Damardan verilen C Vitamini kanseri tedavi edebilir mi?

0
773

C vitamini kanser ilişkisini ortaya koyan çalışmalar

C vitamininin kanserden koruyucu ya da tedavi edici etkisi üzerine Yüzlerce hayvan, insan ve hücre kültürü çalışması yapılmış ve bu araştırmaların birçoğunda C vitamininin anti-kanser özelliklerinin altı çizilmiştir (6-8).

Yetmişli yılların başlarında Cameron ve iki Nobel ödüllü Pauling yüzlerce terminal dönemdeki kanserli hastaya günde 10 gram C vitaminini 10 gün süre ile damardan, ölünceye kadar da ağızdan vermişler. Bu hastaların yaşam sürelerini 1000 kadar C vitamini almayan fakat aynı ağırlıktaki kanser hastalarınkiyle kıyaslamışlar. Sonuçta C vitamini alan kanser hastalarının almayanlardan 150 ile 300 gün daha uzun yaşadığını tespit etmişler (9-11).

Heyecan uyandıran bu çalışmaya klasik tıp Dünyası hemen itiraz etti. Bilimsel bir çalışma çift-kör plasebo kontrollü olmalı idi. Bu çalışma bu özelliklere sahip değildi.

Yani kanser hastaları rastgele ikiye ayrılmalı, birinci gruba C vitamini içeren hap ya da ampul verilirken, ikinci gruba C vitamini ya da başka bir madde içermeyen yalancı ilaç (plasebo) verilmeliydi. Hastaların hiç biri plasebo mu yoksa C vitamini mi aldığını bilmemeliydi. Ancak bu şartlar yerine getirildikten sonra yapılan kıyaslama bilimsel olarak kabul edilebilirdi.

1979 yılında son dönem kanserli hastalar üzerinde yapılan çift kör plasebo kontrollü olan bir araştırmada ünlü Mayo Kliniğinde 60 hastasına C vitamini, 63 hastaya ise plasebo (yalancı ilaç) verdiler. Her iki gruptaki haslar da ortalama 6 hafta içinde öldüler.

5-6 yıl sonra aynı araştırmacılar benzer bir çalışmayı daha önce kemoterapi almamış 100 kalınbağırsak kanseri hastasında da tekrarladılar. Sonuç yine aynı idi; yani C vitamini yine etkisizdi ve hastalar yine kısa sürede kaybedildi (12,13).

Klasik tıp Dünyası için artık mesele kapanmıştı. Bilim Dünyasında paylaşılmamış iki Nobel kazanmış tek bilim adamı olan Linus Pauling ve onun arkadaşlarına belki uydurukçu demeseler de Pauling’in artık yaşlandığını ve bu işlerden elini ayağını çekmesi gerektiğini söylediler.

Bilimsel dergiler ve tıp kitaplarının önemli bir bölümünün tekelini elinde tutan “klasik tıp Dünyası”nın bu antipropogandası gerçekten de çok etkili oldu.

Ama Pauling taraftarları Mayo kliniğindeki çalışmaların Cameron ve Pauling’inkilerden farklı olduğunu bas bas bağırdılarsa da nedense fazla etkili olamadılar. Peki iki grubun çalışmaları arasındaki fark neredeydi?

C vitamininin damar ya da ağızdan alınmalarının etkisi birbirinden çok farklı mı?

Fark şuradaydı. Mayo kliniği çalışmalarında damardan C vitamini verilmemişti! Bilimselliğe toz kondurmayan Mayo kliniği doktorları nedense konunun bu kısmını hiç irdelememişlerdi.

C vitamininin kanser hücrelerini tahrip edebilmesi için kan seviyesinin 1000 µmol/L’nin üzerinde olması gerekir. Ancak bu seviyenin üzerinde kanser hücrelerine toksik serbest radikaller, askrobil radikalleri oluşabilir. Bu oksidatif hasar normal hücrelerin antioksidan sistemleri ile tamir edilebilirken, anaerobik metablizmaya sahip olamayan kanser hücresi bunu yapamaz (14-16).

Ağızdan alınan C vitamini bu yüksek seviyeleri sağlayabilir mi?

Günde 5-9 porsiyon taze sebze ve meyve yiyen kişi (genellikle 300mg C vitamini içerir) C vitamini kan seviyesini 70 ile 85 µmol/L civarına çıkarır (17, 18).

Günde 6 kez 3 gram C vitamini (toplam 18 gram) alan kişide bile bu değerler en fazla 220 µmol/L’ye ulaşabilir. Günde 20 gramın üzerindeki C vitamini, gaz çıkarma, karın ağrısı, ishal gibi mide-bağırsak yakınmalarını artırır.

Damardan verilen C vitamini ile kanser hücrelerinin ölmesini sağlayacak kan düzeylerine erişmek mümkün mü?

2004 yılında yayınlanan, C vitamininin farmakolojik etkileri ile ilgili yapılan bir araştırmada bu durum çok netleşmiştir.
Padayatty ve arkadaşları değişik miktarlardaki C vitamini damardan sağlıklı gönüllülere verdiklerinde (4 dakikada 1000 mg olacak şekilde) aşağıdaki kan seviyeleri elde etmişler (19).

Verilen miktar C vitamini kan seviyesi
3 gram5 gram

10 gram

50 gram

100 gram

1760µmol/L2870 µmol/L

5580 µmol/L

13 350 µmol/L

15 380 µmol/L

C vitamini kanser hücrelerini nasıl tahrip ediyor?

C vitamini (askorbik asit) kanda dehidroaskorbik asite dönüşür ve glükoz transport proteini ile hücre içine girer ve çıkar.

Dehidroaskorbik asit kanser hücresinin içine girdiğinde glütatyon aracılığı ile tekrar askorbik asite döner. Bu askorbik asit hücre dışına çıkamaz. Bu askorbik asit dehidroaskorbik asite dönüşür ve bu sırada bir oksijen radikali olan hidrojen peroksit açığa çıkar. Hidrojen peroksit kanser hücrelerini tahrip eder (20).

Casciari ve arkadaşları yaptıkları araştırmada vitamin C kan seviyesi 11,200 µmol/L iken hastaların %42.9’unda tümor hücresi apopitozu, %24.4’ünde ise tümör hücresi nekrozu saptamışlar. Vitamin C kan seviyesi 37,700 µmol/L’ye çıkınca bu oranların sırası ile %57.6 ile %33.1’e yükseldiği görülmüş (21).

C vitamininin kanser üzerine olan etkileri

C vitamini kollajen (bağ dokusu elemanı) sentezini artırır. Kanser hücrelerinin büyümesine ket vurur. Erken apoptoza (programlı hücre ölümü) ve nekroza (programsız –patolojik- hücre ölümü) yol açar (22).

Kanser hücreleri kollajenaz salgılarlar. Kollejenaz hücre ya da dokular arasındaki kollajeni (bağ dokusunun temel maddesi) eritir. Hücreleri saran bazal zar kollajenden yapılmıştır. Eger bazal zar parçalanırsa kanser hücreleri sağlam dokuları istila ederler (metastaz). C vitamini kollajen sentezini artırarak bazal zarı sağlamlaştırır ve mekanik olarak bütünlüğünü korur. Böylece kanser hücrelerinin istilası önlenmiş olur.

C vitamini enfeksiyon karşı savaşan hücrelerin sayısını ve alfa-interferon düzeyini artırır. Böylece kanser hücrelerinin ortadan kaldırılmasına yardımcı olur (23).

C vitamini antienflamatuvar etki (24) ve kemikte kalsiyum birikimini (25) sağlayarak ağrı eşiğini azaltır.

C vitamini enerjiyi artırarak kişinin kendini iyi hissetmesine sağlar (26).

Yüksek dozda C vitamini Porto Riko Üniversitesinde yaklaşık 30 yıldan beri kanserli hastalarda kullanılmış olmasına rağmen ve bariz bir komplikasyonla karşılaşılmamıştır (27).

1
2
3
Paylaş

Katkı ve yorumlarınızı ekleyin

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.