür.

CD46, membran kofaktör protein olup kompleman sisteminin hücreye zarar vermesini engeller ve bütün çekirdekli hücrelerde ifade edilir ve ayrıca regülatör T hücrelerini de arttırır.

CD150 (SLAM) ise lenfosit aktivasyonunun sinyal molekülü olup hücre içinde yine çok önemli bir aktive edici molekül olan SH2 ile bağlanır.

Hem vahşi virüs, hem de aşı virüsü CD150’ye bağlanır, Nöronlarda da ifade edilen CD46’ya ise sadece aşı virüsü bağlanır (2).

Referans olarak verdiğim son derece önemli makalede, bazı insanlarda virüsün tamamen temizlenemediği (viral klirens), persistan (inatçı) enfeksiyonlara yol açabildiği bu sebeple, nasıl meydana geldiği bilinmeyen bazı kronik hastalıklara (multipl skleroz, Chron hastalığı, otoskleroz, kronik aktif hepatit) de yol açabildiğinin postülatından (ispatsız olarak doğru olduğu kabul edilen) bahsedilmektedir (2).

Lupus, trombositopeni, akut demiyelinizan ensfalomiyelit, otizm gibi bazı hastalıklar ile de ilişkili olabileceği bilinmektedir (3).

Aşı suşunun anormal persistansının vahşi suşdan daha fazla olduğunu öğrenmek ise hakikaten ürkütücüdür (4).

Yukarda verdiğim bilgiler dikkate alındığında kızamık virüsünün neden bu kadar önemli olduğu ve üzerinde bu kadar çok çalışıldığı anlaşılmaktadır.

Ancak, şu sorular da gündeme gelmelidir:

1. Natürel kızamık enfeksiyonunun büyüyen ve mikrobiomunu oluşturan çocukta immün repertuarın gelişiminde ne yönde etkileri vardır?

2. Natürel kızamık geçirmeyen bir çocukta immün sistem ne yönde gelişecektir? Th1/Th2/Treg dengesi ne yönde etkilenecektir?

3. Nöronlarda CD150 ifade edilmediğine ve aşı suşu daha persistan olduğuna  göre, sinir sistemi için vahşi virüs mü, yoksa aşı suşu mu daha tehlikelidir?

4. Kızamık aşısı 1960’lardan beri yapılageldiğine göre o tarihten beri geometrik olarak artan multipl skleroz ve otizm gibi otoimmün hastalıklar ve kanserler ile ilişkisi olabilir mi?

5. Virüs mühendisliği bu kadar ilerlemiş iken, çocuklarına 46 doz aşı uygulayan fakat, bu aşıların tamamını gayri milli ticari firmalardan elde eden Türkiye bu konuda  (aşı muhtevası, aşı geliştirme, vaksinoloji, virüs mühendisliği) ne yapmayı düşünüyor?

KAYNAKLAR

  1. S. J. Russell, K. W. Peng. Measles Virus for Cancer Therapy. Current Topics in Microbiology and Immunology Volume 330, 2009, pp 213-241.
  2. Griffin DE, Lin WH, Pan CH. Measles virus, immune control, and persistence. FEMS Microbiol Rev. 2012 May;36(3):649-62.
  3. Rima BK, Duprex WP. Morbilliviruses and human disease. J Pathol. 2006 Jan;208(2):199-214.
  4. Miller C, Andrews N, Rush M, Munro H, Jin L, Miller E. The epidemiology of subacute sclerosing panencephalitis in England and Wales 1990-2002. Arch Dis Child. 2004 Dec;89(12):1145-8.
1
2
Paylaş

2 YORUMLAR

  1. 2. Yazınızdaki 9. kaynağın geri çekildiğinden haberiniz var mı, bilemiyorum. Ama duruma bakılırsa, bir Wakefield vakası daha cereyan etmektedir. Aşı olmayarak hastalanacak, SSPE olup hayatını kaybedecek çocukların varlığını da yazınızda belirtseydiniz keşke. Aşıların enfeksiyon hastalıklarına karşı bilimsel olarak kanıtlanmış en koruyucu yöntem olduğunun da altını çizmekte fayda var.

  2. Peki yan etkileri???  Bütün hastaneler dolu özel devlet hepsi gençler çocuklar hepsi hasta? Bu hastalıklar nerden çıktı? Madem doktorsunuz anlatın bize neden sağlıksız bi toplum olduk? 

Katkı ve yorumlarınızı ekleyin